Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya Milletvekili Aliye Coşar, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda görüşülen Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı KHK’de Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerine yaptığı konuşmada, iktidarın kanun yapım anlayışını sert sözlerle eleştirdi.

Coşar, AKP’nin anayasaya aykırı düzenlemeleri bir “kanun yapım tekniği” haline getirdiğini belirterek, teklifin milli parkları korumaktan çok gelir getirici bir işletmeye dönüştürme amacını taşıdığını savundu.


“Anayasa’ya Aykırılık AKP’nin Kanun Yapım Tekniği Oldu”

Teklifin birçok maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğunu ifade eden Coşar, 14’üncü maddeye dikkat çekti. Düzenlemeyle, turizm izinlerine ilişkin yetkilerin Millî Emlak Genel Müdürlüğü’nden Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’ne devredildiğini belirten Coşar, bunun idari yapı içinde görevler ayrılığını zayıflatacağını söyledi.

Yetki devrinin denetim mekanizmalarını zayıflatacağını vurgulayan Coşar, bunun Anayasa’nın 2’nci maddesinde düzenlenen hukuk devleti ilkesine aykırı olduğunu dile getirdi.


“Milli Parklar Turizm Gelirine Endekslenemez”

Kanun teklifinin milli parkları koruma perspektifinden uzaklaştığını ifade eden Coşar, “Millî parklar rant ve gelir kapısı değil doğal mirastır. Bu mirasın yağmalanmasına kanunla kılıf hazırlayamazsınız” dedi.

AKP döneminde yalnızca insan hakları alanında değil, doğa üzerinde de baskının arttığını söyleyen Coşar, ormanların ve doğal alanların madencilik ve enerji projelerine açıldığını belirtti.


Antalya Örneği: “Doğa Talanı Hız Kesmiyor”

Coşar, konuşmasında Antalya’daki çevresel sorunlara da dikkat çekti.

  • Kaş Limanağzı’nda yeni yol projeleri,

  • Sit alanlarında yapılaşma baskısı,

  • Alara Çayı’nda HES projeleri,

  • Elmalı ve Korkuteli meralarında GES planlamaları,

  • Oymapınar’da yüzer GES projeleri,

  • Finike Gökliman’da Likya yolu güzergâhında mermer ve taş ocakları,

  • Gündoğmuş’ta taş ve mermer ocakları,

  • Kemer Göynük’te Beydağları Sahil Milli Parkı sınırları içindeki otel projesi,

  • Akbelen’de zeytinlik ve orman alanlarının maden sahası ilan edilmesi

gibi örneklerle doğa üzerindeki baskının arttığını söyledi.

Ayrıca “ÇED Gerekli Değildir” kararlarıyla projelere bürokratik zemin hazırlandığını ifade eden Coşar, bu kararların bilimsel temelden uzak olduğunu savundu.

“Adana’da selin bedelini çiftçi ödüyor”: Şevkin yeraltı barajlarını Meclis gündemine taşıdı
“Adana’da selin bedelini çiftçi ödüyor”: Şevkin yeraltı barajlarını Meclis gündemine taşıdı
İçeriği Görüntüle

“Kamu Yararı Değil, Yandaş Yararı”

İktidarın “kamu yararı” kavramını şirketler lehine esnettiğini belirten Coşar, şu ifadeleri kullandı:

“AKP’nin ‘kamu yararı’ dediği şey yandaşın yararıdır. Oysa kamu yararı; ormanın, suyun, toprağın korunmasıdır. Kamu yararı, köylünün üretmeye devam etmesidir. Kamu yararı, gelecek nesillerin temiz suya ve temiz havaya ulaşabilmesidir.”

CHP’li Aliye Coşar, doğayı değil rantı öncelediğini savunduğu kanun teklifine ret oyu vereceklerini belirterek konuşmasını tamamladı.

Muhabir: Haber Merkezi