Güney Yılmaz; Artan İş Yüküne, Çalışmayan Sistemlerinize, Angaryaya Hayır! Geçici değil, acil kalıcı çözümler istiyoruz!

Whatsapp Image 2024 04 24 At 11.23.13 (1)Yüzlerce Mali Müşavir, "Artan iş yüküne ve taleplerinin görmezden gelinmesine karşı Adana Büyükşehir Belediyesi yanı Heykelli Parkta basın açıklaması yaptı.

Adana Mali Müşavirler Odası tarafından örgütlenen açıklamada taşınan pankrtalarda talepler ifade edildi.

Oda Başkanı Güney Yılmaz tarafından okunan açıklamada; "Bizler; ülkenin her noktasında vergi mükelleflerine ve kamuya hizmet veren 126.000 kişilik bir camiayız. Bugün 126.000 Mali Müşaviri temsil eden ve ülkemizin her ilinde ve bazı ilçelerinde bulunan 77 Mali Müşavir Odası tepkisini dile getiriyor. Bizlerde Adana Mali Müşavirler Odası olarak 2.523 üyemiz ve 400’e yakın aday üyemiz adına yetkililere sesleniyoruz" denildi.

Yılmaz sözlerine şu şekilde devam etti;

Bir Mali Müşavir 4 yıllık fakülte, 3 yıllık staj ve ülkenin en zorlu 2 sınavından geçerek, diğer serbest meslekler içerisinde en zorlu eğitim ve sınav süreçlerini tamamladıktan sonra ruhsat alabiliyor. Buna rağmen hak ettiğimiz insani çalışma ve yaşama koşullarından oldukça uzağız.

Devletlerin vergi gelirlerini toplamak ve hükümetlerin çeşitli alanlarda geleceğe yönelik planlamalar yapmak için bazı verilere ihtiyaçlarının olduğu açıktır. Ancak, bu veriler toplanırken, istenilecek verilerin mümkün olduğunca tek elden alınması, gereksiz bilgi toplamanın önüne geçilmesi ve veri toplama için kullanılan yöntemlerin de sağlıklı çalışması büyük önem arz etmektedir.

Bu verilerin büyük bir bölümünü oluşturan ve ilgili kamu kurumlarına ileten biz Mali Müşavirlerin sırtındaki bu yük artık dayanılmaz boyutlara ulaşmıştır. Bizlerden alınan beyan ve bildirimlerin sayısı her geçen gün artmış, teknolojik gelişmelere göre bu beyan ve bildirimlerin içerikleri kolaylaşacağına zorlaşmıştır.

Whatsapp Image 2024 04 24 At 11.23.15 (1)

Gelişmiş ülkelerde iş verimini artırmak için haftalık çalışma günlerinin dört güne indirilmesi tartışılırken biz Mali Müşavirler olarak neredeyse 7/24, köle gibi çalışmak zorunda bırakılıyoruz.

Yasal açıdan mükellef veya işverenlerden istenilmekle beraber, iktisadi ve sosyal hayata ilişkin ihtiyaç duyulan hemen her veri bizler aracılığıyla toplanılır hale gelmiştir.

Bu zaten çok ağır bir iş yükü altında ezilmemize sebebiyet vermekte iken bir de beyan ve bildirimleri almak için kullanılan sistemlerin sağlıklı çalışmaması ve sık sık tıkanması, bir taraftan zamanla yarışırken oluşan stresimizi katbekat artırmaktadır.

Maliye Bakanlığı’nın, her an verimli ve sağlıklı çalışmasını temin etmek zorunda olduğu sistemleri sürekli sorunlar yaratmakta, birkaç saniyelik işlemler için saatler harcamamıza sebep olmaktadır. Bir vergi beyannamesini vermek ve tahakkuk eden vergiyi ödemek inanılmaz bir çileye dönüşmektedir. Düşünün ki sadece Maliye Bakanlığının sistemlerinin doğru çalışmaması nedeniyle zaman zaman beyan ve vergi ödeme süreleri uzatılıyor, kamu finansmanı sekteye uğratılıyor.

En olağan ve rutin dönemlerde dahi beyan ve bildirimleri sağlıklı bir şekilde hazırlayamaz hale getirildik.

Whatsapp Image 2024 04 24 At 11.23.17

Masa başında ölmek istemiyoruz!

3568 sayılı Meslek Yasamızın 1. maddesinde Kanun’un amacı, “işletmelerde faaliyetlerin ve işlemlerin sağlıklı ve güvenilir bir şekilde işleyişini sağlamak, faaliyet sonuçlarını ilgili mevzuat çerçevesinde denetlemeye, değerlendirmeye tabi tutarak gerçek durumu ilgililerin ve resmî mercilerin istifadesine tarafsız bir şekilde sunmak ve yüksek meslekî standartları gerçekleştirmek, …” şeklinde tanımlanmıştır.

Ancak, bu kadar ağır iş yükü altında çalışmak zorunda bırakılan bizler bir işletmeninin faaliyetlerini ve işlemlerini sağlıklı bir şekilde yürütemez duruma getirildik.

Sadece Nisan ayında Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından ilan edilen vergi takviminde toplam 56 beyan ve bildirimin verileceği açıkça görülmektedir. Bu beyan ve bildirimlerin yanında bir de en son 20 yıl önce uygulanan ve genel tebliği ile sirküleri henüz iki üç ay önce yayımlanan, hala uygulamada birçok tereddüdü barındıran enflasyon muhasebesi işlemlerine ilişkin yapılacak çalışmaları da aynı takvimde tamamlanmak zorunda bırakılmamızı adil ve uygulanabilir bulmuyoruz!

Resmi, idari ve hafta sonu tatilleri Ramazan Bayramı ile birleşince toplam on iki günlük tatil nedeniyle Nisan ayında çalışma günü olarak sadece on sekiz gün kalmaktadır. Bu kadar kısa sürede bu kadar beyan ve bildirimin sağlıklı bir şekilde verilmesi mümkün değildir.

Tüm bunların yanı sıra, Gelir İdaresi Başkanlığının portalları verimli ve doğru bir şekilde çalışmamaktadır. Milyarlarca kullanıcısı, milyarlarca fotoğraf, video ve mesaj barındıran, dünyanın her yerinde kullanılan birçok sosyal medya portalı sorunsuz bir şekilde çalışırken, devletin en önemli kurumunun sistemleri sık sık, yaşanan yoğunluk gerekçesiyle çalışmamaktadır. Bunu anlamak mümkün değildir.

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın, üst birliğimiz TÜRMOB tarafından hem yazılı hem sözlü yapılan başvuruları dikkate alması için üyelerimizin masa başında ölmesi mi gerekiyor!

Yaşadığımız sorunları, çözüm önerilerini, iş yükünün nasıl verimli ve uygulanabilir bir şekilde hafifletileceğine ilişkin önerilerimizi Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkililerine hem yazılı hem de sözlü olarak birçok kez aktardık.

Yapılan her görüşmede, ağır iş yükü altında ezildiğimizi, omuzlarımızdaki yükün artık dayanılmaz bir seviyeye geldiğini, beden ve ruh sağlığımızın bu yükü kaldırmadığını sıklıkla ifade ettik.

Önerilerimize yıllardır sessiz kalınması sebebiyle büyüyen bu sorunların ortadan kaldırılması için beyan ve bildirimlerin sadeleştirilmesi, bilgi sistemleri alt yapılarının tamamen değiştirilmesi şarttır.

Ölçüsüz bir iş yükü ve adil olmayan ücret tarifesi, bizlerin iş ve yaşam dengesini olumsuz etkiliyor ve insani yaşam hakkımızı elimizden alıyor.

Sorunlarımıza ivedi olarak çözüm üretilmesi için haykıran 130 bin Mali Müşavirin çığlığına duyarsız kalınmamalıdır. Çünkü artık bıçak kemiğe dayandı!

İnsani şartlarda yaşamak biz mali müşavirlerin anayasal hakkıdır.

Beyan süresi uzatmak çözüm değildir…

Hazine ve Maliye Bakanlığından her ay beyan sürelerinin uzatılmasını değil, günümüzde yapay zekâ teknolojisinin kullanıldığı bir çağda, elektronik uygulamalar aracılığıyla toplanan verilerin etkin bir şekilde sınıflandırılmasını ve yasal olarak veri talep eden kurumlarla, örneğin TUİK, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Merkez Bankası ve Kamu İhale Kurumu gibi tüm kamu kurumlarıyla paylaşılmasını talep ediyoruz.

Aynı verilere dayalı olarak yapılan tekrarlı beyan ve bildirimlerin kaldırılmasını istiyoruz.

Ayrıca, vergi beyan dönem ve sürelerinin, resmî tatil günleri dikkate alınarak düzenlenmesini talep ediyoruz.

Hekimsen: "Ek Ödeme Yönetmeliği, Mülkiyet Hakkını İhlal Ediyor" Hekimsen: "Ek Ödeme Yönetmeliği, Mülkiyet Hakkını İhlal Ediyor"

Şu sıralar hepimiz gece gündüz demeden rutin işlerimizin yanında ay sonuna kadar 2023 dönemi Kurumlar Vergisi Beyannamelerini yetiştirmek için uğraşıyoruz. Ve bu beyannameleri Enflasyon Muhasebesi düzeltme işlemleri ile birlikte yapmaya çalışıyoruz.

Kurumlar vergisi beyannameleri bile süresinde hazırlanıp beyan edilemeyecek durumda iken bir de bundan 17 gün sonra 2024 dönemi geçici vergi beyannamesinde enflasyon düzeltmesi işlemlerinin yapılması ve beyanname ekine bilançonun eklenmesi istenmektedir. Tüm bu işlerin yanısıra elektronik defter işlemleri, İşletme Cetvelleri, onlarca kamu kurumunun ve müşterinin yüzlerce bilgi ve belge talepleri ortada durmaktadır.

Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından Enflasyon Düzeltmesine ilişkin mevzuat oldukça geç yayınlanmıştır. Bunun uygulanmasına ilişkin tüm yük ve zaman baskısı bizlerin üzerine bırakılmıştır. Bu işlemin zorluğu, doğru bir şekilde yetişmesinin mümkün olmadığı dayanakları ile birlikte Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Gelir İdaresi Başkanlığına defalarca iletilmiştir.

2023 yılına ilişkin Kurumlar Vergisi Beyannamelerinin ve elektronik defter beratlarının yüklemelerinin Nisan ayındaki resmî tatil sürelerinin uzun olması ve Enflasyon Düzeltme işlemleri nedeniyle zamanında yapılması mümkün değildir.

Mali Müşavirler kimsenin kölesi değildir!

Bizler gerektiğinde her türlü fedakarlığı yapan bir meslek grubuyuz. Kamu finansmanı açısından yaptığımız için değerini ve önemini iyi biliyoruz. Pandemi döneminde hayatlarımızı hiçe sayarak ekonominin çarklarının dönmesi için çalışmaya devam ettik. Kısa Çalışma Ödeneği, Nakdi Ücret Desteği ve teşvikler için çalışmaları biz yaptık, beyanname ve bildirimleri zamanında yaparak verginin doğru bir şekilde hesaplanmasını ve toplanmasını sağladık. Deprem felaketinde de aynı fedakarlığı gösterdik. Ülkemizin en zor zamanlarında bizler çalışmaya, hem devlete hem de işletmelere destek olduk.

Elbette kriz dönemlerinde, zor dönemlerde herkesin elini taşın altına koyması ve var gücü ile çalışması gerekmektedir. Bu sorumluluğumuzun farkındayız, hep farkında olduk. Ancak, hiçbir kamu gücünün de bir meslek grubuna bu kadar yüklenmeye, insanların ruh ve beden sağlıklarını bozmaya hakkı yoktur.

Kaldı ki kendi sistemlerini bile çalışır durumda tutamayan ancak onlarca işi üzerimize yıkan Hazine ve Maliye Bakanlığı, iş ücret tarifemize gelince, enflasyonun sorumlusu bizlermişiz gibi, enflasyonun yükselmesini gerekçe göstererek, asgari ücret tarifemizi enflasyonun altında belirlemiştir. Buna zorla çalıştırma denir, angarya denir, kölelik denir. Mali Müşavirler kimsenin kölesi değildir!

Bizler işimizi doğru yapmak istiyoruz. Vergi için değil, bilgi için muhasebe yapmak istiyoruz. Bu çerçevede en doğru veriyi üretmekten, enflasyon muhasebesi işlemlerini yapmaktan kaçınmıyoruz. Ancak buna ilişkin mevzuatı geç yayınlayan, sistemlerini stabil tutamayan, her beyanname döneminde bizlere zaman kaybı yaratan, bilgisayar başında cinnet geçirten Hazine ve Maliye Bakanlığı yaşanan bu olumsuzlukları görmek zorundadır. Ve bizler en doğru raporları üretmeyi istedikçe, gece gündüz bunun için çalıştıkça, matrah artırımları ve af kanunları ile muhasebe ve vergi tekniğine aykırı, siyasi uygulamalarla bu çabamızın baltalandığını da görmek istemiyoruz.

Artık yeter diyoruz! Bu sese kulak verilmeli…

Enflasyonu yaratan bizler değiliz, mali yükünü fazlasıyla çekerken, iş yükünü de çekmek istemiyoruz.

Artık geçici çözümler değil, kalıcı çözümler istiyoruz. Bunun için;

Acilen;

  • Kurumlar Vergisi, Geçici Vergi Beyannamelerinin ve e-Defter Beratlarının süreleri uzatılmalı ve buna ilişkin mevzuat hemen yayınlanmalıdır.
  • Geçici Vergi dönemlerinde enflasyon düzeltmesi ve bilanço istenmesi uygulaması mevcut şartlarda uygulanamaz durumdadır. Bu uygulama 2025 dönemine ertelenmelidir.
  • Elektronik belge sistemleri derhal stabil hale getirilmelidir. Yapılamıyorsa KDV Beyannamesi verme süresi de uzatılmalıdır.

Bu geçici çözümlerin ardından, sorunlarımızın kalıcı çözümü için aşağıdaki taleplerimiz hayata geçirilmelidir.

  • 3568 sayılı köhnemiş meslek kanunumuz bizlerin talepleri çerçevesinde değiştirilmelidir. Maliye Bakanlığı’nın ve Yeminli Mali Müşavirlerin çağdışı vesayeti tamamen kaldırılmalıdır. Mali Müşavirler kendi örgütlerini yönetebilecek kadrolara, yeteneğe ve güce sahiptir.
  • Yıllar içerisinde Maliye Bakanlığının tüm kırtasiye yükü üzerimize yüklenmiş ancak her beyannameden Damga Vergisi tahsil edilmektedir. Üzerimize yüklenen kırtasiye ve yazılım yükü için, Damga Vergisi adı altında toplanan bu vergiden asıl hak sahibi olan biz Mali Müşavirlere pay verilmelidir.
  • Mali Müşavirlerin kullandığı tüm portallar, beyanname ve defter yükleme sistemleri kalıcı bir şekilde düzeltilmeli, sorunsuz çalışması sağlanmalıdır. Sistem sorunları yaşandığı dönemlerde, beyanname ve bildirimlerin süresi son günü beklenmeksizin derhal uzatılmalıdır.
  • Kamu Kurumları için ortak veri havuz oluşturulmalı, her kurumun bizlerden ayrı ayrı bilgi ve talep etmesi uygulamasından vazgeçilmelidir.
  • Beyanname ve bildirimler sadeleştirilmeli, bazıları birleştirilmelidir.
  • KDV2 Beyannamesinde olduğu gibi Mali Müşavirlerin verginin ödenip ödenmediğini takip etme sorumluluğu kaldırılmalıdır. Verginin ödenip ödenmediğini takip etmek, tahsil etmek Gelir İdaresi Başkanlığı’nın sorumluluğundadır.
  • Aday üyelerimizin staj dönemleri desteklenmeli, teşvikler sağlanmalıdır.
  • Mali Müşavirlerin devlet desteklerinden yararlanabileceği modeller oluşturulmalıdır.
  • Arabuluculuk hakkımız verilmeli, KDV iadesi yetkilerimiz artırılmalıdır.
  • Yıllardır mücadelesini verdiğimiz Yeşil Pasaport hakkımız verilmelidir.
  • Af kanunları ve matrah artırımları ile işletmeler aklandığı, borçları silindiği halde, işini iyi yapmaya çalışan Mali Müşavirleri müteselsil sorumlu tutan uygulamalardan vazgeçilmelidir.
Editör: Haber Merkezi