Türk Kanser Derneği Sağlık Direktörü Ezgi Polat, kolon kanserinde erken tanının hayati önemine dikkat çekerek, özellikle 50 yaş ve üzerindeki bireylerin herhangi bir belirtiyi beklemeden tarama programlarına katılması gerektiğini vurguladı.

Polat, “Kanserle mücadelede en güçlü araç tedavi değil, zamanında harekete geçmektir. Çünkü bazı kanser türleri sessiz ilerler. Kişi hiçbir belirti hissetmezken risk büyümeye devam edebilir. Kolon kanseri bu açıdan özel bir dikkat gerektirir” dedi.

Sessiz İlerleyen Bir Tehdit

Kolon kanserinin çoğu zaman aniden ortaya çıkmadığını belirten Polat, hastalığın yıllar içinde geliştiğini ifade etti. “Bağırsakta oluşan küçük polipler, kontrol edilmediği takdirde zamanla kansere dönüşebilir. Oysa düzenli taramalar sayesinde bu süreç henüz başlangıç aşamasındayken durdurulabilir” diye konuştu.

Erken evrede kolon kanserinin çoğunlukla belirti vermediğine dikkat çeken Polat, “Dışkıda kan, uzun süren kabızlık ya da ishal atakları, açıklanamayan kilo kaybı, demir eksikliği anemisi ve geçmeyen karın ağrısı gibi belirtiler ortaya çıktığında hastalık ilerlemiş olabilir. Bu nedenle belirtileri beklemek doğru bir yaklaşım değildir” uyarısında bulundu.

Risk 50 Yaş Sonrası Belirgin Şekilde Artıyor

Özellikle 50 yaş ve üzerindeki bireylerde düzenli taramanın hayati önem taşıdığını vurgulayan Polat, ailesinde kolon kanseri öyküsü bulunan kişilerde riskin daha erken yaşlarda başlayabileceğini belirtti. Modern yaşam alışkanlıklarının da riski artırdığına işaret eden Polat, kolon kanseri riskini artıran başlıca faktörleri şöyle sıraladı:

Zihinsel Dayanıklılık: Victoria Azarenka ‘nın Biyometrik Devrimi
Zihinsel Dayanıklılık: Victoria Azarenka ‘nın Biyometrik Devrimi
İçeriği Görüntüle

50 yaş ve üzeri olmak Birinci derece akrabada kolon kanseri öyküsü bulunması Hareketsiz yaşam Liften fakir, işlenmiş ve kırmızı et ağırlıklı beslenme Obezite Tütün ürünleri ve düzenli alkol kullanımı

“Bu faktörler bir araya geldiğinde risk daha da artmaktadır” diyen Polat, korunmanın mümkün olduğunun altını çizdi.

Kolonoskopi Hayat Kurtarıyor

Kolonoskopinin, kolon kanseri taramasında altın standart kabul edilen bir yöntem olduğunu belirten Polat, “Kısa sürede tamamlanan bu işlem sırasında saptanan poliplerin çıkarılması, kanser gelişimini büyük ölçüde engelleyebilmektedir. Erken evrede yakalanan vakalarda tedavi başarısı oldukça yüksektir. Tarama bir tercih değil, sorumluluktur” ifadelerini kullandı.

Riskin azaltılması için atılabilecek adımların net olduğunu söyleyen Polat, şu önerilerde bulundu:

Haftada en az 150 dakika fiziksel aktivite Liften zengin ve dengeli beslenme Sağlıklı kilo kontrolü Tütün ve ürünlerinin kullanılmaması Alkol tüketiminin sınırlandırılması

Türkiye’de Kolorektal Kanserin Sayısal Görünümü

Türkiye’de kolorektal kanserin en sık görülen ilk 5 kanser türü arasında yer aldığını belirten Polat, vakaların büyük çoğunluğunun (%85’e yakınının) 50 yaş ve üzerindeki bireylerde görüldüğünü aktardı. Tanı konulan hastaların ortalama yaşının 58–61 aralığında olduğunu ifade eden Polat, 50–70 yaş arası hedef nüfusta tarama katılım oranının bölgesel farklılıklar göstermekle birlikte yaklaşık %25–40 aralığında bildirildiğini ve bu oranın istenilen düzeyin altında kaldığını söyledi.

Polat ayrıca, düzenli ve önerilen aralıklarla kolonoskopi yaptırma oranının genel tarama katılım oranının da altında olduğuna dikkat çekerek, “Erken evrede (Evre I) saptanan kolorektal kanserde 5 yıllık sağkalım oranı %90’ın üzerindeyken, ileri evrelerde bu oran belirgin şekilde düşmektedir” dedi.

Toplumsal Bir Sorumluluk

Bu verilerin, yaş temelli tarama programlarının yaygınlaştırılmasının ve toplum katılımının artırılmasının mortaliteyi azaltmada temel strateji olduğunu gösterdiğini belirten Polat, “50 yaş ve üzerindeki bireylerin, herhangi bir belirti beklemeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurarak genel cerrahi veya gastroenteroloji uzmanından randevu alması ve ‘kolon kanseri açısından tarama amacıyla kolonoskopi yaptırmak istiyorum’ talebini iletmesi, kişisel sağlıkları adına atılacak önemli ve bilinçli bir adımdır” dedi.

Tarama sürecini başlatmanın yalnızca bireysel değil, toplumsal düzeyde de koruyucu bir sorumluluk olduğunun altını çizen Polat, sözlerini şöyle tamamladı:
“Kanserle mücadelede korku değil, bilinç yol gösterici olmalıdır. Geç kalınmış bir teşhis yerine, zamanında yapılmış bir tarama hayat kurtarır. Kolon kanserinde erken tanı hayat kurtarır.”

Türk Kanser Derneği, kanserle mücadelede erken tanı, tedaviye erişim, hasta ve hasta yakınlarına ücretsiz konaklama ve sosyal destek sağlama alanlarında faaliyet gösteren, kamu yararına çalışan köklü bir sivil toplum kuruluşudur. Dernek, erken tanının yaygınlaştırılması amacıyla ücretsiz kanser taramaları konusunda da çalışmalar yürütmekte; özellikle kolon kanseri taraması için risk grubunda yer alan bireyler, Türk Kanser Derneği’ne başvurarak ücretsiz tarama olanakları hakkında bilgi alabilmektedir.

Muhabir: Haber Merkezi