Anayasa Mahkemesinin iki norm denetimi ile dört bireysel başvuruya ilişkin kararı, 17 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı.

Hâkim ve savcı atamalarında yeni dönem: Doğu-batı ayrımı kaldırılıyor
Hâkim ve savcı atamalarında yeni dönem: Doğu-batı ayrımı kaldırılıyor
İçeriği Görüntüle

Kararlar; askerî personele verilen uyarma ve kınama cezalarının yargı denetimi dışında bırakılmasından yayınların toplatılmasına, ceza yargılamasında lehe delillerin değerlendirilmemesinden icra ihalelerinde uygulanan yüksek para cezalarına kadar farklı konuları kapsıyor.

Kitap ve dergilerin toplatılmasında ifade ve basın özgürlüğü ihlali

AYM Genel Kurulu, 2016/1845 başvuru numaralı dosyada; kitap, dergi ve broşürler hakkında verilen toplatma kararlarını inceledi.

Başvuru; yazarlar, yayınevleri ve siyasi partilere ait yayınların “örgüt propagandası” veya “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” iddialarıyla toplatılmasına ilişkin farklı dosyaların birleştirilmesiyle ele alındı.

Yüksek Mahkeme, toplatma kararlarının ilgililere bildirilmemesi, bazı kararların yetki yönünden sorun taşıması ve tedbirlerin fiilen kalıcı bir yayın yasağına dönüşmesi gibi nedenlerle kanunilik şartının karşılanmadığı sonucuna vardı.

AYM, başvurucuların ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine karar verdi. İhlalin giderilmesi için ilgili dosyalarda yeniden yargılama yapılmasına ve başvuruculara manevi tazminat ödenmesine hükmedildi.

Lehe tanık ifadeleri değerlendirilmedi

2021/9171 başvuru numaralı dosyada, 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimiyle bağlantılı olarak yargılanan astsubay Serdar Uzel’in başvurusu incelendi.

Başvurucu, yargılama sırasında lehine ifade veren tanıkların beyanlarının mahkûmiyet kararında değerlendirilmediğini ileri sürdü.

AYM, davanın sonucunu etkileyebilecek nitelikteki lehe tanık anlatımlarının kararda tartışılmadığını ve bu beyanlara neden itibar edilmediğinin açıklanmadığını belirledi.

Yüksek Mahkeme, Anayasa’nın 36’ncı maddesinde güvence altına alınan gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine oybirliğiyle karar verdi. Dosya, ihlalin giderilmesi amacıyla yeniden yargılama yapılmak üzere İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi.

İhalenin feshi davasında 560 bin liralık ceza ölçüsüz bulundu

AYM, 2022/49505 başvuru numaralı Gazmer Petrol A.Ş. dosyasında, icra yoluyla satılan bir taşınmazın ihalesinin feshi talebiyle açılan davayı değerlendirdi.

İhalenin feshi davasının reddedilmesinin ardından şirkete, ihale bedelinin yüzde 10’u oranında ve 560 bin lira tutarında para cezası verildi.

AYM, mahkemenin olayın koşullarını değerlendirmeden ve neden üst sınırdan ceza uyguladığını açıklamadan azami oranda ceza verdiğini belirledi. İstinaf ve temyiz incelemelerinde de para cezasının miktarı yönünden yeterli değerlendirme yapılmadığı kaydedildi.

Yüksek Mahkeme, bu uygulamanın başvurucuya aşırı bir külfet yüklediğine ve mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğine hükmetti. Yeniden yargılama yapılması için dosyanın Konya 2. İcra Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verildi.

Takdir indirimi uygulandı, HAGB talebi reddedildi

2022/56875 başvuru numaralı dosyada ise sanık hakkında takdir indirimi uygulanmasına rağmen cezanın ertelenmemesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesi incelendi.

Başvurucu, kararda çelişki bulunduğunu ve bu konudaki itirazlarının mahkemeler tarafından karşılanmadığını savundu.

AYM, gerekçeli karar hakkına ilişkin iddiayı kabul edilebilir bulmasına karşın yapılan değerlendirme sonucunda gerekçeli karar hakkının ihlal edilmediğine karar verdi. Diğer iddialar ise başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez bulundu.

Askerî personelin uyarma ve kınama cezalarına yargı yolu kapalı kalacak

AYM’nin E.2025/212, K.2026/127 sayılı norm denetimi kararında, Türk Silahlı Kuvvetleri personeline verilen uyarma ve kınama disiplin cezalarına karşı yargı yolunu kapatan düzenleme ele alındı.

Ankara 23. İdare Mahkemesi, 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu’ndaki düzenlemenin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptal başvurusunda bulundu.

AYM çoğunluğu, uyarma ve kınama cezalarının yargı denetimi dışında bırakılmasının askerî disiplinin sağlanması amacıyla orantısız olmadığı görüşüne ulaştı ve iptal istemini reddetti.

Karara altı üye karşı çıktı. Karşıoylarda, bu cezaların sicil, terfi, atama ve sözleşme feshi gibi işlemlere etkide bulunabileceği; bu nedenle yargı denetimi dışında bırakılamayacağı savunuldu.

Tekrarlanan ihlallere iki kat ceza düzenlemesi değiştirildi

E.2026/72, K.2026/143 sayılı dosyada ise tütün ve alkol piyasasına ilişkin düzenlemelerin tekrar ihlal edilmesi durumunda önceki cezanın iki katı idari para cezası uygulanmasını öngören hüküm incelendi.

Danıştay 13. Dairesi, tekerrür için herhangi bir süre sınırı öngörmeyen düzenlemenin iptali istemiyle AYM’ye başvurdu.

Ancak dava devam ederken yapılan kanun değişikliğiyle tekerrür uygulamasına bir yıllık süre sınırı getirildi. AYM, fail lehine olan yeni düzenlemenin geçmişe dönük uygulanması gerektiğini belirterek eski hükmün davada uygulanma olanağının kalmadığı sonucuna vardı.

Bu nedenle başvuru hakkında karar verilmesine yer olmadığına oybirliğiyle hükmedildi.

Altı kararın bilançosu

Dosya Konu AYM’nin kararı
2016/1845 Yayınların toplatılması İfade ve basın özgürlüğü ihlali
2021/9171 Lehe tanık beyanlarının değerlendirilmemesi Gerekçeli karar hakkı ihlali
2022/49505 İhalenin feshi davasında yüzde 10 para cezası Mahkemeye erişim hakkı ihlali
2022/56875 Erteleme ve HAGB taleplerinin değerlendirilmesi İhlal olmadığı
E.2025/212 Askerî personele verilen uyarma ve kınama cezaları İptal isteminin reddi
E.2026/72 Tekrarlanan ihlallerde iki kat idari para cezası Karar verilmesine yer olmadığı

Böylece dört bireysel başvurunun üçünde hak ihlali tespit edilirken bir başvuruda ihlal bulunmadı. İki norm denetimi dosyasında ise herhangi bir kanun hükmü iptal edilmedi. Kararlar, 17 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı.