5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde Mersin Çevre Platformu Basın Açıklaması Düzenledi.

Basın açıklamasını Mersin Çevre ve Doğa Derneği Başkanı Sabahat Aslan okudu. İnsan Hakları Derneği ve Mersin Tabip Odası Başkanı Uzm. Dr. İzzet Çalış’ın da söz aldığı açıklamaya Mersin Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri ile bölgelerine taş ocağı kurulan mahalle muhtarları da katılım gösterdi.

Balıkçı Barınağı Yanı Saat Kulesi Önünde Gerçekleştirilen Basın Açıklamasında, "5 Haziran dünya çevre gününde; Atatürk parkına sahip çıkmak, yaşam alanlarımızda kurulumu planlanan taşocaklarına, geri dönüşüm plastik atık tesislerine, denizlerimizi kirletecek balık çiftliklerine, Akkuyu nükleer santraline karşı itirazlarımız için bugün alanlardayız" ifadesi kullanıldı.

Ekran Görüntüsü 2024 06 05 213146

Mersin Tabip Odası Başkanı Uz. Dr. İzzet Çalış; "Dünya her geçen gün daha büyük oranda ekolojik yıkıma uğramaktadır"

Dünya Çevre Günü dolayısıyla Mersin Tabip Odası Başkanı Uz. Dr İzzet Çalış'ın bügün okuduğu metin :

İklim değişikliği, hava kirliliği, biyolojik çeşitlilik kaybı ve bulaşıcı/bulaşıcı olmayan hastalıklar gibi sorunlar, kapitalist üretim ilişkileri ve neoliberal politikalar sonucu giderek derinleşmekte, dünya her geçen gün daha büyük oranda ekolojik yıkıma uğramaktadır.

Sağlıklı bir çevrede yaşam sürmek tüm canlıların en temel hakkıdır. Bu hakkın korunması ve sürdürülebilir bir gelecek için doğa, hayvan ve insan odaklı politikalara ihtiyaç vardır.

5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla bir kez daha hatırlatıyoruz; TTB ve Mersin Tabip Odası olarak doğanın talanına karşı çevre ve insan sağlığı mücadelemizi sürdüreceğiz.

Ekran Görüntüsü 2024 06 05 213209

İnsan Hakları Derneği Mersin Şube Yönetim Kurulu Üyesi; Bedia Çaka; "Zehir değil, oksijen solumak istiyoruz!"

Çaka sözlerine şu şekilde devam etti;

Mersin, komşu kentimiz Adana ile beraber yıllarca Avrupa'dan ve Türkiye’nin birçok yerinden getirilen plastik atıkların depolandığı ve bertaraf edildiği -sözde- geri dönüşüm tesisleri ile dolduruldu. Ve güzel kentlerimiz bugün artık bu coğrafyanın çöplüğü haline getirildi.

Üstelik birçok göçmen veya yoksul çocuklar bu tesislerde güvencesiz bir şekilde çalıştırılarak ağır hak ihlallerine maruz kalıyor. Çocuklar 14 saati bulan çalışma zamanında plastik çöplerin tasnifi, parçalanması ve eritilmesi süreçlerinde zehirli havaya doğrudan maruz kalıyorlar;

Gerekli sağlık ekipmanları olmadan!

Gerekli önlemler alınmadan!

İlerleyen yaşlarda, telafisi imkansız zararlar göreceğini bilmeden…

Mersin’de; Yalınayak Mahallesi, Şevket Sümer Mahallesi, Emek Mahallesi ve çevresindeki mahalleler başta olmak üzere birçok mahallemizdeki plastik atık tesisleri çevreye yıllardır hastalık ve ölüm yayıyor. Bu saydığımız mahallelerdeki astım, koah ve kanser vakıaları her gün artarak devam ediyor. Halk geceleri kirli hava gazından uyuyamayacak noktaya geliyor. Mahalle sakinleri tesislerin aktif olarak çalıştığı zamanlarda dışarı dahi çıkamadığını belirtiyor.

Whatsapp Görsel 2024 06 05 Saat 21.39.40 6A9891C4

Çevre ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı’na çağrıda bulunuyoruz;

Plastik atık tesislerinin bulunduğu lokal bölgelerde derhal hava sahası taraması yapılmalıdır.

Aynı bölgelerde sağlık taraması yapılarak solunum yolları ve kanser vakıalarına ilişkin karşılaştırmalı veri analizlerinin yapılarak hava kirliliğinin bölgelerdeki halk sağlığına etkisi araştırılmalıdır.

Geri dönüşümü mümkün olmayan plastik atıklar bazı bölgelerde toprağa gömülüyor. Toprağa gömülen çöpler yer altı su kaynaklarına ve yer altı minerallerine karışarak bugün yediğimiz tüm besinlerin içerisinde soframıza geliyor.

Büyükşehir’den iki gün boyunca çevre farkındalık etkinlikleri… Büyükşehir’den iki gün boyunca çevre farkındalık etkinlikleri…

Tüm bu atıklar bir taraftan lokal bazı mahalleleri etkilerken bir taraftan da kenti zaman içerisinde zehirli bir kafese dönüştürüyor. Öyle ki kirli hava sahasının Kenti sarması Mersin’deki yağış düzenini bile etkiliyor.

Plastik atıkların geri dönüşümü sırasında yaydığı zehirli gazlar başta kanser, kronik akciğer hastalıkları ve solunum hastalıkları, üreme ve doğurganlık sorunları, doğan bebekte genetik sorunlar, kronik alerji, sinir sisteminde hasar olmak üzere bir çok hastalık konusunda ağır tehlike yaratıyor.

Yalınayak, Şevket Sümer, Emek mahallesi ve civarındaki halkın ağır sağlık sorunlarına sebep olacak bir hava sahasına maruz bırakılması kitlesel bir sağlık hakkı ihlalidir, yaşam hakkı ihlaline de davetiyedir.

Bir kez daha dile getiriyoruz; Zehir solumak istemiyoruz, Hastalık solumak istemiyoruz, Ölüm solumak istemiyoruz

Buradan tüm yetkilileri uluslararası ve ulusal mevzuat yükümlülüklerini yerine getirmeye çağırıyoruz;

1.           Plastik atık tesisleri derhal yaşam alanlarından kaldırılmasını, bu ve benzeri tesislerin yaşam alanları içerisine bir daha alınmaması için mevzuat güvencesi getirilmesini talep ediyoruz.

2.           Yurt dışından plastik atık ithaline derhal son verilmesini ya da bu plastik atıkların ülkeye girişine izin veren kamu görevlileri ve bürokratların evinin önünde depolanıp geri dönüşümü sağlanmasını, plastik atıkların zararlarının, rızası olmayan halka ödetilmemesini talep ediyoruz. 

3.           Plastik atık tesislerinde çalışan kişilerin emek, mesai ve özlük hakları ile ilgili özel önlemler alınmasını, çocuk işçiliği ile mücadele edilmesini, yasal çerçevede çalışacak işçiler için gerekli sağlık ve iş güvenliği önlemleri alınması için gerekli denetimler yapılmasını talep ediyoruz.

4.           Uzun vadede plastik atık tüketimini azaltacak ve sonlandıracak yasal ve toplumsal önlemler alınmalıdır.

5.           Plastik atıklardan zarar gören, sağlık hakkı ihlaline maruz kalan kişiler ivedi ve ücretsiz bir şekilde tedavileri sağlanmalıdır.

Editör: Haber Merkezi