Sendikamız Tez-Koop-İş’in örgütlü ve yetkili bulunduğu KKTC Büyükelçiliği ve Başkonsolosluklarında çalışan üyelerimize yönelik hak gaspları sürerken; KKTC Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan temelsiz açıklamalar mücadelemizin haklılığını bir kez daha ispatlar niteliktedir.

Değerli Arkadaşlar:

TMMOB'nin Unutulmaz Başkanı Teoman Öztürk Anıldı TMMOB'nin Unutulmaz Başkanı Teoman Öztürk Anıldı

Geçtiğimiz günlerde kamuoyunun bilgisine sunduğumuz üzere, KKTC Büyükelçiliği işvereni Mart ayından bu yana toplu iş sözleşmesi görüşmelerindeki uzlaşmaz tavrını sürdürmektedir. Toplu iş sözleşmesi masasına dahi oturmayan işveren, sürecin uzamasına, çalışanların ise hem maddi açıdan sıkıntıya düşmelerine hem de yıpranmalarına neden olmuştur. Geldiğimiz noktada, toplu iş sözleşmesi süreci boyunca sessizliğini koruyan, üyelerimizin hak ve çıkarları söz konusu olduğunda elini taşın altına koymayan KKTC Dışişleri Bakanlığı; mücadelemizi basın ve kamuoyu ile paylaştığımızda sessizliğini bozmuştur.

KKTC Dışişleri Bakanlığının açıklamasına göre; Büyükelçilik işverenliği hiçbir zaman sendikalaşmayı engelleyici bir tutum sergilememiştir. Soruyoruz:

Sendikamızın, yetkili olduğuna ilişkin belgenin tarafınıza iletilmesinin hemen ardından çalışanların ücretlerine tek taraflı olarak zam yapmanızın ardında sendikalaşmayı engelleme amacı yok mudur?

KKTC Dışişleri Bakanlığının açıklamasına göre; tek taraflı yapılan bu zam, çalışanların hayat pahalılığından kaynaklanan mağduriyetlerini gidermeye yöneliktir. Soruyoruz:

Çalışanlar, mağduriyetlerinin tek taraflı kararlar ile giderilebileceğini düşünseler idi sendika üyesi olurlar mıydı? Amacınız, mağduriyetin giderilmesi ise niçin toplu iş sözleşmesi masasında hiçbir muhatap göremedik?

KKTC Dışişleri Bakanlığının açıklamasına göre; üyelerimiz iş hukukuna ilişkin birçok konuda KKTC mevzuatına tabi şekilde ve Türk İş Kanunu’ndan çok daha ayrıcalıklı haklarla ve şartlarda çalıştırılmaktadır. Soruyoruz:

Türkiye Anayasası ve kanunlarında temel bir hak olarak tanınan toplu iş sözleşmesi kapsamında çalışma hakkı, KKTC mevzuatında da hüküm altına alınmıştır. KKTC mevzuatına göre “İşveren, çalışanların toplu iş sözleşmesi ve grev haklarını engellemeye çalışamaz”. İşverenliğinizin, üyelerimizi sendikadan istifaya zorlaması hangi ülkenin iç hukukuyla uyumludur?

Değerli Basın, Saygıdeğer Kamuoyu:

KKTC Büyükelçiliği ve Başkonsolosluklarında çalışan üyelerimiz, daha iyi yaşam koşulları için örgütlenmiş; toplu iş sözleşmeli bir çalışma yaşamı için sendikalaşmışlardır. KKTC Dışişleri Bakanlığı, üyelerimizin Türkiye’deki mevcut çalışma standartlarından daha iyi koşullarda çalıştıklarını ısrarla vurgulamaktadır. Bu tür bir yaklaşım, diğer işyerlerinden daha iyi şartlar sunan bir işyerinde sendikalaşmaya gerek olmadığına işaret etmektedir. Oysa bizler için sendikalaşma; çalışma yaşamının dünyadaki gelişmelere paralel olarak her geçen gün iyileştirilmesine, üyelerimizin yaşam standartlarının ise her geçen gün geliştirilmesine yönelik bir mücadele alanıdır.

İşte bu nedenlerle, üyelerimizin insan onuruna yakışır bir yaşam için gerekli ve emeklerinin gerçek karşılığı olan ücretleri almaları için,

Evrensel sendikal hak ve özgürlüklerin tam anlamıyla kullanılabildiği toplu iş sözleşmeli bir çalışma yaşamı için,

Bir ülkenin temsilcisi olma niteliği taşıyan KKTC Büyükelçiliği işvereninin siyasi, ekonomik, toplumsal ve kültürel hiçbir değer ile uyuşmayan tavır ve tutumlarına son vermek için mücadelemizi sürdüreceğiz.

İşverenlerin “Sendikaları en çok biz destekliyoruz” tarzı samimiyetsiz açıklamaları karşısında gerçek tutumlarını teşhir etmeye devam edeceğimizi bildiriyor; mücadelemizin, 03.07.2024 Çarşamba günü gerçekleştireceğimiz grev oylaması ile başka bir boyut kazanacağına inanıyoruz.

Editör: Haber Merkezi