Çevre

Şahin: Scope 3’te Yeni Dönem "Tedarik Zincirinde Kaçış Alanı Kalmadı"

Abone Ol

Kent, Çevre ve İklim Değişikliği Uzmanı Oğuz Şahin, dünya ekonomisinde ve sürdürülebilirlik raporlamalarında yeni bir kırılma noktası olan "Scope 3" (Kapsam 3) emisyonlarına yönelik güncel düzenlemeleri gazetemize değerlendirdi. Şahin, "Şirketler için artık sadece kendi bacasından çıkan dumanı değil, ham maddenin topraktan çıkışından ürünün geri dönüşümüne kadar olan tüm süreci yönetme dönemi başlamıştır," dedi.
İklim kriziyle mücadelede küresel standartlar sertleşirken, şirketlerin karbon ayak izlerini raporlama süreçlerinde en karmaşık başlık olan Scope 3 emisyonları, 2026 yılı itibarıyla stratejik bir zorunluluk haline geldi. Konuyla ilgili önemli açıklamalarda bulunan Kent, Çevre ve İklim Değişikliği Uzmanı Oğuz Şahin, dolaylı emisyonların artık bir "tercih" değil, "finansal bir risk yönetimi" olduğunu vurguladı.

"Tahmin Dönemi Bitti, Gerçek Veri Dönemi Başladı"

Scope 3 emisyonlarının, bir şirketin değer zincirindeki (tedarikçiler, lojistik, kullanım ömrü sonu vb.) tüm dolaylı faaliyetleri kapsadığını belirten Oğuz Şahin, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Geçtiğimiz yıllarda Scope 3 raporlamaları büyük oranda tahminlere ve esnek metodolojilere dayanıyordu. Ancak 2026 yılı itibarıyla GHG Protokolü ve uluslararası raporlama standartlarındaki güncellemelerle bu 'rahat' alan kapandı. Artık şirketlerin, tedarik zincirindeki her bir halkadan şeffaf ve doğrulanabilir veri alması bekleniyor. Bu, özellikle ihracat odaklı çalışan Türk sanayicisi için kritik bir eşiktir."

Sınırda Karbon Düzenlemesi ve Yerel Yönetimlerin Rolü

Şahin, Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'nın (CBAM) 2026'daki yeni fazına dikkat çekerek, kentlerin ve yerel yönetimlerin bu sürece entegre olması gerektiğini savundu:
"Sadece sanayi tesislerinin değil, kentlerin de lojistik ağlarını ve enerji altyapılarını bu yeni döneme hazırlaması gerekiyor. Kent içi lojistiğin karbonsuzlaştırılması, doğrudan işletmelerin Scope 3 yükünü hafifletecektir. Yerel yönetimler, iklim eylem planlarını bu değer zinciri odaklı yaklaşımla güncellenmelidir."