Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Ankara’da “Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planı”nı tanıttı.

Eylem Planını değerlendiren Emek Partisi Milletvekili Sevda Karaca, son yıllarda "ailenin güçlendirilmesi" adı altında boşanmaların zorlaştırılması, kadınların aileden bağımsız bir hayat kurabilmesi, eşit yurttaşlık hakkı temelinde haklardan yararlanabilmesinin koşullarının ortadan kaldırılmasının çokça tartışılan konular olduğuna dikkat çekti. Boşanmaların Önlenmesi Komisyonu raporuyla kadınların haklarına dönük saldırıların ilan edildiğini hatırlatan Karaca, "Boşanmaların Önlenmesi Komisyonundan bugüne kadın haklarına yönelik saldırıların vardığı nokta, bugün bu genelge ve eylem planı oldu" dedi.

İstanbul Sözleşmesi'nin feshedilmesi, şiddete karşı önlemlerin göstermelik hale gelmesi, kadınların bağımlı ilişkilere mahkum edilmesinin temeli olan ekonomik sorunların derinleşmesi ile hakların adım adım geriletildiğini söyleyen Karaca, bu tartışmaların arka planında giderek yaşlanan nüfusun bakım yükünü tümüyle kadına yükleme, devletin elini çektiği tüm alanlarda; eğitimde, sağlıkta, sosyal hizmet alanlarında boşluğu kadınların "itaatkar, sebatkar, fedakar" emeğiyle doldurma, ekonomik krizlerin yükünü emekçi halka yüklerken aile üyelerinin hayatta kalmasının yükünü de kadınların sırtına yükleme ihtiyacı olduğuna dikkat çekti.

Bakan'ın sözlerini değerlendiren Karaca, "Aile Bakanı'nın genç nüfusun korunmasına ilişkin sözleri, 'en az üç çocuk' zihniyetinin dipdiri olduğunu, muhafazakar ve sermayenin ihtiyaçları temelinde aile kurumunun gerici fikirlerle doldurulacağını söylüyor. Bakan, 'Kadın-erkeğin sevgi merhamet temelinde yuva kurması' ifadesiyle eşitlik temelinde bir ilişkiyi değil, içinde bol bol dini hamaset ve telkin olan 'ehlileştirilmiş', fıtrata dayalı bir ilişkiyi dayatacaklarını da ilan ediyorlar" dedi.

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan'dan Kobanî Davası Kararlarına Tepki DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan'dan Kobanî Davası Kararlarına Tepki

"Yoksul emekçi aileleri açlıkla baş başa bırakan ekonomi politikaların mimarları, kadınları bu zorlukların zorunlu yüklenicisi haline getiren politikaların sorumluları, boşanma oranlarının yükselişini, ailede ve toplumsal hayattaki şiddeti 'bireyselleşmenin yarattığı etkiler' diye kestirip atamaz" diyen Karaca, bugün, eşitlik temelinde kurulacak, şiddetsiz, refah içinde sosyal hizmet, sosyalleşme ihtiyaçları insani düzeyde karşılanmış aile ilişkilerinden söz edemeyenlerin karanlığa hapsettikleri kadınlardan "sus, katlan, hayatını feda et" diyerek sabır istediklerini ifade etti.

"Küresel ölçekte yürütülen dayatmalar" ifadesi adı altında kadınların özgürlük mücadelesinin kazanımlarının hedef alındığına dikkat çeken Karaca, dünya ölçeğinde hakların ayaklar altına alınması noktasında kara bir örnek olan Macaristan'ı örnek aldıklarını da Bakan'ın sakınmadan ifade ettiğine işaret etti.

Karaca "Daha önce Boşanmaların Önlenmesi Komisyonunun kararlarına, çocuk istismarını evlilikle meşrulaştırmak isteyen önergeye, medeni haklara saldıran yasal girişimlere nasıl karşı çıktıysak, bu genelgeye ve eylem planına o mücadeleden daha geniş, daha istikrarlı, daha çok kadını katan, daha birleşik bir biçimde karşı çıkmalı, mücadele etmeliyiz" diyerek mücadele çağrısında bulundu.

Editör: Haber Merkezi