EZİLENLERİN SOSYALİST PARTİSİ (ESP); “DAYANIŞMAYI YÜKSELTELİM, TECRİTİ KIRALIM!” BAŞLIKLI BASIN AÇIKLAMASINI İHD ADANA ŞUBESİNDE KURUMLARINDA KATILIMIYLA GERÇEKLEŞTİRDİ.

ESP adına basın açıklamasını Emrah Topaloğlu okudu. Topaloğlunun dışında açlık grevine katılacak olanlarda teker teker söz alarak neden açlık grevine katıldıklarını açıkladılar.

Emrah Topaloğlu konuşmasına şu şekilde devam etti; 

İHD İstanbul Şubesi: Fırat Nebioğlu ve Emrah Nebioğlu Serbest Bırakılsın! İHD İstanbul Şubesi: Fırat Nebioğlu ve Emrah Nebioğlu Serbest Bırakılsın!

Faşizmin hapishanelerdeki zulmü yoğunlaştı ve yeni boyutlar aldı. Her gün yeni saldırı örnekleri yaşanıyor, fiili hak gaspları gündeme geliyor.

İnfaz yakma saldırısıyla tahliyeler engelleniyor, sürgün sevkler durmuyor.

Ağır hasta tutsaklar faşizmin mevcut hukukunu dahi hiçe sayan kayıtsızlık ve ATK marifetiyle ölüme itiliyor. En basit tedavi olma hakkı ise kelepçeli muayene veya ağız içi arama dayatmalarıyla imkânsızlaştırılıyor.

Kitap, dergi, gazete yasaklamaları ve yayın sınırlamasıyla; sohbet, görüş ve mektup hakkının keyfi disiplin cezalarıyla, arkadaş görüşü hakkının güvenlik soruşturmaları ile gasp edilmesiyle tecrit koyulaştırılıyor.

Hapishane girişinde çıplak arama, sayım veya hücre araması sırasındaki linç girişimleri, süngerli hücre, cinsel taciz, tehdit ve hakaretler, polis/MİT sorgusuna götürmelerle işkence çarkı dönüyor.

İmralı hapishanesinde faşist tecridin en ağırı, en keyfisi uygulanıyor. Kürt halk önderi Abdullah Öcalan’ın dünyayla bağlantısı tümden koparılmış durumda.

Hapishanelerde süren faşist baskı ve tecrit siyasi iktidarın aynasıdır. Faşist Saray rejiminin beka sorununu çözmek için, baskı ve terörü artırmaktan, hapishaneleri çoğaltmaktan, tecridi katmerleştirmekten başka çaresi yok.

Bu baskı ve işkence rejimi, emekçilerin, halklarımızın isyanını bastırmak içindir. Bunun için sayısız devrimci ve yurtsever, HDP’nin binlerce üyesi ve yöneticisi, insan hakları savunucuları, avukatlar, gazeteciler, eylemlere katılanlar, tweet atanlar hapishanelerde. Bunun için hapishaneler bir ‘içeri’ değil, ‘dışarı’ sorunu.

Devrimci, yurtsever tutsaklar bütün bu koşullara boyun eğmeden direnmeye, üretmeye, yaşamın içinde olmaya devam ediyor.

WhatsApp Image 2023-01-21 at 13.23.36

Sıra “dışarı”da!

Şimdi; politik tutsaklarla dayanışmayı yükseltme zamanı. Tutsakların taleplerinin dışardaki sesi, savunucusu olarak duvarları aşma, dayanışmayı yaygınlaştırarak tecridi kırma zamanı.

Şimdi; tutsak yakınları ve tutsaklarla dayanışma kurumlarıyla dayanışma zamanı. Her birinin tekil ve ayrı ayrı kulvarlardan yürüttükleri mücadeleleri birleştirme, kendi eylemlerimiz ile yaygınlaştırma zamanı.

Şimdi; tecride karşı mücadeleyi ortak platformlar, birleşik eylemlerle büyütme zamanı.

Siyasi parti ve örgütlere, sendikalar ve meslek odalarına, demokratik kitle örgütlerine, sanatçılar ve aydınlara çağrımızdır;

Hasta tutsakların serbest bırakılması; yayın yasağı-sınırlaması ve görüşçü engeli gibi tüm hak gasplarının kaldırılması; yeni infaz uygulamasının iptali; infaz yakma ve sürgün sevklerin durdurulması; İmralı hapishanesinde Abdullah Öcalan’a uygulanan tecrit terörünün son bulması, avukatları ve ailesiyle görüşmesinin sağlanması için bir araya gelelim, birleşik mücadeleyi yükseltelim!

Mahallelerde, işçi havzalarında, kampüslerde, kent merkezlerinde, ATK önlerinde eylemlerimizi yaygınlaştıralım.

Yürüyüşlerle, basın açıklamalarıyla, açlık grevleriyle, duvar yazılarıyla, pankartla tutsakların sesini büyütelim.

Mektup arkadaşlığımızla, tutsaklara görüşçü olma görevini omuzlamakla, hapishane önlerinde yaşanan hak gasplarına alacağımız tutum, tutsakları sahiplenme tavrıyla duvarları aşalım, tutsaklar ve yakınlarıyla dayanışmamızı geliştirelim.