TBMM'ye sunulan "Barış ve Demokratik Toplum Süreci" kanun teklifine ilişkin açıklama yapan DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, süreci ülkenin ortak geleceği açısından önemli bir başlangıç olarak değerlendirdi. Fırat, "Barış, bir tarafın değil; herkesin nefes aldığı, insanı insana emanet eden ortak bir vicdandır" dedi.
"Ülkenin ortak geleceği adına önemli bir başlangıç"
Celal Fırat, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na sunulan "Barış ve Demokratik Toplum Süreci" kanun teklifinin olumlu sonuçlanacağına inandığını belirterek, düzenlemenin Türkiye'nin ortak geleceği adına önemli bir başlangıç niteliği taşıdığını ifade etti.
Bugün ülkenin geleceği için atılan her samimi adımın çocukların yarınları, halkların kardeşliği ve ortak yaşam umudu açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Fırat, toplumun yeni acılar yerine yeni umutlar büyütmesi gerektiğini söyledi.
"Bu topraklar artık umutla anılmalı"
Türkiye'nin uzun yıllardır acı, gözyaşı ve ayrışmaya tanıklık ettiğini belirten Fırat, geçmişte yaşanan çatışmalı süreçlerin en ağır yükünü annelerin ve çocukların taşıdığına dikkat çekti.
"Artık yeni acılar değil, yeni umutlar büyüsün istiyoruz" diyen Fırat, toplumsal barışın tüm kesimlerin ortak sorumluluğu olduğunu dile getirdi.
"Alevi öğretisi birlikte yaşamı esas alır"
Alevi inancının yüzyıllardır "Bir olalım, iri olalım, diri olalım" anlayışıyla birlikte yaşam kültürünü öğrettiğini belirten Fırat, bu sözün yalnızca bir öğüt değil, ortak yaşamın erdemini anlatan kadim bir çağrı olduğunu ifade etti.
Barışın hiçbir kesimin tek başına sahiplenebileceği bir kavram olmadığını kaydeden Fırat, şu değerlendirmede bulundu:
"Barış, bir tarafın değil; herkesin nefes aldığı, insanı insana emanet eden ortak bir vicdandır."
"Silahın değil, sözün kazandığı bir Türkiye mümkün"
Sürece yönelik her yapıcı adımı desteklediklerini belirten Fırat, konuşmanın kazandığı yerde silahların sustuğunu, vicdanın öne çıktığı yerde ise öfkenin anlamını yitirdiğini söyledi.
Türkiye'nin ihtiyacının birbirine benzeyen insanlar değil, birbirini anlayabilen insanlar olduğunu vurgulayan Fırat, barışın ancak karşılıklı anlayış ve diyalogla kalıcı hale gelebileceğini ifade etti.
"Barış ortak bir vicdandır"
Barış ve demokratik toplum sürecine katkı sunmak amacıyla hazırlanan ortak metne imza attığını hatırlatan Fırat, bunun yalnızca siyasi bir destek değil, halkların ortak geleceğine yönelik vicdani bir sorumluluğun ifadesi olduğunu belirtti.
Fırat, gerçek barışın herkesin kimliğini, inancını, dilini ve kültürünü özgürce yaşayabildiği bir ülkede mümkün olacağını kaydetti.
Toplumun tüm kesimlerine çağrı
Sürecin yalnızca siyaset kurumunun değil; aydınların, inanç önderlerinin, sivil toplum kuruluşlarının ve toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğu olduğunu ifade eden Fırat, barışın uzaktan izlenecek değil, birlikte inşa edilecek bir süreç olduğunun altını çizdi.
Açıklamasını toplumsal dayanışma çağrısıyla tamamlayan Fırat, şu ifadeleri kullandı:
"Bugün ayrışmayı değil, ortak geleceği büyütme zamanıdır. Kırgınlıkları çoğaltmanın değil, yaraları birlikte sarmanın zamanıdır. Çünkü barışın kazandığı yerde herkes kazanır. Barışın dışında kalan ise yalnızca kendini değil, bu ülkenin ortak geleceğini de kaybeder. Gelin; umudu büyütelim, kardeşliği çoğaltalım ve bu topraklara hak ettiği kalıcı barışı hep birlikte armağan edelim."