6 Yıllık Karanlık Dosyada Devlet Kademesine Uzanan Tutuklama Kararı
Türkiye’nin yıllardır yanıt bekleyen en önemli kadın kayıplarından biri olan Gülistan Doku soruşturmasında, kamuoyunu sarsan yeni bir gelişme yaşandı. Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, Gülistan Doku dosyasında yürütülen soruşturma kapsamında “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme”, “bilişim sistemindeki verileri bozma”, “kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme” ve “resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme” suçlamalarıyla tutuklandı.
Yıllardır “intihar” iddialarıyla kapatılmak istenen ancak aile, kadın örgütleri ve kamuoyunun baskısıyla gündemde kalan Gülistan Doku dosyasında, ilk kez devletin en üst yerel yöneticilerinden biri hakkında tutuklama kararı verilmesi, dosyanın seyrini değiştirebilecek tarihi bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Erzurum’da Gözaltına Alındı, Tutuklama Talebiyle Mahkemeye Sevk Edildi
Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Tuncay Sonel’in emniyetteki işlemleri tamamlandıktan sonra, sağlık kontrolü için Erzurum Şehir Hastanesi’ne götürüldüğü, ardından yoğun güvenlik önlemleri altında adliyeye sevk edildiği öğrenildi.
Savcılık sorgusunun ardından Sonel, “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” başta olmak üzere çeşitli suçlardan tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Hakimlik, dosyada yer alan deliller doğrultusunda Tuncay Sonel’in tutuklanmasına karar verdi.
Bu kararla birlikte Gülistan Doku dosyasında tutuklu sayısı da arttı.
Suçlamalar Ağır: Delil Karartma, Veri Silme, Resmi Belgeleri Gizleme
Mahkeme kararına göre Sonel hakkında şu suçlamalar yöneltildi:
- Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme
- Bilişim sistemindeki verileri bozma, yok etme, erişilmez kılma
- Kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek veya yaymak
- Resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme
Bu suçlamaların tamamının 5 Ocak 2020 tarihinde Tunceli Merkez’de işlendiği belirtilirken, soruşturma makamları Sonel’in Gülistan Doku’nun kaybolmasının ardından yürütülen süreçte delillerin karartılmasına iştirak ettiğine dair yeterli şüphe bulunduğunu ifade etti.
Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdiği yazıda da, Sonel hakkında “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçunu işlediğine ilişkin yeterli şüphe bulunduğu” kaydedilmişti.
Gülistan Doku 5 Ocak 2020’den Bu Yana Kayıp
Munzur Üniversitesi öğrencisi 21 yaşındaki Gülistan Doku, 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp. Ailesinin 6 Ocak 2020 tarihinde yaptığı başvuru üzerine başlatılan arama çalışmaları sonuçsuz kalmıştı.
Genç kadının kaybolmasının ardından olayın üzerinin örtüldüğü, delillerin karartıldığı ve resmi kayıtların değiştirildiği iddiaları uzun süre kamuoyunda tartışıldı. Kadın örgütleri, barolar ve insan hakları savunucuları dosyanın etkin soruşturulmadığını savunarak yıllardır adalet çağrısı yapıyordu.
Gülistan Doku’nun kaybolması, yalnızca bir kayıp vakası değil; Türkiye’de kadınlara yönelik şiddetin, cezasızlık kültürünün ve kamusal gücün delil karartma mekanizmasına dönüşmesinin sembollerinden biri haline gelmişti.
Dosyada 11 Kişi Daha Tutuklandı
Soruşturma kapsamında aralarında kamu görevlilerinin de bulunduğu çok sayıda kişi hakkında işlem yapıldı. Daha önce:
- Gülistan Doku’nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov
- Abakarov’un annesi Cemile Yücer
- Eski polis olan üvey babası Engin Yücer
- Eski polis Gökhan Ertok
- Dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir
- Tuncay Sonel’in koruma polisi Şükrü Eroğlu
- ve diğer bazı şüpheliler
tutuklanmıştı.
Soruşturmada özellikle telefon kayıtlarının silinmesi, hastane verilerinin yok edilmesi, güvenlik kamerası kayıtlarının kaybedilmesi ve resmi belgelerde usulsüzlük yapılması iddiaları dikkat çekiyor.
Tuncay Sonel’in tutuklanması, soruşturmanın yalnızca bireysel faillerle sınırlı olmadığını; kamusal yetkinin delil karartma amacıyla kullanıldığı iddialarının da ciddi biçimde araştırıldığını gösteriyor.
Kadın Örgütleri: “Bu Tutuklama Gecikmiş Ama Önemli Bir Adım”
Kadın örgütleri ve insan hakları savunucuları, Tuncay Sonel’in tutuklanmasının “gecikmiş ama önemli bir adım” olduğunu belirtiyor. Yıllardır Gülistan Doku için mücadele eden kadın hareketi, bu kararın yalnızca bir tutuklama değil, cezasızlık zırhının kırılması açısından tarihi bir gelişme olduğunu vurguluyor.
Çünkü Gülistan Doku dosyası, yalnızca kayıp bir üniversite öğrencisinin dosyası değil; aynı zamanda kadın cinayetlerinde devlet ihmali, delil karartma ve adaletsizlik tartışmalarının merkezindeki dosyalardan biri olarak görülüyor.
Gülistan Doku İçin Adalet Talebi Sürüyor
Tuncay Sonel’in tutuklanması, dosyada yeni bir dönemi başlatsa da Gülistan Doku hâlâ bulunamadı. Aile ve kadın örgütleri, soruşturmanın derinleştirilmesini ve Gülistan’ın akıbetinin açığa çıkarılmasını talep ediyor.
Yıllardır sorulan soru hâlâ yanıt bekliyor:
“Gülistan Doku’ya ne oldu?”
Bu soru yanıt bulana kadar, Gülistan Doku dosyası Türkiye’de kadınların adalet mücadelesinin en güçlü sembollerinden biri olmaya devam edecek.






