Kadın

KESK Adana Kadın Meclisi’nden Fatma Nevin Vargün Söyleşisi

KESK Adana Kadın Meclisi’nden Fatma Nevin Vargün Söyleşisi: “Heval, Sen Daha Özgürleşmedin Mi?” ile Kadın Mücadelesinin Hafızasına Yolculuk

Abone Ol

KESK Adana Kadın Meclisi’nden “Heval, Sen Daha Özgürleşmedin Mi?” Söyleşisi: Kadın Mücadelesinin Hafızası Konuşuldu

KESK Adana Kadın Meclisi tarafından düzenlenen “Heval, Sen Daha Özgürleşmedin Mi?” başlıklı söyleşi ve imza etkinliği, yoğun katılımla gerçekleştirildi. 9 Mayıs 2026 Cumartesi günü Eğitim Sen Adana Şubesi Gülhan-Yılmaz Elmascan Toplantı Salonu’nda yapılan etkinlikte, kadın mücadelesinin yakın tarihi, Kürt kadın hareketinin örgütlenme deneyimleri, feminist mücadele ve siyasal hafıza üzerine kapsamlı değerlendirmeler yapıldı.

Yazar Fatma Nevin Vargün’ün konuşmacı olarak katıldığı etkinliğin moderatörlüğünü Betül Taşar üstlendi. Söyleşi boyunca kitabın ortaya çıkış süreci, Türkiye’de kadın hareketinin dönüşümü, Kürt kadın mücadelesinin deneyimleri ve politik yaşamın kadınlar üzerindeki etkileri tartışıldı.

“Kitap, kadın mücadelesinin içinden bir dönem tanıklığı sunuyor”

Etkinliğin moderatörü Betül Taşar, kitabın yalnızca kişisel bir yaşam anlatısı olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin siyasal ve toplumsal tarihine içeriden bir tanıklık sunduğunu ifade etti.

Taşar, “Heval, Sen Daha Özgürleşmedin mi?” kitabının, iki çocuk annesi feminist bir öğretmenin politik mücadele serüvenini anlattığını belirterek, eserin İlerici Kadınlar Derneği’nden başlayan örgütlü mücadelenin sendikal çalışmalara, siyasi partilere, Kürt kadın örgütlenmesine ve bağımsız kadın hareketine uzanan uzun bir yolculuğu aktardığını söyledi.

Kitabın aynı zamanda Türkiye siyasi tarihine gündelik hayatın içinden bakan güçlü bir dönem anlatısı olduğuna dikkat çeken Taşar, Fatma Nevin Vargün’ün yaşam öyküsünün Kars’ta başlayan çocukluk yıllarından Kürt kadın hareketi içindeki aktif mücadele sürecine kadar geniş bir tarihsel kesiti kapsadığını ifade etti.

Taşar, “Heval” kavramının özellikle kitabın ele aldığı dönemde yalnızca bir hitap biçimi olmadığını, ortak idealleri, fedakârlığı, dayanışmayı ve yatay ilişkileri temsil eden politik bir kimliği ifade ettiğini vurguladı.

Fatma Nevin Vargün: “Bu kitap kolektif emeğin ürünü”

Söyleşide konuşan Fatma Nevin Vargün ise kitabın yazım sürecinin kendisi açısından hem duygusal hem de politik bir yüzleşme olduğunu belirtti. İlk kitap deneyimini yaşarken çok sayıda dostunun katkısıyla güç kazandığını ifade eden Vargün, kitabın ortaya çıkmasında emeği geçen isimlere teşekkür etti.

Vargün, özellikle editörlük sürecinde katkı sunan İlknur Üstün, Aksu Bora, Alanur Cavlin ve Handan Çağlayan’ın kendisine büyük destek verdiğini belirterek, kitabın kolektif bir dayanışma ruhuyla şekillendiğini söyledi.

Kitabın ilk taslaklarını yazdığı dönemde yaşadığı kaygıları anlatan Vargün, kadın dayanışmasının üretim sürecindeki belirleyici rolüne dikkat çekti.

Kürt kadın hareketinin hafızası anlatıldı

Söyleşide kitabın içeriğine ilişkin kapsamlı değerlendirmeler de yapan Vargün, eserin yalnızca bireysel anılar toplamı olmadığını, aynı zamanda Kürt kadın hareketinin örgütlenme deneyimlerini kayıt altına alan tarihsel bir çalışma niteliği taşıdığını ifade etti.

Vargün, kitapta özellikle 1990’lı yıllarda Kürt kadınlarının yaşadığı baskıları, devlet şiddetini, gözaltıları, işkenceyi, Newroz süreçlerini, ilk kadın konferanslarını ve kadın örgütlenmelerinin kuruluş aşamalarını anlattığını söyledi.

Kadınların siyasal mücadele içinde görünürlük kazanmasının kolay olmadığını belirten Vargün, Kürt siyasetinde kadınların zaman zaman tasfiye süreçleriyle de karşı karşıya kaldığını ifade etti.

“Adlarını yazamadığım yüzlerce kadın arkadaşım var”

Konuşmasında birlikte mücadele ettiği kadınlara özel bir bölüm ayıran Vargün, kitapta isimlerine yer veremediği çok sayıda kadın arkadaşına karşı kendisini borçlu hissettiğini söyledi.

Türkiye’nin birçok kentinde kadın örgütlenmeleri içerisinde birlikte mücadele yürüttükleri kadınların belleğinde önemli bir yere sahip olduğunu belirten Vargün, bazı isimlerin güvenlik ve yaşam koşulları nedeniyle kitapta yer alamadığını ifade etti.

Kadın hareketinin kolektif bir mücadele alanı olduğunu vurgulayan Vargün, “Adlarını anamadığım ama Kürt kadın hareketine büyük emek veren yüzlerce kadın arkadaşım var” dedi.

Çocukluktan politik mücadeleye uzanan yaşam öyküsü

Kitapta Kars’ta geçen çocukluk yıllarından başlayarak 1970’li yılların siyasal atmosferi, 12 Eylül darbesinin yarattığı yıkım, kadın hareketinin gelişimi ve Kürt siyasal hareketinin dönüşüm süreçleri ayrıntılı biçimde ele alınıyor.

Vargün’ün anlatısında; ilk kadın konferansları, HADEP dönemi, Demokratik Özgür Kadın Hareketi’nin kuruluş süreci, kadın belediye başkanları çalışmaları, yerel yönetim projeleri, kadın kooperatifleri, barış mücadelesi ve Türkiye kadın hareketiyle kurulan ortak mücadele deneyimleri önemli başlıklar arasında yer alıyor.

Söyleşi boyunca katılımcılar da kadın mücadelesinin geçmişten bugüne taşıdığı deneyimler, feminist hareketin dönüşümü ve Kürt kadın hareketinin tarihsel rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından Fatma Nevin Vargün’ün kitaplarını imzalamasıyla sona erdi.