Muş’un Varto ilçesinde 16 köyü etkilemesi planlanan jeotermal enerji projelerine karşı Adana’da yaşayan Vartolular sokağa çıktı. Şakirpaşa’da düzenlenen yürüyüş ve basın açıklamasında, projelerin iptali çağrısı yapıldı.
Şakirpaşa’da yürüyüş, pazar yerinde açıklama
Varto Dernekler Federasyonu (VADEF) ve Adana Vartolular Derneği’nin çağrısıyla bir araya gelen yurttaşlar, saat 15.00’te Şakirpaşa Caddesi Milli Mensucat İlköğretim Okulu yanından yürüyüşe geçti.
Yürüyüş, Şakirpaşa Kapalı Semt Pazarı’nda sona erdi. Burada yapılan basın açıklamasına çok sayıda demokratik kitle örgütü temsilcisi, çevre aktivisti ve yurttaş katıldı.
Açıklamaya; VADEF adına Adana temsilcisi Habib Kılıç, Adana Vartolular Derneği Başkanı Niyazi Akmut katılırken, metni Vartolular Yönetim Kurulu Üyesi Bülent Kılıç okudu. Adana Ekoloji Platformu adına ise Yaşar Gökoğlu söz aldı.
“16 köy ve onlarca mezra etkilenecek”
Basın açıklamasında konuşan Bülent Kılıç, Muş Valiliği tarafından Kıgnis H2 Enerji AŞ’ye verilen izinle Varto’da, özellikle Çallıdere köyü ve çevresinde jeotermal sondaj çalışmalarının başlatılmak istendiğini belirtti.
Kılıç, söz konusu projenin 16 köy ve onlarca mezrayı doğrudan etkileyeceğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
- Yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının geri dönüşsüz biçimde kirlenebileceği
- Zaten su sorunu yaşayan köylerde tarım ve hayvancılığın bitebileceği
- Mera alanlarının ve tarım arazilerinin şirketlerin kontrolüne geçebileceği
Deprem riski ve çevresel kaygılar öne çıktı
Varto’nun aktif fay hatları üzerinde bulunduğuna dikkat çekilen açıklamada, jeotermal sondaj ve enjeksiyon faaliyetlerinin deprem riskini artırabileceği ifade edildi.
2023 depremlerinin yarattığı yıkım hatırlatılarak, “Bu riski göze alamayız” denildi.
Ayrıca ÇED sürecinin şeffaf yürütülmediği, halkın görüşlerinin dikkate alınmadığı ve gerekli raporlar tamamlanmadan ruhsat verildiği iddia edildi.
“Bu proje kamu yararı değil, rant projesidir”
Açıklamada, projelerin kamu yararı taşımadığı, şirket çıkarlarına hizmet ettiği savunuldu.
Kılıç, “Halkın rızası olmadan, köylünün ‘hayır’ dediği hiçbir proje kamu yararı taşıyamaz” diyerek tepki gösterdi.
Ekolojik dengenin bozulması halinde bölgede yeni bir göç dalgasının yaşanabileceği uyarısı da yapıldı.
Talepler sıralandı: “Tüm projeler iptal edilsin”
Basın açıklamasında Vartoluların talepleri şu şekilde sıralandı:
- Varto’daki tüm jeotermal enerji projeleri ve ÇED süreçleri derhal iptal edilsin
- Köyleri kapsayan maden ve enerji ruhsatları kaldırılarak alanlar koruma altına alınsın
- Mera, tarım alanları ve içme suyu kaynakları şirketlere devredilmesin
- Bilim insanlarının uyarıları dikkate alınsın
- Şeffaflıktan uzak idari kararlar geri çekilsin
Ekoloji Platformu: “Türkiye’nin enerji açığı yok”
Adana Ekoloji Platformu adına konuşan Yaşar Gökoğlu ise Türkiye’nin enerji ihtiyacı olmadığına dikkat çekti.
Gökoğlu, resmi verilere göre kurulu gücün yaklaşık yarısının kullanıldığını belirterek yeni santral projelerinin gereksiz olduğunu savundu.
Jeotermal santrallerin çevresel etkilerine de değinen Gökoğlu, özellikle hidrojen sülfür gazının ciddi sağlık riskleri oluşturduğunu ifade etti. Aydın ve çevresinde yaşanan kirlilik ve hastalık örneklerini hatırlatarak benzer sonuçların Varto’da da ortaya çıkabileceğini söyledi.
“Havama, suyuma, toprağıma dokunma”
Eylem boyunca sık sık
“Varto doğaldır, doğal kalacak”
ve
“Havama, suyuma, toprağıma dokunma”
sloganları atıldı.
Vartolular, doğalarını korumak için hukuki mücadele dahil tüm demokratik haklarını kullanacaklarını belirterek kamuoyuna çağrıda bulundu.