“THY’YE SİYASİ KALKAN MI VAR?”
“UÇUŞ GÜVENLİĞİ SORUSUNA TEK KELİME YOK!”
CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış’ın, Türk Hava Yolları ve iştiraklerinde görev yapan uçucu personelden gelen ciddi iddialar üzerine Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’na yönelttiği 18 maddelik yazılı soru önergesine verilen yanıt tartışma yarattı.
Kış’ın; uçuş güvenliği, kronik yorgunluk, teknik arıza kayıtları, “Daily Check” kontrolleri, yakıt baskısı, eşit işe eşit ücret, vergi uygulamalarındaki farklılıklar, sendikal süreçler ve personel haklarına ilişkin somut sorularına Bakanlık yalnızca tek paragrafla cevap verdi.
Bakanlığın cevabında, Türk Hava Yolları’nın Türk Ticaret Kanunu ve SPK mevzuatına göre faaliyet gösteren bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu ve halka açık şirket olarak yükümlülüklerini yerine getirdiği ifadeleri yer aldı. Ancak 18 sorudan hiçbirine ayrı ayrı yanıt verilmedi.
UÇUŞ EMNİYETİNE DAİR TEK CÜMLE YOK
Önergede özellikle şu iddialar yer alıyordu:
- Uçucu ekiplerde kronik yorgunluk oluştuğu,
- Zorlu coğrafyalara sürekli aynı kaptanların planlandığı,
- Uçuş sonrası mesai dışında zorunlu raporlamaların dayatıldığı,
- “Daily Check” kontrollerinin 15 dakikada yüzeysel yapıldığı,
- Teknik arıza ve hatalı uçuş planlarının aksiyon alınmadan kapatıldığı,
- Fazladan yakıt alım istatistikleri üzerinden dolaylı baskı uygulandığı,
- Üniformaların iş sağlığı açısından yetersiz olduğu,
- Sağlık raporu alan personele maaş kesintisi uygulandığı,
- Vergi uygulamalarında şirket içinde farklı muamele bulunduğu,
- Sendikal süreçlerde şeffaflık sorunu yaşandığı iddiaları.
Bakanlık bu başlıkların hiçbirine “doğrudur” ya da “yanlıştır” demedi.
Kış: “Ben şirket yapısını değil, uçuş güvenliğini sordum”
CHP’li Gülcan Kış, verilen yanıtın Meclis denetim yetkisini fiilen yok saydığını belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Ben THY’nin ticari statüsünü sormadım. Uçuş güvenliğini sordum. Daily Check’lerin nasıl yapıldığını sordum. Kronik yorgunluk iddialarını sordum. Hatalı uçuş planlarının sümen altı edilip edilmediğini sordum. Personel üzerinde yakıt baskısı var mı diye sordum. 18 maddelik somut soruya tek paragraf genel geçer cevap verildi. Bu kabul edilemez.”
Kış, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na bağlı olduğunu hatırlatarak, uçuş emniyetinin “özel hukuk şirketi” gerekçesiyle denetim dışı bırakılamayacağını vurguladı.
“THY’YE SİYASİ KALKAN MI VAR?”
Kış, kamuoyunda uzun süredir tartışılan bir başka noktaya da dikkat çekti. Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Bolat ile Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın kardeş olduğunu hatırlatan Kış, şu soruyu yöneltti:
“Ulaştırma Bakanlığı, THY’ye yönelik denetim sorumluluğunu yerine getirmiyor mu? Uçuş güvenliği iddialarına neden tek kelime yanıt verilmiyor? THY yönetimi siyasi bir koruma kalkanı altında mı?”
Kış, kamu payı bulunan ve Türkiye’nin bayrak taşıyıcısı konumundaki bir şirketin Meclis denetimi dışında tutulamayacağını ifade etti.
“BU YANIT SORUMLULUKTAN KAÇIŞTIR”
CHP’li Kış açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“THY yalnızca bir ticari şirket değildir. Bu ülkenin bayrak taşıyıcısıdır. Yolcu güvenliği, uçuş emniyeti ve çalışan sağlığı kamu sorumluluğudur. Ulaştırma Bakanı Sayın Abdulkadir Uraloğlu, bu sorulara cevap vermek zorundadır. ‘Özel hukuk’ cümlesinin arkasına saklanarak uçuş güvenliği tartışmaları geçiştirilemez. Bu cevap bir yanıt değil, sorumluluktan kaçıştır.”
KONUNUN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ
Kış, konuyu yeniden TBMM gündemine taşıyacağını belirterek, uçuş güvenliğine ilişkin iddiaların kamuoyu önünde şeffaf biçimde açıklığa kavuşturulması gerektiğini söyledi.
“Uçuş güvenliği sorusuna tek kelime yoksa, burada ciddi bir problem vardır. Bu konunun üzerini örttürmeyeceğiz.”
