Emek

Sosyal-İş’ten Toplum Gönüllüleri Vakfına Tepki: “Sendikal Örgütlenmeye Baskıyı Kabul Etmiyoruz”

Abone Ol

Sosyal-İş Sendikası, Toplum Gönüllüleri Vakfı’nda (TOG) sendikal örgütlenme sürecinde çalışanlara baskı yapıldığı ve sendika üyesi emekçilerin işten çıkarıldığı gerekçesiyle vakıf yönetimine sert tepki gösterdi. Sendika, toplu iş sözleşmesi görüşmeleri sürerken 7 çalışanın işten çıkarıldığını, bunlardan 6’sının sendika üyesi olduğunu açıkladı.

Sosyal-İş tarafından yapılan açıklamada, TOG çalışanlarının anayasal haklarını kullanarak sendika çatısı altında örgütlendiği belirtilirken, vakıf yönetiminin bu sürece karşı çıktığı ifade edildi. Açıklamada, sendika yönetiminin vakıf yöneticileriyle görüşme talebinde bulunduğu ancak ilk etapta “sendikal örgütlenmeye izin verilmeyeceği” yönünde bir e-posta ile karşılık verildiği kaydedildi.

Daha sonra görüşme zemininin oluştuğu belirtilen açıklamada, planlanan toplantıdan yalnızca bir gün önce 7 çalışanın işten çıkarıldığı vurgulandı. İşten çıkarılanlardan 6’sının Sosyal-İş üyesi olduğu belirtilirken, bazı çalışanların sendikal örgütlenmede aktif rol aldığı ve sendikanın STK komisyonunda görev yaptığı ifade edildi.

“Küçülme gerekçesiyle işten çıkarıldılar”

Açıklamaya göre işçiler, “genel değerlendirme” başlığı altında toplantıya çağrıldı ve aynı gün içinde “kurumsal küçülme” gerekçesiyle işten çıkarıldı. Sendika, sürecin “insan onuruna yakışmayan” biçimde yürütüldüğünü savundu.

Sosyal-İş, ayrıca bazı yöneticilerin çalışanları sendika üyeliğinden istifaya zorladığı ve istifa etmeyenlerin işten çıkarılacağı yönünde tehditlerde bulunduğuna ilişkin bilgiler aldıklarını da açıkladı.

“Hak temelli kurum kendi çalışanının hakkına tahammül göstermiyor”

Açıklamada, gençlik, dayanışma ve insan hakları alanında faaliyet yürüttüğünü belirten bir vakfın kendi çalışanlarının örgütlenme hakkına tahammül göstermemesinin ciddi bir çelişki olduğu vurgulandı.

Sendika, TOG’un geçmişte toplu sözleşme deneyimi yaşamış ve sendikal örgütlülüğü teşvik etmiş bir kurum olduğunu hatırlatarak, bugün yaşanan yaklaşım değişikliğini “şaşkınlık verici” olarak değerlendirdi.

“Sendikal hak anayasal güvencedir”

Sosyal-İş açıklamasında, sendikaya üye olmanın ve sendikal faaliyet yürütmenin anayasal güvence altında olduğu vurgulandı. Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler, Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu ile iş hukuku mevzuatına dikkat çekilen açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Hiçbir işveren çalışanları bu nedenle işten çıkaramaz, baskı altına alamaz ya da cezalandıramaz. Bu tür uygulamalar aynı zamanda Türk Ceza Kanunu kapsamında suç teşkil etmektedir.”

Çalışan anketi: “Güvencesizlik ve mobbing yaygın”

Toplu iş sözleşmesi hazırlıkları kapsamında TOG çalışanları arasında yapılan ankete de açıklamada yer verildi. Ankete göre:

  • Katılımcıların yüzde 83’ü istihdam güvencesizliği yaşadığını,
  • Yüzde 87’si iletişim ve şeffaflık eksikliği bulunduğunu,
  • Yüzde 61’i psikolojik güvenlik sorunu ve mobbingle karşılaştığını belirtti.

Ayrıca çalışanların yüzde 87’sinin mevcut yönetim kanalları üzerinden sorunlarını dile getiremediği ya da yaptırım korkusu yaşadığı ifade edildi.

Anket sonuçlarında çalışanların gerekçesiz işten çıkarmalar, uzmanlığın görmezden gelinmesi, şeffaf olmayan işe alım süreçleri ve kişisel ilişkilere dayalı yönetim anlayışı gibi sorunları dile getirdiği kaydedildi.

“İşe iade için hukuki süreç başlatılacak”

Sosyal-İş Sendikası, hukuksuz biçimde işten çıkarıldığını savunduğu üyelerinin işe iadesi için tüm yasal süreçlerin başlatılacağını duyurdu.

Sendika, TOG yönetimine şu çağrıları yaptı:

  • Sendikal haklara yönelik baskılara son verilmesi,
  • Çalışanların toplu iş sözleşmesi hakkına saygı gösterilmesi,
  • İşten çıkarılan işçilerin derhal işe iade edilmesi.

Açıklama, kamuoyuna “demokratik haklarını kullandıkları için işten çıkarılan emekçilerle dayanışma” çağrısıyla sona erdi.