Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından 26 Eylül-4 Ekim 2026 tarihleri arasında düzenlenecek 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali, dünya sinemasının öne çıkan yapımlarını Adana’ya taşıyacak.
Festivalin Dünya Sineması programında, usta yönetmenlerin merakla beklenen yeni filmlerinden genç sinemacıların ilk yapıtlarına, yenilikçi animasyonlardan restore edilmiş klasiklere kadar geniş bir seçki sunulacak.
Program kapsamında Pedro Almodóvar, Ryūsuke Hamaguchi, Lucrecia Martel ve Paweł Pawlikowski gibi usta yönetmenlerin filmleri seyirciyle buluşacak. Sömürgeciliğin geçmişi ve günümüzdeki etkilerine odaklanan “Denizden Gelenler” bölümü de festivalin dikkat çeken seçkileri arasında bulunuyor.
Festivalde ayrıca Macar yönetmen Béla Tarr anısına “Karanlık Armoniler” ile Türk sinemasının ilk korku filmi kabul edilen “Drakula İstanbul’da” restore edilmiş kopyalarıyla gösterilecek.
Cannes’ın öne çıkan filmleri Adana’da
Festivalin “Festivallerden” başlıklı seçkisinde 20 ülkeden toplam 18 film yer alacak. Cannes’dan Venedik’e, Locarno’dan Karlovy Vary’e kadar dünyanın önemli festivallerinde gösterilen ve ödüller kazanan yapımlar, Adanalı sinemaseverlerin karşısına çıkacak.
Cannes Film Festivali’nde dikkat çeken filmlerin ağırlıkta olduğu seçkide, “Ida” ve “Soğuk Savaş” filmleriyle tanınan Oscar ödüllü Paweł Pawlikowski’nin En İyi Yönetmen Ödülü’nü kazanan “Ata Yurdu” (Fatherland) adlı filmi gösterilecek.
“Drive My Car” ile uluslararası başarı kazanan Ryūsuke Hamaguchi’nin yeni filmi “Birdenbire” (All of A Sudden) da festival programında yer alacak. Film, başrol oyuncusu Virginie Efira’ya Cannes’da En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü getirmişti.
Pedro Almodóvar’ın kısmen otoportre niteliğindeki ve Cannes’da En İyi Müzik Ödülü’nü kazanan yeni yapıtı “Buruk Noel” (Bitter Christmas) de Adana’da seyirciyle buluşacak.
Javier Bardem, Léa Seydoux ve Catherine Deneuve aynı seçkide
Rodrigo Sorogoyen’in yönettiği ve Javier Bardem’in performansıyla Cannes’da uzun süre ayakta alkışlanan “En Sevdiğim” (The Beloved), seçkinin öne çıkan filmleri arasında bulunuyor.
Na Hong-jin’in 10 yıl aradan sonra çektiği ve Cannes prömiyerinde dikkatleri üzerine çeken uzaylı aksiyon filmi “Hope” da festivalde gösterilecek.
“Korsaj” filmiyle tanınan Marie Kreutzer’in Altın Palmiye için yarışan, Léa Seydoux ile Catherine Deneuve’ü bir araya getiren gerilim filmi “Nazik Canavar” (Gentle Monster) ile Radu Jude’un Yönetmenlerin On Beş Günü bölümünde gösterilen “Bir Oda Hizmetçisinin Güncesi” (The Diary of a Chambermaid) de Adanalı sinemaseverlerle buluşacak.
Dünya festivallerinden ödüllü yapımlar
“Festivallerden” seçkisi, farklı ülkelerde düzenlenen festivallerden ödüllerle dönen yapımları da bir araya getirecek.
Saraybosna Film Festivali’nde En İyi Film Ödülü’nü kazanan Sandra Wollner imzalı “Her Defa” (Everytime) ile BFI London Film Festivali’nde En İyi Film seçilen Lucrecia Martel imzalı “Bizim Toprağımız” (Our Land) programda yer alacak.
Görüntü yönetmenliğini Gökhan Tiryaki’nin üstlendiği “Düşlediğimiz Bahçe” (The Garden We Dreamed) ise festival seyircisinin karşısına çıkacak bir diğer ödüllü yapım olacak. Joaquín del Paso’nun yönettiği film, Malaga Film Festivali’nde En İyi Film, En İyi Yönetmen ve En İyi Sinematografi ödüllerini kazandı.
Tayland Yeni Dalgası’nın öncü yönetmenlerinden Pen-Ek Ratanaruang’ın San Sebastian Film Festivali’nin açılışında gösterilen “Son Yemek” (Morte Cucina) filmi de seçkide bulunuyor.
Rodrigo Plá’nın Locarno Film Festivali’nde Yeşil Leopar Mansiyon Ödülü’nü kazanan “Yeni Gelenler” (The Newcomers) adlı yapımı da festival programı kapsamında gösterilecek.
Genç yönetmenlerden yeni hikâyeler
İlk ve ikinci filmleriyle uluslararası sinema çevrelerinde dikkat çeken genç yönetmenlerin yapımları, festivalde yeni keşifler arayan seyircilere seslenecek.
Filistinli yönetmen Rakan Mayasi’nin amatör oyuncularla çektiği “Dün Gözümü Uyku Tutmadı” (Yesterday the Eye Didn't Sleep), Bekaa Vadisi’nde kabile kan parasının bedeli olarak sunulan iki genç kızın hikâyesini konu alıyor.
Reed Van Dyk imzalı “Kefaret” (Atonement), Irak Savaşı sırasında sivil bir araca ateş açan eski bir deniz piyadesinin bağışlanma arayışını anlatıyor.
Esteban Hoyos García ve Juan Miguel Gelacio’nun birlikte yönettiği “Beş Yıl, Dört Ay” (Five Years, Four Months) ise Kolombiya’da kaybedilen oğlunu arayan bir annenin yaşadığı yas sürecine odaklanıyor. Film, dünya prömiyerini Karlovy Vary Film Festivali’nin Ana Yarışma bölümünde yaptı.
Animasyon sinemasından üç özel yapım
Dünya festivallerinde yankı uyandıran ve animasyon sinemasının sınırlarını genişleten üç yapım da “Festivallerden” seçkisinde seyirciyle buluşacak.
Phuong Mai Nguyen’in yönettiği “Dalgalarda” (In Waves), Cannes Eleştirmenler Haftası’nın açılışını yapan ilk animasyon film olma özelliğini taşıyor.
Louis Clichy’nin “Demir Çocuk” (Iron Boy) filmi, Annecy Uluslararası Animasyon Film Festivali’nde Jüri Ödülü ile Seyirci Ödülü’nü kazandı.
Kohei Kadowaki’nin ilk uzun metrajlı filmi “Biz Uzaylıyız” (We Are Aliens) ise canlı çekim görüntüleri ve üç boyutlu unsurları animasyonla bir araya getiriyor.
Sömürgeciliğin geçmişi ve bugünü: Denizden Gelenler
Dünya Sineması programının özel bölümlerinden “Denizden Gelenler”, Homeros’un Odysseia destanından esinlenerek sömürgeciliğin tarihsel kökleri ile günümüzde yaşanan mülteci krizleri arasında bağ kuruyor.
Gillo Pontecorvo’nun 19. yüzyıl Karayiplerindeki sömürgeci güç ilişkilerini ve başkaldırıyı konu alan “İsyan!” (Queimada, 1969) filmi, seçkinin önemli yapıtlarından biri olacak.
Pedro Costa’nın sömürge sonrası travmaları, göçmen hafızasını ve tersine yolculukları ele aldığı “Vitalina Varela” (2019) ise geçmişteki sömürgeci istilalardan günümüzdeki sürgünlere uzanan yıkımın izlerini takip ediyor.
“Drakula İstanbul’da” restore edilmiş kopyasıyla gösterilecek
Festival, özel gösterimler ve anma programlarıyla sinema tarihine de saygı duruşunda bulunacak.
Türk sinemasının ilk korku filmi kabul edilen, Bram Stoker’ın romanından uyarlanan ve Mehmet Muhtar tarafından yönetilen “Drakula İstanbul’da” (1953), Sinematek/Sinema Evi tarafından restore edilen kopyasıyla gösterilecek.
Film, Türk sinema tarihinin önemli yapıtlarından biri olarak yıllar sonra yenilenmiş görüntü kalitesiyle seyircinin karşısına çıkacak.
Béla Tarr anısına “Karanlık Armoniler”
Festivalin özel anma seçkisinde, ocak ayında yaşamını yitiren Macar yönetmen Béla Tarr için “Béla Tarr ve Yıkımın Ahengi” başlıklı bir gösterim düzenlenecek.
Tarr’ın zaman odaklı sinema yaklaşımının en etkileyici örneklerinden biri kabul edilen ve kolektif hareketlerin baskıcı düzenlere dönüşmesini konu alan “Karanlık Armoniler” (Werckmeister Harmonies, 2000), restore edilmiş kopyasıyla gösterilecek.
Gösterimin ardından Béla Tarr’ın sinema anlayışı ve yapıtları üzerine özel bir söyleşi gerçekleştirilecek.
Jocelyne Saab’a özel seçki
Festival, Orta Doğu sinemasının öncü ve cesur yönetmenlerinden Jocelyne Saab’ı da özel bir seçkiyle anacak.
1948-2019 yılları arasında yaşayan yönetmenin “Beyrut, Bir Daha Asla”, “Beyrut’tan Mektup” ve “Beyrut, Benim Şehrim” filmlerinden oluşan “Beyrut Üçlemesi”, restore edilmiş kopyalarıyla Adana’da gösterilecek.
Saab’ın 1985 yılında Cannes Film Festivali’nde yarışan ilk kurmaca uzun metrajlı filmi “Bıçak Sırtı” (Une vie suspendue) da “Direniş ve Yıkım Arasında” başlıklı seçki kapsamında sinemaseverlerle buluşacak.





