Adana Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen “Cumhuriyet ve Aydın Sorumluluğu” paneli yoğun katılımla gerçekleşti. Oyuncu ve yönetmen Mehmet Aslantuğ, cumhuriyetin bir yönetim biçiminden öte bir zihniyet olduğunu vurgulayarak, aydın olmanın yalnızca bilmek değil, gerektiğinde bedel ödemeyi göze almak olduğunu söyledi.

Whatsapp Image 2026 04 05 At 15.35.29

Adana’da Yoğun Katılımlı Panel

Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu’nda gerçekleştirilen “Cumhuriyet ve Aydın Sorumluluğu” paneli, siyaset, medya ve sanat dünyasından önemli isimleri bir araya getirdi.

Panele Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Başkan Vekili Güngör Geçer, CHP Adana İl Başkanı Doç. Dr. Anıl Tanburoğlu ile CHP milletvekilleri Müzeyyen Şevkin ve Orhan Sümer katıldı.

Panel öncesinde Zeydan Karalar ve Güngör Geçer açılış konuşmaları yaparken, moderatör Av. Erdal Yıldırım panelin güncel siyasal ve toplumsal önemine dikkat çekti.

Panelde gazeteciler Deniz Zeyrek ve Sedef Kabaş ile CHP Milletvekili Gamze Taşçıer de konuşmacı olarak yer aldı.

Whatsapp Image 2026 04 05 At 15.35.29 (2)

Aslantuğ: “Adana’nın Kültürel Hafızası Çok Derin”

Oyuncu ve yönetmen Mehmet Aslantuğ, konuşmasının başlangıcında Adana’ya dair gözlemlerini anlattı.

Adana’yı “karış karış gezdiğini” ifade eden Aslantuğ, kentin geçmişteki üretim gücüne ve kültürel birikimine dikkat çekti. Özellikle 1950’li yılların anlatıldığı edebiyat eserlerinden yola çıkarak Adana’nın hem ekonomik hem de kültürel olarak Türkiye’de özel bir yere sahip olduğunu vurguladı.

Aslantuğ, Adana insanını ise şu sözlerle tanımladı:

  • “Dokunarak, hissederek yaşayan”
  • “Sözü de eli de değen”
  • “Sanata sahip çıkan”

Bu özelliklerin kentin edebiyat, şiir ve sinema ile kurduğu güçlü bağın temelini oluşturduğunu ifade etti.

Whatsapp Image 2026 04 05 At 15.35.30

“Cumhuriyet Bir Yönetim Biçimi Değil, Bir Zihniyettir”

Konuşmasının merkezine cumhuriyet kavramını alan Aslantuğ, şu vurguyu yaptı:

Cumhuriyetin yalnızca bir yönetim biçimi olarak görülmesinin eksik olduğunu belirten Aslantuğ, onun aynı zamanda kuşaktan kuşağa aktarılan bir zihniyet olduğunu söyledi.

Bu zihniyetin korunmasının ise bir “nöbet” olduğunu ifade ederek şu değerlendirmede bulundu:

  • “Cumhuriyeti kurmak yetmez, nöbetini tutmak gerekir.”
  • “Bu nöbet sürekli tazelenmeli ve yeni kuşaklara aktarılmalıdır.”

“Aydın Olmak Bilmek Değil, Bedel Ödemektir”

Aslantuğ’un konuşmasının en çarpıcı bölümlerinden biri aydın tanımı oldu.

Aydın olmanın yalnızca bilgi sahibi olmakla sınırlı olmadığını belirten Aslantuğ, şu ifadeleri kullandı:

  • “Bilmek yetmez.”
  • “Fikir üretmek de yetmez.”
  • “Geriye bir tek şey kalır: Bedel ödemek.”

Ona göre aydın; gerektiğinde risk alan, bilgisini ve düşüncesini savunurken bedel ödemeyi göze alan kişidir. Aksi durumda “alanın boş kalacağını” vurguladı.

“Hakikat Kaybına Karşı Sorumluyuz”

Aslantuğ, konuşmasının devamında toplumda yaşanan “hakikat kaybına” dikkat çekti.

Hak ve özgürlükler, demokrasi, sosyal devlet ve barış gibi temel değerlerin zaten bilindiğini ancak bunların içinin boşaltılmaması gerektiğini belirtti.

“Bildiklerimiz üzerinden inandık” diyen Aslantuğ, bu değerlerin hamasi söylemlerle değil, gerçek yaşam pratikleriyle savunulması gerektiğini ifade etti.

Genç Kuşaklara Yeni Bir Dil Çağrısı

Gençlerle kurulan iletişimin önemine değinen Aslantuğ, eski kuşakların didaktik dilinin artık karşılık bulmadığını söyledi.

Yeni kuşaklara ulaşmak için:

  • Yeni bir dil
  • Yeni bir anlatım biçimi
  • Yeni bir iletişim yöntemi

geliştirilmesi gerektiğini belirtti.

“Çocuklar başka zamanın çocukları” diyen Aslantuğ, onların dünyasını anlamadan yapılan çağrıların etkisiz kalacağını vurguladı.

“Sanatçı Topluma Ayna Tutmaz, Kırık Ayna Gibi Hakikatleri Yansıtır”

Sanatın rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Aslantuğ, sanatçının görevini şu sözlerle tanımladı:

  • “Sanatçı topluma birebir ayna tutmaz.”
  • “Kırık ayna gibi başka hakikatleri yansıtır.”

Sanatın yalnızca estetik üretim olmadığını belirten Aslantuğ, aynı zamanda:

  • Adaletsizliklere tanıklık etmek
  • Hak ihlallerini görünür kılmak
  • Toplumsal hafızayı kayıt altına almak

gibi işlevleri olduğunu söyledi.

Türkiye’de Avukat Sayısı 5 Yılda Yüzde 44 Arttı
Türkiye’de Avukat Sayısı 5 Yılda Yüzde 44 Arttı
İçeriği Görüntüle

“Sanat, Konfor Alanı Değildir”

Aslantuğ, sanatın konfor, şöhret ve mülk biriktirme alanı olarak görülmesine de eleştiri getirdi.

Sanatçıların toplumsal sorumluluklarının altını çizen Aslantuğ, hakikat karşısında sessiz kalmanın kabul edilemez olduğunu vurguladı.

Sanatın esas görevinin “gerçeğe tanıklık etmek” olduğunu belirtti.

Toplumsal Sorumluluk Çağrısı: “Herkesin Yapacak Bir Şeyi Var”

Konuşmasının sonunda yalnızca sanatçılara değil, toplumun tüm kesimlerine sorumluluk düştüğünü ifade eden Aslantuğ, mücadeleyi başkalarına havale etmenin yanlış olduğunu söyledi.

“Bana mı kaldı?” anlayışının yaygınlaştığını belirten Aslantuğ, bunun toplumsal çözülmeye yol açtığını ifade etti.

Yerel ölçekte yapılabilecek çalışmalara dikkat çekerek:

  • Mahallelerde etkinlikler düzenlenmesi
  • Sanatın ve kültürün köylere taşınması
  • Toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi

gerektiğini söyledi.

Whatsapp Image 2026 04 05 At 15.22.23 (1)

“Hakikati Savunmak İçin Israr Gerekir”

Aslantuğ konuşmasını, hakikat mücadelesinin süreklilik gerektirdiğini vurgulayarak tamamladı:

  • “Bıkmadan, usanmadan anlatmak zorundayız.”
  • “Hakikat kendiliğinden korunmaz.”

Panel, katılımcıların yoğun ilgisi ve tartışmalarla sona erdi.

Muhabir: Güven BOĞA