Müzeyyen Şevkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülen “Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”ne sert tepki gösterdi. Şevkin, teklifin özellikle 21 ve 24’üncü maddelerinin hem kamu güvenliği hem de mühendislik meslekleri açısından ciddi riskler taşıdığını belirterek geri çekilmesi çağrısında bulundu.
“Jeoloji mühendisliği yok sayılıyor”
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda konuşan Şevkin, yapı güvenliğinin temelinde jeoloji biliminin yer aldığını vurguladı. Son yıllarda yaşanan depremler ve afetlerde zemin etütlerinin ihmal edilmesinin ağır sonuçlar doğurduğunu ifade eden Şevkin, mevcut düzenlemede jeoloji mühendislerinin sistematik biçimde dışlandığını söyledi.
Teklifte yer alan “zemin ve temel etüdü kuruluşu” tanımının eksik olduğunu belirten Şevkin, bu alanda faaliyet gösteren kuruluşların ilgili meslek odasına kayıtlı ve en az bir jeoloji mühendisi ortaklı olması gerektiğini dile getirdi.
“2 bin büro kapanabilir, 7 bin mühendis işsiz kalabilir”
Teklifin ekonomik sonuçlarına da dikkat çeken Şevkin, yalnızca zemin ve temel etüdü hizmeti veren mühendislerden yüzde 14 ila 28 arasında kesinti öngörülmesinin eşitsizlik yarattığını belirtti. Bu uygulamayı “modern bir öşür vergisi” olarak nitelendiren Şevkin, düzenlemenin sektörde ciddi daralmaya yol açacağını ifade etti.
Türkiye genelinde yaklaşık 2 bin jeoloji mühendisliği bürosunun kapanma riskiyle karşı karşıya olduğunu söyleyen Şevkin, 7 bine yakın mühendisin işsiz kalabileceği uyarısında bulundu.
“Bilimi yok saymak bedelini halka ödetir”
Şevkin, düzenlemenin sadece ekonomik değil, aynı zamanda mesleki tasfiye riski de taşıdığını belirterek, zemin laboratuvarlarına bilimsel gerçeklikten uzak yükümlülükler getirildiğini ifade etti.
Deprem gerçeğine dikkat çeken Şevkin, “Depremler kader değildir; bilimi yok saymak bir tercihtir. Yapı denetiminde jeoloji mühendisi olmaması kabul edilemez” dedi.
“Bilimsel ve şeffaf sistem kurulmalı”
CHP’li Şevkin, çözümün bilim temelli bir denetim sistemi olduğunu vurgulayarak, 4708 sayılı Yapı Denetimi Kanunu’nun ruhuna uygun, yerinde denetimi güçlendiren bir modelin hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.
Şevkin, teklifin meslek odaları ve bilim insanlarının görüşleri doğrultusunda yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirterek, aksi halde yaşanabilecek afetlerin sorumluluğunun Meclis’e ait olacağını söyledi.