Basına yansıyan haberlere göre Hatay ilinin Kırıkhan, Samandağ, Defne ve Antakya ilçelerinin birçok mahallesi rezerv alan ilan edilerek bu durum mahalle sakinlerine tebligatlarla bildirilmeye başlanmıştır. Özellikle Defne ilçesinin Çekmece ve Antakya’nın Gazi mahallelerinde rezerv alan uygulamasının gizli yapıldığı, rezerv alan bölgesi ilan edilen mahallelerin haritalarının yerel halkla ve kamuoyuyla paylaşılmadığı ifade edilmiştir. Depremden sonra Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından orta, az hasarlı ve hasarsız olarak tespitleri yapılan konutları ve işyerleri rezerv alan kapsamına alınan halkın bu uygulamayı evlerine gelen ve ev ve işyerlerini tahliye etmelerini bildiren tebligatlarıyla öğrendikleri ifade edilmiştir. Yerel halkla yaptığımız görüşmede kimi hanelere Çevre, Şehircilik ve iklim Değişikliği Bakanlığı’ndan bir heyetin ziyarette bulunarak halkı rezerv alan uygulamasına ikna etmeye çalıştıkları ancak bu heyetlerin bakanlığınızın iştiraki olan Emlak Konut GYO temsilcileri olduklarının açığa çıktığı tarafımıza iletilmiştir. Söz konusu mahallelerde yerel halkın hemen hemen tamamının rezerv alan uygulamasına karşı oldukları, çeşitli protesto ve gösteri eylemleriyle bu uygulamaya tepki gösterdikleri görülmektedir.

Rezerv alan ilan edilen bölgelerde bağımsız bölüm başına düşecek maliyetin de belirsiz olduğu ifade edilmektedir. Söz konusu uygulamada bütün süreç bittikten sonra fiyatlandırma yapılacağı ifade edilmektedir. Sürmekte olan uygulamalar göz önüne alındığında fahiş fiyatların ortaya çıkacağı kaygısı yersiz değildir. Zira Antakya ilçesinde bulunan 600 Konutlar adlı sitenin inşasında tüm maliyetin hane başına bölünmesiyle ortaya çıkan her bir bağımsız alan maliyetinin 6 milyon 750 bin Türk lirası olduğu görülmüştür. Depremde yakınlarını yanı sıra varlıklarını, işlerini, geçim araçlarını kaybeden halkın böyle maliyetleri ödemesinin mümkün olmadığı açıktır. Üstelik bilgi aldığımız çeşitli uzmanlar bir bağımsız alan başına çok daha düşük maliyetlerle konut ve işyerleri yapılacağının mümkün olduğunu belirtmişlerdir.

Bu kapsamda;

1.         Gazi ve Çekmece mahallelerinde -daha önce örneklerde gördüğümüz gibi- söz konusu uygulamanın halkın katılımı ve rızası olmadan, dayatma şeklinde yapılmasının gerekçesi nedir?

2.         Daha önce bakanlığınızın yetki verdiği ve hasar tespiti ile güçlendirme konusunda yönlendirme yaptığı inşaat firmalarına yüklü miktarda paralar ödeyerek evlerini güçlendiren ya da evlerine hasarsız/az hasarlı raporu alan mahalle halkının evleri hangi gerekçeyle yıkılacaktır? Söz konusu maliyetlerin telafisi için devletin ev sahiplerine ödeme yapma planı var mıdır?

3.         Yine hasar tespit uygulamalarında karot örneği alım sonucunda binaların kolonlarına ciddi zararlar verildiği ve böylece evlerin/işyerlerinin hasar tespit durumunun değiştirildiği iddiası doğru mudur?

4.         Orta hasarlı ya da az hasarlı binaların tadilatı için yönlendirilen yapı denetim firmalarının faturalara maliyetleri düşük yansıttıkları el altından ise halktan fahiş fiyat talep ettikleri iddiası doğru mudur? Söz konusu iddia bakanlığınızca araştırılmış mıdır? Yapı denetim firmaları bakanlığınızca denetlenmekte midir?

5.         Rezerv alan uygulaması için hanelerin bakanlığınız temsilcileri tarafından ziyaret edilmesi gibi bir uygulamanız var mıdır? Emlak Konut GYO temsilcilerinin bakanlığınızın adını kullanarak böyle bir ziyaret gerçekleştirdikleri iddiası doğru mudur?

CHP'li Nermin Yıldırım Kara, Höyük Köyü Halkı Krom Ocağı Projesine Karşı Mücadele Ediyor CHP'li Nermin Yıldırım Kara, Höyük Köyü Halkı Krom Ocağı Projesine Karşı Mücadele Ediyor

6.         Kısa süre içerisinde evlerini boşaltmaları istenen mahalle halkının nerede hangi koşullarda barınacağına dair bakanlığınızca yapılan bir plan var mıdır? Bu uygulama anayasa ile güvence altına alınan barınma hakkının ihlali anlamına gelmiyor mudur?

7.         Rezerv alan uygulamasının olduğu yerleri belirten haritalar kimden ve niçin gizlenmektedir? Şeffaf yürütülmesi gereken süreç neden gizlilik içerisinde yürütülmektedir?

8.         Kamu yararı adına yapıldığı belirtilen rezerv alan uygulamasında, 600 Konutlar örneğinde olduğu gibi yüksek bir maliyetin ortaya çıkması kamu yararı mıdır?

9.         Yıkılmış olan binaların enkazı hâlâ kaldırılmamışken ve barınma sorunu, barınma krizine dönüşmüşken; Hatay ilinde hasarsız binaları yıkmak için neden bu kadar acele edilmektedir? Bakanlığınızca, yıkılacak binaların yerine yenilerinin ne zaman yapılacağına dair denetlenebilir şeffaf bir plan kamuoyu ile neden paylaşılmamaktadır?

Editör: Haber Merkezi