Mersin Milletvekili Perihan Koca, Kamuoyunda “fon vurgunu” olarak bilinen, 450 bini aşkın yurttaşı ve yüz milyarlarca liralık kaynağı doğrudan ilgilendiren skandala ilişkin Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na yazılı soru önergesi verdi.
Soruşturma sürecinde şirket ve fonlara yönelik tedbir kararlarının kaldırılmasına ve iktidar mensupları ile yakınlarının adlarının karıştığı iddialara dikkat çeken Koca, soruşturmanın bağımsızlığı ve kapsamı konusunda kamuoyunda ciddi kaygılar oluştuğunu belirtti.
"Sermaye ve İktidar İlişkileri Görünür Hale Geldi"
Önerge gerekçesinde, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada ilk etapta 46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişi hakkında malvarlığı tedbiri uygulandığını, ancak Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) yeni bildirimleri doğrultusunda şirket ve fonlar üzerindeki tedbirlerin kaldırıldığını hatırlatan Perihan Koca, şu değerlendirmelerde bulundu:
“450 bini aşkın yurttaşı doğrudan ilgilendiren bu devasa krizde, yalnızca finansal işlemler değil; iktidar ile sermaye arasındaki ilişkiler ağı da gözler önüne serilmiştir. Tedbiri kaldırılan şirketler arasında AKP Ankara Milletvekili Asuman Erdoğan’ın eşi Fatih Erdoğan’ın Yönetim Kurulu Başkanı olduğu Pasifik Gayrimenkul Yatırım İnşaat A.Ş. de yer almaktadır. Soruşturmada tutuklananlar arasında eski AKP Gençlik Kolları yöneticisi ve Pusula Portföy YK Başkanı Muhammet Yarız ile eski Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Erkan Kilimci gibi isimler bulunmaktadır.”
200 Milyon Avro ve Hisse Hareketleri İddiaları
Önergede ayrıca, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in görevdeki bir bakanla bağlantılı üçüncü bir kişi üzerinden 200 milyon avronun üzerinde fon işlemi gerçekleştirildiği yönündeki açıklamalarına ve eski AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ile Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik’in damadı İskender Balcı’ya ilişkin Özata Denizcilik üzerinden basına yansıyan iddialara değinildi.
Adalet Bakanı’na Yöneltilen Sorular
Mersin Milletvekili Perihan Koca, Adalet Bakanı Akın Gürlek’e yanıtlaması istemiyle şu soruları yöneltti:
1-İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında bugüne kadar kaç gerçek kişi ve kaç tüzel kişi hakkında soruşturma işlemi gerçekleştirilmiştir? Soruşturma yalnızca tutuklanan birkaç şirket yöneticisiyle sınırlı mıdır? Siyasi bağlantılar, akrabalık ilişkileri, kamu görevleri, şirket ortaklıkları, fon hareketleri, banka hesapları ve yurt dışı para transferlerini içeren bütünlüklü bir soruşturma niçin yürütülmemektedir?
2-Tedbirlerin kaldırılması sonrasında soruşturma kapsamında bulunan şirket, fon veya gerçek kişilerin malvarlıklarının satılması, devredilmesi, yurtdışına çıkarılması veya başka kişilere aktarılması ihtimaline karşı hangi hukuki güvence mekanizmaları bulunmaktadır?
3- Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in, halen görevde bulunan bir bakanla bağlantılı olduğunu ileri sürdüğü bir kişi adına 200 milyon avronun üzerinde fon işlemi yapıldığı yönündeki iddiası hakkında Adalet Bakanlığı’nca herhangi bir inceleme veya soruşturma başlatılmış mıdır?
4-Fatma Betül Sayan Kaya'nın yaklaşık 63 milyon 359 bin TL tutarında Özata Denizcilik hissesi aldığı ve daha sonra hesabından yaklaşık 1 milyar 344 milyon TL çekildiği yönündeki iddialar Bakanlığınızca incelenmiş midir? İnceleme sonrasında herhangi bir işlem yapılmış mıdır?
5-Fon ve şirketlerle bağlantılı kişi ve kuruluşların malvarlıklarının soruşturma sürecinde el değiştirmesini önlemek amacıyla tedbirlerin genişletilmesi yönünde Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından herhangi bir talepte bulunulmuş mudur?
6-Yurttaşların mağduriyetleri devam ederken şirket ve fonlara ilişkin bazı tedbirlerin kaldırılmasının ardından, mağdurların zararlarının karşılanmasını güvence altına alacak herhangi bir adli mekanizma oluşturulmuş mudur?
7-Soruşturma kapsamında kamu görevlileri, kamu görevlilerinin yakınları, siyasi parti yöneticileri veya siyasi bağlantıları bulunan kişilerin adlarının geçmesi halinde, bu kişilerin soruşturma kapsamındaki işlemlerinin diğer şüphelilerden farklı bir usulle ele alınmasını önlemek amacıyla herhangi bir özel denetim mekanizması uygulanmakta mıdır?





