“İntihar Değil, Hesabı Sorulacak Bir Cinayet”

8 Mart Kadın Platformu, öğretmen Fatmanur Çelik ile 8 yaşındaki kızı Hifa İkra Şengüler’in ölümünü protesto etti. Zeytinburnu’nda yürüyüş düzenleyen kadınlar, tarikat ve cemaat yapılanmalarının korunmasına tepki göstererek, “Bu karanlığın sorumlularından hesap soracağız” mesajı verdi.

Zeytinburnu’nda yürüyüş ve protesto

Kadınlar, 8 Mart Kadın Platformu çağrısıyla öğretmen Fatmanur Çelik ve 8 yaşındaki kızı Hifa İkra Şengüler’in şüpheli ölümünü protesto etmek için Zeytinburnu’nda bir araya geldi.

Eylem, Zeytinburnu Marmaray durağından başlayarak Zeytinburnu Meydanı’na kadar yürüyüşle sürdü. Yürüyüşün ardından yapılan açıklamada “İstismarcılardan, koruyanlardan hesap soruyoruz: Fatmanur ve Hifa’ya ne oldu?” pankartı açıldı.

Çok sayıda kadın örgütünün katıldığı eylemde kadınlar, “İntihar değil bu bir cinayet”, “Kadın cinayetleri politiktir” ve “Jin jiyan azadî” sloganları attı.

Hedef; eşit ve güvenli kentler…
Hedef; eşit ve güvenli kentler…
İçeriği Görüntüle

Basın açıklamasını 8 Mart Kadın Platformu adına Nilay Ulaş okudu.

“Göz göre göre gelen bir karanlık”

Açıklamada, Fatmanur Çelik ve kızı Hifa’nın yaşadıkları sürecin göz ardı edildiği vurgulandı. Nilay Ulaş, aynı gün öğretmen olan başka bir kadının da yaşamını yitirdiğini hatırlatarak, kadınların karşı karşıya kaldığı şiddet sarmalına dikkat çekti.

Ulaş, Fatmanur Çelik’in aylar boyunca yardım çağrısında bulunduğunu belirterek şunları söyledi:

“Fatmanur Çelik ‘Ölmek istemiyorum, çocuğumu koruyun’ diyerek Anadolu Adliyesi önünde nöbet tutan, kapı kapı adalet arayan bir kadındı. Onun ve 8 yaşındaki kızının cansız bedenleri burada bulundu. Bu ölüm ‘şüpheli’ bir vaka değil; kadınları ve çocukları şiddet sarmalına mahkûm eden düzenin adım adım ördüğü bir cinayettir.”

“Tarikat ağına karşı mücadele etti”

Açıklamada, Fatmanur Çelik’in bir tarikat ağına karşı mücadele yürüttüğü ifade edildi.

Nilay Ulaş, Çelik’in yoksulluk ve çaresizlik içinde susturulmaya çalışıldığını, evliliği boyunca şiddete maruz kaldığını ve kızının istismara uğradığını belgeleyen raporlarla adalet aradığını söyledi.

Ulaş, Çelik’in tehditler aldığını ve tarikat bağlantılı yapılar tarafından baskı altına alındığını belirterek, yaşananların görmezden gelindiğini ifade etti.

“Sesimi duyup susan herkes sorumludur”

Açıklamada Fatmanur Çelik’in adliye önünde yaptığı çağrı da hatırlatıldı.

Çelik’in şu sözleri paylaşıldı:

“Elimizde çocuğun istismarına ilişkin birçok rapor mevcut. Bu faili kim koruyor? Neden hâlâ dışarıda? Biz öldükten sonra adaletin sağlanmasını istemiyorum. Başıma bir şey gelirse bu karanlık yapı ve beni korumayanlar sorumludur.”

“Siyasi iktidar sorumludur”

Nilay Ulaş, siyasal iktidarın tarikat ve cemaat yapılarıyla kurduğu ilişkilerin kadınlar ve çocuklar üzerinde ağır sonuçlar doğurduğunu savundu.

Ulaş, şu ifadeleri kullandı:

“Yoksul çocukları sübyan mekteplerine ve tarikat yurtlarına mahkûm eden, bu yapıları ‘sivil toplum kuruluşu’ adı altında besleyen siyasi iktidar bu cinayetin doğrudan ortağıdır.”

“Bu dosya karartılamaz”

Kadınlar, olayın “intihar” olarak kapatılmasına izin vermeyeceklerini belirtti.

Açıklamada, Fatmanur Çelik’in işaret ettiği vakıf ve tarikat bağlantılı yapıların, bu ağları koruyan kamu görevlilerinin ve sorumluların ortaya çıkarılması için mücadele edecekleri vurgulandı.

Kadınlar, “Bu karanlık düzeni mücadelemizle yıkacağız ve sorumlulardan tek tek hesap soracağız” diyerek eylemi sonlandırdı.

Muhabir: Güven BOĞA