DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, barış sürecinin demokratik müzakereyle ilerlemesi gerektiğini vurguladı. KHK'lilerin ve barış akademisyenlerinin koşulsuz şekilde görevlerine iade edilmesini isteyen Bakırhan, "Barışın üzerindeki iltisak gölgesi kaldırılmalıdır" dedi.

DEM Parti'den KHK'liler İçin Koşulsuz İade Çağrısı

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin haftalık TBMM Grup Toplantısı'nda gündeme ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasına, 3 Ağustos 2014'te IŞİD'in Êzîdî halkına yönelik gerçekleştirdiği soykırımda yaşamını yitirenleri anarak başlayan Bakırhan, uluslararası topluma Ezidiler konusunda sorumluluk çağrısı yaptı.

Çocuk Koruma Kanunu Teklifi Bu Hafta Meclis Gündeminde: Muhalefetten "Anayasa'ya Aykırı" Tepkisi
Çocuk Koruma Kanunu Teklifi Bu Hafta Meclis Gündeminde: Muhalefetten "Anayasa'ya Aykırı" Tepkisi
İçeriği Görüntüle

"Dünya toplumu ve uluslararası kurumların Ezidilere bir borcu var" diyen Bakırhan, "Ezidilerin kendi topraklarında güven içerisinde, özgürce yaşayabilecekleri zemini hazırlamakla sorumludurlar. Ezidi toplumuyla dayanışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

"Kürt Sorununu Çözmeyen Türkiye Bölgede Barış Öneremez"

Ortadoğu'da yeni bir siyasal dönemin şekillendiğini belirten Bakırhan, Türkiye'nin bu süreçte üstleneceği rolün kendi iç barışını sağlamasına bağlı olduğunu söyledi.

"Kendi Kürt meselesini demokratik yollarla çözmeyen bir Türkiye, Ortadoğu'da kalıcı barış ve istikrar öneremez. Önce kendi Kürt meselesini demokratik yollarla ve müzakereyle çözmesi gerekiyor" diyen Bakırhan, çözümün siyaset ve diyalogdan geçtiğini ifade etti.

KHK'liler ve Barış Akademisyenleri İçin Açık Çağrı

Konuşmasının öne çıkan bölümünde Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile ihraç edilen kamu emekçileri ve barış akademisyenlerine değinen Bakırhan, şu ifadeleri kullandı:

"Aramızda bulunan barış akademisyenleri ve KHK'lilerin işlerine iade edilmesi amaçsız ve fakatsız sağlanmalıdır."

Barış mücadelesi yürütenlerin yıllardır ağır bedeller ödediğini belirten Bakırhan, "Bugün bir umut taşıyorsak onların emeği ve mücadelesi sayesindedir. Barışın üzerindeki şu iltisak, bu iltisak gölgesi artık kaldırılmalıdır" dedi.

KHK'lilerin ve barış savunucularının barışın tesis edilmesi halinde ilk olarak haklarına kavuşması gerektiğini söyleyen Bakırhan, "Ölümler dursun diye bedel ödeyenler, barışın sonuçlarından ilk faydalanması gerekenlerdir" diye konuştu.

"Bu Döngüyü Silah Değil, Siyaset ve Müzakere Kırar"

Türkiye'nin uzun yıllardır acılarla yüzleştiğini ifade eden Bakırhan, toplumun artık çatışmalardan yorulduğunu belirtti.

"Bu ülkede ateşin düşmediği bir toprak parçası kalmadı. Askerin de gerillanın da sivilin de tabutu bu topraklara iniyor" diyen Bakırhan, Nazım Hikmet'in "Bu cehennem, bu cennet bizim" sözünü anımsatarak her kaybın toplumun ortak acısı olduğunu söyledi.

Silahların değil siyasetin çözüm üreteceğini vurgulayan Bakırhan, "Bu döngüyü silah kırmaz. Bu döngüyü nefret kırmaz. Bu döngüyü yalnız siyaset ve müzakere kırar. Bu sebeple cehennemi zamanları gelin bitirelim, siyasete ve demokratik müzakereye güçlü bir şans verelim" ifadelerini kullandı.

"Çerçeve Yasa Ayrıcalık Değil, Demokratik Güvencedir"

Barış sürecine ilişkin yasal düzenleme tartışmalarına da değinen Bakırhan, hazırlanması önerilen çerçeve yasanın herhangi bir kesime ayrıcalık sağlamayı amaçlamadığını belirtti.

"Çerçeve yasa bir ayrıcalık yasası değildir. Tarihsel bir sorunun çözümü için geçiş sürecini demokratik hukuk güvencesine kavuşturma yasasıdır. Yüz yıldır yok sayılan Kürt meselesinin ilk defa müzakereye dayalı yasal çerçeveyle tanışmasıdır" diyen Bakırhan, konuşmasını Mehmet Uzun'un barışa ilişkin sözlerini hatırlatarak tamamladı:

"Barış sadece ölümsüz bir eser değildir. Barış, insan aklının yarattığı en erdemli iştir."

Muhabir: Güven BOĞA