Ankara'daki Barış Buluşması'nda konuşan Münir Korkmaz, KHK'lerle ihraç edilenlerin yaşadığı hak ihlallerini anlattı ve demokratikleşme sürecinin KHK mağduriyetlerinin giderilmesini de kapsaması gerektiğini söyledi.
Ankara’da düzenlenen Halkların İklim Zirvesi ve Barış Buluşması’nda konuşan KHK Platformları Sözcüsü Münir Korkmaz, Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile ihraç edilen kamu emekçilerinin yaşadığı hak ihlallerini gündeme taşıdı. Korkmaz, barış ve demokratikleşme tartışmalarının KHK mağduriyetleri giderilmeden eksik kalacağını belirterek, “KHK’lar iptal edilmeli, yeniden yargılanma hakkı tanınmalı. Biz af değil, adalet istiyoruz” dedi.
Ankara’da 18-19 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirilen Halkların İklim Zirvesi – Halklar, Savaş Karşıtı Mücadele Barış Buluşması, savaş, militarizm, ekolojik yıkım ve demokratikleşme başlıklarını farklı toplumsal kesimlerin tanıklıklarıyla ele aldı. Buluşmanın "Soykırım, Katliam, Pogrom, Zorunlu Göç Kıskacında Halklar: Adalet, Eşitlik ve Barış Arayışı" başlıklı oturumunda söz alan KHK Platformları Sözcüsü Münir Korkmaz, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından çıkarılan KHK’lerle yaşanan ihraçların ve devam eden hak ihlallerinin Türkiye’nin en önemli demokrasi sorunlarından biri olduğunu söyledi.
“KHK’lilere karşı düşman hukuku uygulanıyor”
Konuşmasına, KESK’in Ankara’da gerçekleştirmek istediği Adalet Nöbeti’ne yönelik polis müdahalesini hatırlatarak başlayan Korkmaz, Güvenpark’ta yapılması planlanan oturma eylemine izin verilmediğini, KESK Genel Merkezi önüne yönlendirilen grubun ise polis saldırısıyla karşılaştığını söyledi.
Yaklaşık 20 kişinin gözaltına alındığını, çok sayıda kişinin yaralandığını belirten Korkmaz, yaşananların KHK’lilere yönelik yaklaşımın bir göstergesi olduğunu ifade ederek, "Türkiye'de KHK’lilere karşı açık bir düşman hukuku uygulanıyor" dedi.
“162 bin ihraç, binlerce kişi hâlâ görevine dönemedi”
Korkmaz, 2016 yılında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler ile yaklaşık 162 bin kamu çalışanının ihraç edildiğini, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin tavsiyesiyle kurulan OHAL Komisyonu'nun ise hak arama sürecini yıllarca geciktirdiğini söyledi.
Beş yıl süren komisyon sürecinin ardından yaklaşık 21 bin kişinin komisyon kararıyla, 3 bin kişinin ise mahkeme kararıyla görevine döndüğünü aktaran Korkmaz, buna rağmen aradan geçen on yıla karşın binlerce kamu emekçisinin hâlâ işine iade edilmediğini dile getirdi.
KESK üyelerinin durumuna da değinen Korkmaz, yaklaşık 4 bin 500 KESK üyesinin ihraç edildiğini, bunların yaklaşık yarısının hâlen görevlerine dönemediğini söyledi.
“153 ayrı hak ihlali yaşandı”
KHK sürecinin yalnızca işten çıkarmalarla sınırlı olmadığını vurgulayan Korkmaz, ihraç edilenlerin çalışma, seyahat, sosyal güvenlik ve ekonomik hakları başta olmak üzere çok sayıda alanda sistematik hak ihlallerine maruz bırakıldığını ifade etti.
Korkmaz, KHK Platformlarının tespitlerine göre bugüne kadar 153 ayrı hak ihlali yaşandığını, çok sayıda kişinin özel sektörde de fişlenerek çalışamadığını, deprem kredisi gibi sosyal desteklerden dahi yararlandırılmadığını söyledi.
Sürecin ağır insani sonuçlar doğurduğunu belirten Korkmaz, yaklaşık 1300 kişinin yaşanan mağduriyetler nedeniyle hayatını kaybettiğini, 130 kişinin ise intihar ettiğini dile getirdi.
“Barış yalnızca silahların susması değildir”
Konuşmasının önemli bölümünü Türkiye'de yürütülen barış ve demokratikleşme tartışmalarına ayıran Korkmaz, kalıcı bir barışın ancak demokratikleşmeyle mümkün olacağını söyledi.
Barışın yalnızca silah bırakma süreci olarak değerlendirilemeyeceğini ifade eden Korkmaz, antidemokratik yasaların değiştirilmesi, özellikle Terörle Mücadele Kanunu'nun yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirterek, demokratik hakların güvence altına alınmasının KHK mağduriyetlerinin giderilmesiyle birlikte ele alınması gerektiğini savundu.
“Af değil, yeniden yargılanma ve adalet istiyoruz”
Toplumda KHK’lilere yönelik oluşturulan algının hak mücadelesini görünmez hale getirdiğini söyleyen Korkmaz, taleplerinin af olmadığını özellikle vurguladı.
"KHK’lar iptal edilmeli. Uydurma gerekçelerle cezalandırılan insanlar için yeniden yargılanma hakkı tanınmalı" diyen Korkmaz, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmasının anayasal bir zorunluluk olduğunu belirtti.
Konuşmasını, "Biz af talep etmiyoruz. İşlediğimiz bir suç yok. Talebimiz hukuk, adalet ve hak ihlallerinin sona ermesidir" sözleriyle tamamladı.