Adana Dersimliler Derneği’nin 4 Mayıs Dersim Tertelesi anmasında konuşan katılımcılar, tarihsel yüzleşme, adalet ve eşitlik talebini vurguladı. Açılış konuşmasını yapan Dernek Başkanı Hakan Kart’ın sözleri anmanın ana çerçevesini oluşturdu.

Whatsapp Image 2026 05 04 At 16.38.06 (3)

Anma Selman-ı Pak Kültür Merkezi’nde Gerçekleşti

Adana Dersimliler Derneği tarafından, “Hiçbir şeyi unutmadık, hiçbir şeyi affetmedik” temasıyla düzenlenen 4 Mayıs Dersim Tertelesi anması, Selman-ı Pak Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.

Etkinliğe DEM Parti Adana İl Eş Başkanları Yakup Ataş ve Helin Kaya, İHD Adana Şube Başkanı Yasemin Dora Şeker, Adana Alevi Platformu bileşenleri ve çok sayıda yurttaş katıldı.

Anmada Doğan Çelik yaşamını yitirenler için lokma duası verdi. Dr. Ömer Uluçay ve Yaşar Gökoğlu da konuşmacı olarak yer aldı.

Bakan Uraloğlu: Mersin-Adana-Gaziantep Hızlı Tren Hattı 312 kilometre olacak
Bakan Uraloğlu: Mersin-Adana-Gaziantep Hızlı Tren Hattı 312 kilometre olacak
İçeriği Görüntüle

Whatsapp Image 2026 05 04 At 16.38.06 (1)

Hakan Kart: “Dersim bir hafızadır, bir çığlıktır”

Adana Dersimliler Derneği Başkanı Hakan Kart, açılış konuşmasında Dersim’in yalnızca bir coğrafya değil, aynı zamanda bir halkın hafızası olduğunu vurguladı. Kart konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Bugün burada, yüreklerimizde açılan o derin yaranın sızısını paylaşmak, kaybedilen canlarımızı anmak ve susturulmak istenen bir halkın feryadına ses olmak için bir aradayız. Dersim sadece bir coğrafya ya da bir mekân adı değildir; kaybedilen canların, yarım kalan hayatların, bir kültürün ve tarihin sarsılmaz hafızasıdır.”

Kart, geçmişle yüzleşmenin önemine dikkat çekerek şunları söyledi:

“O günlerde dağların arasında yükselen o sessiz çığlıklar, bugün hâlâ vicdanlarımızın en ücra köşesinde yankılanmaya devam ediyor. Anaların kurumayan gözyaşlarında, evlatların yüreğindeki eksiklikte hâlâ Dersim’in acısı var. Geçmişin acılarını unutmak, o acıların yeniden yaşanmasına zemin hazırlar. Bu yüzden unutmuyor, unutturmuyoruz.”

Kart, konuşmasında adalet ve hakikat vurgusunu öne çıkararak şu değerlendirmede bulundu:

“Geçmişin acısını kinle değil, adalet ve hakikat arayışıyla taşıyoruz. Çünkü ancak yüzleşerek iyileşebiliriz.”

“Hafızamızı, kimliğimizi ve mücadelemizi koruyacağız”

Kart, anmada verilen ortak sözü de şu başlıklarla ifade etti:

  • Hafızamızı koruyacağız: Kültürel kimlik, dil ve tarih gelecek kuşaklara aktarılacak
  • Adalet ve hakikatle yürüyeceğiz: İntikam değil, toplumsal vicdanı onaran bir yüzleşme talep edilecek
  • Barışı savunacağız: Eşit ve kardeşçe bir gelecek için mücadele sürdürülecek

Konuşmasının sonunda Kart, Dersim’de yaşamını yitirenleri anarak şunları söyledi:

“Onların bize bıraktığı onurlu hatıra, gelecekteki adalet ve barış yürüyüşümüze ışık tutacaktır.”

Whatsapp Image 2026 05 04 At 16.37.31

Yaşar Gökoğlu: “Dersim’de yaşananın adı soykırımdır”

Konuşmacılardan Yaşar Gökoğlu ve diğer katılımcılar, Dersim Tertelesi’nin tarihsel arka planına dikkat çekti.

1925 Şark Islahat Planı, 1935 tarihli Tunceli Kanunu ve 4 Mayıs 1937 Bakanlar Kurulu kararıyla sürecin adım adım hazırlandığı ifade edildi.

Gökoğlu, yaşananların uluslararası hukuk bağlamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Bir etnik ya da inanç grubuna mensup insanlar, kimliklerinden dolayı topluca katlediliyorsa bunun adı soykırımdır.”

Resmi ve gayriresmi veriler arasındaki farka dikkat çeken Gökoğlu, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Resmi rakamlar 13-14 bin civarında gösterse de, halkın hafızasında bu sayı 20-25 bin olarak yer alıyor. Kadın, çocuk, yaşlı demeden insanlar katledildi.”

Whatsapp Image 2026 05 04 At 16.38.06

“Asimilasyon politikaları da sürecin parçasıydı”

Konuşmalarda, yalnızca katliamların değil, sonrasında uygulanan politikaların da vurgulandığı belirtildi:

  • Çocukların yatılı bölge okullarına gönderildiği
  • Ailelerinden koparılan çocukların evlatlık verildiği
  • Dil, inanç ve kültürün sistematik biçimde asimilasyona uğratıldığı

Gökoğlu, bu sürecin bütünlüklü bir politika olduğuna dikkat çekti:

“Bir halkın hem fiziki varlığını yok edip hem de kalanları asimile etmek, bir kültürü ortadan kaldırma girişimidir.”

“Yüzleşme çağrısı ve eşitlik talebi”

Konuşmalarda, tarihsel yüzleşmenin gerekliliği sıkça vurgulandı. Avrupa örnekleri üzerinden yapılan değerlendirmelerde, geçmişle yüzleşmenin demokratik toplumların temel unsuru olduğu ifade edildi.

Katılımcılar, Türkiye’de ise inkâr politikalarının sürdüğünü belirterek eleştirilerde bulundu.

Gökoğlu konuşmasının sonunda eşit yurttaşlık talebini şu sözlerle dile getirdi:

“Kürtler eşitlik istiyor, Aleviler eşitlik istiyor. Bu ülkede herkesin sahip olduğu haklara eşit biçimde sahip olmak istiyoruz.”

Dr. Ömer Uluçay: “Unutmadık, unutturmayacağız”

Anmada söz alan Dr. Ömer Uluçay, toplumsal hafızanın canlı tutulmasının tarihsel adalet mücadelesi açısından belirleyici olduğuna dikkat çekti. Dersim’de yaşananların yalnızca geçmişe ait bir trajedi olarak ele alınamayacağını vurgulayan Uluçay, bu acının bugünü ve geleceği doğrudan etkileyen bir hakikat olduğunu ifade etti.

Uluçay, yüzleşme olmadan toplumsal iyileşmenin mümkün olmayacağını belirterek, hafızanın bastırılmasına yönelik politikalara karşı mücadele edilmesi gerektiğini söyledi.

Dr. Ömer Uluçay, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Takvim yapraklarındaki her zulümle yüzleşme çağrısı yapmaya devam edeceğiz. Unutmadık, unutturmayacağız.”

Uluçay, Dersim Tertelesi’nin yalnızca anılması gereken bir tarih değil, aynı zamanda adalet, eşitlik ve hakikat mücadelesinin temel referanslarından biri olduğunu belirterek, bu hafızanın gelecek kuşaklara aktarılmasının önemine vurgu yaptı.

Whatsapp Image 2026 05 04 At 16.37.31 (1)

Muhabir: Güven BOĞA