Arel Üniversitesi'nden işten çıkarılan akademisyenler, düzenledikleri basın açıklamasında işten çıkarmaların sendikal örgütlenmeyi hedef aldığını ve kadın akademisyenlerin özellikle baskı altına alındığını belirterek, akademik özgürlük ve güvenceli çalışma için mücadeleyi sürdüreceklerini açıkladı. Basın açıklamasını Kadın İşçi'den gazeteci Rahime Kavrar okudu. Kavrar, Arel Üniversitesi'nde işten çıkarılan dokuz akademisyenden sekizinin kadın olduğuna dikkat çekerek, bunun tesadüf olmadığını ve kadın emeğini değersizleştiren bir anlayışın sonucu olduğunu söyledi. Açıklamada, kadın akademisyenlerin yerine daha düşük ücretlerle ve güvencesiz koşullarda çalıştırılacak genç kadın akademisyenlerin istihdam edilmek istendiği belirtilirken, işten çıkarmaların aynı zamanda sendikal örgütlenmeye yönelik bir müdahale olduğu ifade edildi. İşten çıkarılan akademisyenlerden Feryal Saygılıgil, konuşmasının önemli bölümünde üniversitelerde artan cinsel taciz vakalarına değindi. Öğrencilerin şikâyetleri üzerine bir erkek akademisyen hakkında yürütülen süreçte mağdurların yanında yer aldığı için baskıya maruz kaldığını anlatan Saygılıgil, Türkiye'de üniversitelerde cinsel taciz ve saldırı vakalarının giderek daha görünür hale geldiğini söyledi. Dönemin dekanının kendisine, "Her yerde böyle şeyler yaşanır" diyerek taciz iddialarını sıradanlaştırmaya çalıştığını aktaran Saygılıgil, buna rağmen sessiz kalmadığını ve sürecin takipçisi olduğunu ifade etti. Feminist akademisyen Sara Ahmed'in benzer nedenlerle üniversiteden ayrılmasını hatırlatan Saygılıgil, kendisinin ve öğrencilerinin de şikâyet sürecinde aylarca belirsizlik ve kaygı içinde bırakıldığını dile getirdi. "Üniversiteler şirket gibi yönetiliyor" Vakıf üniversitelerinde akademisyenlerin giderek şirket çalışanı gibi denetlendiğini belirten Saygılıgil, kart basma zorunluluğu, QR kodla ders takibi ve katı mesai uygulamalarının akademik özgürlüğü zedelediğini söyledi. Bu uygulamalara itiraz eden akademisyenlerin ise mobbing ve sözleşmelerinin yenilenmemesi tehdidiyle karşı karşıya kaldığını ifade etti. Üniversitelerin bilgi üreten, eleştirel düşüncenin geliştiği kamusal alanlar olması gerektiğini vurgulayan Saygılıgil, neoliberal eğitim politikalarının akademiyi piyasa mantığına teslim ettiğini belirterek sosyal bilimler ile temel bilimlerin tasfiye edilme riskiyle karşı karşıya olduğunu, akademik özerkliğin ise her geçen gün daha da zayıfladığını söyledi. "Mücadeleyi sürdüreceğiz" İşten çıkarılan akademisyenlerden Nur Tuğçe Biga ise yaklaşık 11 yıldır görev yaptığı Arel Üniversitesi'nde "norm kadro fazlası" gerekçesiyle iş akdinin feshedildiğini belirtti. Vakıf üniversitelerinde piyasa odaklı yönetim anlayışının akademisyenleri bir "maliyet kalemi" olarak gördüğünü ifade eden Biga, akademik özgürlüklerin ancak örgütlü mücadeleyle korunabileceğini söyledi. Mücadelesini Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası bünyesinde sürdüreceğini belirten Biga, demokratik, özerk ve kamusal üniversite talebinden vazgeçmeyeceklerini vurguladı. Açıklamada, kadın akademisyenler üzerindeki baskılara ve sendikal haklara yönelik müdahalelere karşı dayanışmanın büyütülmesi çağrısı yapıldı.