Emek

Eğitim Sen Adana Şubesi Üniversite Emekçileriyle Buluştu: “Birlikte Daha Güçlü Olacağız”

Eğitim Sen Adana Şube Üniversite Emekçileriyle Buluştu: “Özeleştiri Veriyoruz, Daha Güçlü Bir Örgütlülüğü Birlikte İnşa Edeceğiz”

Abone Ol

"Sendika sadece aidat ödenen bir kurum değildir. Sendika, yan yana durabilme iradesidir. Haksızlık karşısında yalnız olmadığını hissetmektir. Aynı masada oturup ortak söz üretebilmektir. Biz Eğitim Sen olarak yalnızca ücret artışını savunan bir örgüt değiliz. Demokratik üniversiteyi, bilimsel özgürlüğü, eşitliği, liyakati ve emeğin onurunu savunan bir mücadele geleneğinin parçasıyız."

Eğitim Sen Adana Şubesi, Çukurova Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Üniversitesi ve Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'nde görev yapan üyeleriyle kapsamlı bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirdi. Şube Başkanı Cudi İmrek’in özeleştiri vurgusu yaptığı toplantıda, Eğitim Sen Yükseköğretim ve Eğitim Sekreteri Evrim Gülez, ÇÖDER Başkanı Prof. Dr. Sedat Türkmen, Prof. Dr. Ali Kocabaş, Prof. Dr. Adnan Gümüş, Doç. Dr. Ali İhsan Ökten, Aziz Büyüktaş ve eski Şube Başkanı Güven Boğa söz alarak üniversitelerde örgütlü mücadelenin güçlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.

Üniversite emekçilerinin sorunları masaya yatırıldı

Eğitim Sen Adana Şubesi tarafından düzenlenen toplantıda, Çukurova Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Üniversitesi ile Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'nde görev yapan eğitim ve bilim emekçileri bir araya geldi. Toplantının ana gündemini üniversitelerdeki örgütlenme çalışmaları, çalışanların yaşadığı ekonomik ve demokratik sorunlar ile sendikal mücadelede izlenecek yol haritası oluşturdu.

Toplantının açılış konuşmasını yapan Eğitim Sen Adana Şube Başkanı Cudi İmrek, sendikanın geçmiş dönemde yaşadığı eksikliklere ilişkin açık bir özeleştiri yaparak, çalışanların eleştiri ve önerilerini dinlemek amacıyla bir araya geldiklerini söyledi.

Cudi İmrek: “Eksiklerimizi inkâr etmiyoruz”

Konuşmasında sendikanın geçmişte her konuda yeterli olamadığını ifade eden İmrek, bazı üyelerin yaşadığı sorunlarda zamanında gerekli desteğin verilemediğini, üniversitelerde çalışan farklı kesimlere ulaşma konusunda da eksiklikler bulunduğunu dile getirdi.

İmrek, bu durumun inkâr edilmesi yerine kabul edilmesinin sendikayı daha güçlü hale getireceğini belirterek şunları söyledi:

“Özeleştiri vermek zayıflık değil, gelişmenin ilk adımıdır. Bugün burada sizlere konuşmaktan çok sizleri dinlemek istiyoruz. Geçmişte yaşanan kırgınlıkları ancak birbirimizi gerçekten dinleyerek aşabiliriz.”

Üniversitelerde artan hayat pahalılığı, ücretlerin erimesi, liyakat sorunu, demokratik işleyişin zayıflaması, keyfi görevlendirmeler ve mobbing uygulamalarının tüm çalışanların ortak sorunu olduğunu belirten İmrek, bireysel mücadelelerle bu sorunların çözülemeyeceğini, örgütlü mücadelenin zorunlu hale geldiğini ifade etti.

Evrim Gülez: “Güvencesiz akademisyen özgürce düşünemez”

Toplantıya katılan Eğitim Sen Yükseköğretim ve Eğitim Sekreteri Evrim Gülez ise konuşmasında son dönemde yaşanan siyasal gelişmelerin üniversitelere doğrudan yansıdığına dikkat çekti.

Gülez, üniversitelerde demokratik ve özerk yapının aşındırıldığını, güvencesiz çalışma biçimlerinin yaygınlaştırıldığını belirterek, özel sektör öğretmenleri, mülakat mağduru öğretmenler ve atanmayan öğretmenlerin Ankara'da sürdürdüğü eylemlere yönelik polis müdahalelerini de eleştirdi.

“Yükseköğretim alanında derinleşen güvencesizlik politikaları demokratik üniversite anlayışını zedeliyor” diyen Gülez, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Güvencesiz akademisyen özgürce düşünemez, özgürce araştırma yapamaz.”

Toplantıda çok sayıda akademisyen ve sendika temsilcisi söz aldı

Toplantıda daha sonra söz alan Çukurova Öğretim Elemanları Derneği Başkanı Prof. Dr. Sedat Türkmen, Prof. Dr. Ali Kocabaş, Prof. Dr. Adnan Gümüş, Doç. Dr. Ali İhsan Ökten, aynı zamanda üniversite temsilcilerinden ve Ehl-i Beyt İnanç Eğitim ve Kültür Vakfı Adana Şube Başkanı Aziz Büyüktaş ile eski Eğitim Sen Adana Şube Başkanı Güven Boğa, üniversitelerde örgütlü mücadelenin önemine vurgu yaptı.

Konuşmacılar, yükseköğretim alanında yaşanan sorunların ancak ortak mücadele ve güçlü sendikal dayanışma ile çözülebileceğini ifade ederek üniversite çalışanlarının birlik içinde hareket etmesinin önemini dile getirdi.

“Neoliberal politikalar eğitim alanını da dönüştürdü”

Toplantıda yapılan değerlendirmelerde, son yıllarda uygulanan neoliberal politikaların eğitim ve bilim alanını doğrudan etkilediği vurgulandı.

Katılımcılar, kamusal hizmet anlayışının geriletilmesiyle birlikte eğitim sisteminin piyasacı ve rekabetçi bir yapıya dönüştüğünü, bunun sonucunda ise eğitim ve bilim emekçilerinin farklı statülere bölünerek güvencesiz çalışma koşullarına sürüklendiğini ifade etti.

Özellikle genel idari hizmetler, teknik hizmetler ve yardımcı hizmetler sınıfında çalışan personelin düşük ücret, artan iş yükü, liyakatsiz atamalar ve yönetimsel keyfiyet nedeniyle ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğu belirtildi.

Üniversitelerde liyakat ve görevde yükselme sistemi eleştirildi

Toplantıda üzerinde durulan temel başlıklardan biri de atama ve görevde yükselme süreçleri oldu.

Katılımcılar, mülakat uygulamaları, kayırmacılık ve keyfi atamaların liyakat ilkesini zedelediğini belirterek şeffaf ve puana dayalı bir sistem oluşturulması gerektiğini savundu.

Özellikle teknik ve yardımcı hizmetler sınıfındaki çalışanların unvan değişikliği ve görevde yükselme imkanlarından mahrum bırakıldığı, teknik kadro verilmeden teknik iş yaptırıldığı ifade edildi.

Mobbing, angarya ve keyfi görevlendirmeler gündeme geldi

Toplantıda performans odaklı çalışma anlayışının kamu kurumlarında yaygınlaşmasıyla birlikte belirsiz görev tanımlarının arttığına dikkat çekildi.

Katılımcılar, “amirin verdiği diğer işler” anlayışının angarya çalışmayı kurumsallaştırdığını, mobbing uygulamalarını yaygınlaştırdığını ve özellikle 13/b-4 görevlendirmelerinin üniversitelerde sürgün mekanizmasına dönüştüğünü dile getirdi.

Ortak mücadele çağrısı yapıldı

Toplantının sonunda eğitim ve bilim emekçilerinin ortak talepleri de kamuoyuyla paylaşıldı.

Katılımcılar;

  • İnsan onuruna yaraşır ücret,
  • Taban maaşların yükseltilmesi,
  • Eşit işe eşit ücret,
  • 3600 ek göstergenin tüm çalışanları kapsaması,
  • Mülakatın kaldırılması,
  • Kadrolu ve güvenceli istihdamın esas alınması,
  • Düzenli görevde yükselme sınavları,
  • Mobbinge karşı yasal düzenleme yapılması,
  • Üniversiteler arası tayin ve becayiş hakkının tanınması,
  • Kreş, ulaşım ve lojman haklarının genişletilmesi,
  • Sendikal örgütlenme önündeki engellerin kaldırılması,
  • Grevli toplu sözleşme hakkının güvence altına alınması,
  • 696 sayılı KHK kapsamındaki statü farklılıklarının giderilmesi,
  • KHK'lerle ihraç edilen eğitim ve bilim emekçilerinin görevlerine iade edilmesi

gibi taleplerin hayata geçirilmesi gerektiğini dile getirdi.

Toplantı, üniversitelerde daha güçlü bir örgütlenme ve ortak mücadele hattının oluşturulmasına yönelik görüş alışverişiyle sona erdi.