Siyaset

CHP’li Gül Çiftci: Hedef artık sandığın kendisi

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci, Cumhuriyet Halk Partisi’ne yönelik yargı süreçlerine ilişkin yaptığı açıklamada, yaşananların tesadüf olmadığını belirterek, “Hedef artık sandığın kendisi haline geldi” dedi.

Abone Ol

Çiftci, sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede, Türkiye’de siyasetin yargı kararları üzerinden yeniden şekillendirilmek istendiğini savunarak, seçimle ortaya çıkan iradenin siyasal sonuç üretme kapasitesinin mahkeme kararlarıyla sınırlandırılmaya çalışıldığını ifade etti.

“Neden şimdi sorusunun yanıtı sandıkta”

Yaşanan sürecin zamanlamasına dikkat çeken Çiftci, asıl sorunun “neden şimdi” olduğunu vurguladı. Bu sorunun yanıtının yargı dosyalarında değil, 31 Mart yerel seçimlerinin ortaya koyduğu siyasal tabloda bulunduğunu belirten Çiftci, iktidarın seçimlerle birlikte ülke genelindeki siyasal üstünlüğünü kaybettiğini kaydetti.

İstanbul başta olmak üzere CHP’li belediyelerin ortaya koyduğu yerel yönetim pratiğinin toplumda yeni bir umut ve alternatif yarattığını söyleyen Çiftci, bu durumun iktidarın siyasal meşruiyetini zayıflattığını ifade etti.

“Yargı kuşatması bilinçli bir siyasal strateji”

Çiftci, bu tablonun ardından beş aşamalı bir yargı kuşatmasının devreye sokulduğunu ileri sürdü. İlk aşamada yerel yönetimlerin hedef alındığını, soruşturmalar ve tutuklamalarla belediyeler üzerinde baskı kurulduğunu belirtti. Amaçlarının, muhalefetin halkla kurduğu doğrudan temasın zayıflatılması olduğunu dile getirdi.

İkinci aşamada ise hedefin siyasal liderlik haline geldiğini belirten Çiftci, CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun, toplumda karşılık bulan bir iktidar alternatifi olduğu için hedefe yerleştirildiğini söyledi. Bu süreçte yargının, siyasal rekabetin alanı haline getirildiğini savundu.

Diploma davası vurgusu

Çiftci, İmamoğlu hakkında açılan diploma davasını, bu hattın en çarpıcı örneklerinden biri olarak gösterdi. Yıllar sonra açılan bu davanın hukuki bir ihtilaftan çok, siyasal sonuç üretmeyi hedeflediğini ifade ederek, seçilme yeterliliğinin tartışmaya açılmasının amaçlandığını dile getirdi.

“Seçilmiş parti yönetimleri baskı altına alındı”

Üçüncü aşamada kuşatmanın kurumsal boyuta taşındığını belirten Çiftci, CHP’nin kongre ve kurultay süreçlerinin yargı konusu haline getirildiğini, seçilmiş parti yönetimleri üzerinde mahkeme baskısı oluşturulduğunu kaydetti. Bu süreçle birlikte, Türkiye’nin birinci partisinin varlığının dahi tartışmaya açıldığını söyledi.

Dördüncü aşamada ise hedefin yasama organı olduğunu ifade eden Çiftci, Genel Başkan Özgür Özel ve milletvekillerine yönelik fezlekeler ve siyasi yasak tartışmalarının, Meclis’teki muhalefet alanını daraltmaya yönelik olduğunu savundu.

“Sandığın siyasal anlamı yeniden tanımlanmak isteniyor”

Beşinci ve son aşamada hedefin artık kişiler ya da kurumlar değil, sandığın kendisi olduğunu vurgulayan Çiftci, seçimle ortaya çıkan iradenin mahkeme kararlarıyla etkisizleştirilmek istendiğini söyledi.

“İktidar, sandıkta kaybettiği meşruiyeti yargı yoluyla telafi etmeye çalışıyor” diyen Çiftci, Türkiye’de siyasetin geleceğinin kritik bir eşikte olduğunu belirtti.

Açıklamasını, “Biz bu ülkenin geleceğinin mahkeme salonlarında kurulan senaryolarla belirlenmesini kabul etmiyoruz. Demokrasiyi, temsil hakkını ve halkın iradesini savunmaya devam edeceğiz” sözleriyle tamamladı.