“Vatandaşın tapusu var ama tasarrufu yok”

Şevkin, özellikle miras yoluyla devredilen taşınmazlarda paylı mülkiyetin yaygın olduğunu belirterek mevcut mevzuattaki oybirliği şartı ve bürokratik engeller nedeniyle çok sayıda taşınmazın fiilen kullanılamaz hale geldiğini söyledi.

Konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

“Vatandaşın tapusu var ama tasarrufu yok. Paydaşlardan birine ulaşılamadığı ya da muvafakat alınamadığı için ifraz yapılamıyor, ruhsat alınamıyor, tarım yapılamıyor. Bu tablo, Anayasa’nın 35’inci maddesiyle güvence altına alınan mülkiyet hakkının özünü zedelemektedir.”


“Konut arzı daralıyor, tarım arazileri atıl kalıyor”

Şevkin’in sunduğu araştırma önergesinin gerekçesinde, paylı mülkiyet nedeniyle birçok alanda ciddi sorunlar yaşandığına dikkat çekildi.

Buna göre;

Şevkin, özellikle tarım arazilerinin üretim dışı kalmasının kırsal kalkınma ve gıda güvenliği açısından risk oluşturduğunu, yapılaşamayan arsaların ise konut arzını daraltarak fiyat artışlarına dolaylı katkı sağladığını ifade etti.


Sorunun kapsamı araştırılacak

Araştırma önergesiyle;

  • Paylı mülkiyet sorunlarının ülke genelindeki boyutunun belirlenmesi,

  • İmar, ifraz ve ruhsat süreçlerindeki hukuki ve idari engellerin tespit edilmesi,

  • Tarımsal üretime etkilerinin incelenmesi,

  • Konut arzı ve şehirleşme üzerindeki sonuçlarının değerlendirilmesi,

  • Mülkiyet hakkı ile kamu yararı arasındaki dengenin güçlendirilmesine yönelik çözüm önerilerinin geliştirilmesi amaçlanıyor.

Şevkin, taşınmazların atıl kalmasının hem ekonomi hem de toplum açısından olumsuz sonuçlar doğurduğunu belirterek, “Vatandaşın mülkiyet hakkını etkin biçimde kullanabilmesi için sorunun kaynağı Meclis eliyle ortaya konmalı ve kalıcı çözümler üretilmelidir” dedi.

Muhabir: Haber Merkezi