Her Yer Çocuk Derneği, KESK Adana Kadın Meclisi ve Eğitim Sen Adana Şubesi'nin ortak organizasyonuyla Adana'da gösterilen "Dal Değdi Gözüme" belgeseli, mevsimlik tarım işçiliği, çocuk işçiliği ve çocuk hakları üzerine önemli bir buluşmaya dönüştü. Gösterimin ardından yönetmen Alper Şen ile gerçekleştirilen söyleşide, belgeselin yalnızca gerçekliği kayıt altına almak için değil, onu değiştirecek mücadeleye katkı sunmak amacıyla üretildiği vurgulandı.

Whatsapp Image 2026 06 20 At 23.21.49

Çocukların yaşamına tanıklık etmek için buluştular

Her Yer Çocuk Derneği, KESK Kadın Meclisi ve Eğitim Sen Adana Şubesi'nin ortaklaşa düzenlediği "Dal Değdi Gözüme" belgesel gösterimi, Adana'da yoğun katılımla gerçekleştirildi. Mevsimlik tarım işçisi çocukların yaşamını merkeze alan belgesel, izleyicilere çocukların karşı karşıya kaldığı eşitsizlikleri ve hak ihlallerini yeniden düşünme fırsatı sundu.

Gösterimin ardından belgeselin yönetmeni Alper Şen ile söyleşi gerçekleştirildi. Söyleşide hem belgeselin ortaya çıkış süreci hem de çocuk hakları mücadelesi üzerine değerlendirmelerde bulunuldu.

Whatsapp Image 2026 06 20 At 23.21.50 (1)

Eğitim Sen: "Yalnızca bir belgesel izlemek için değil, çocukların yaşamına tanıklık etmek için buradayız"

Etkinliğe ev sahipliği yapan Eğitim Sen Adana Şubesi adına açılış konuşmasını Eğitim Sekreteri Savaş İlhan yaptı.

İlhan, katılımcıların yalnızca bir belgesel izlemek için değil, çocukların yaşamlarına, karşılaştıkları zorluklara ve onların dünyasına birlikte tanıklık etmek amacıyla bir araya geldiklerini söyledi.

"Dal Değdi Gözüme" belgeselinin çocukların yaşadığı toplumsal gerçeklikleri görünür kılarken izleyicilere önemli sorular yönelttiğini belirten İlhan, "Çocukların güvenli, özgür ve eşit bir yaşam hakkını ne kadar sağlayabiliyoruz? Onların sesini ne kadar duyuyoruz?" sorularının herkes için ortak bir sorumluluk olduğunu ifade etti.

Eğitim Sen'in eğitimi yalnızca okul duvarları içinde değil, yaşamın bütünü içinde değerlendirdiğini belirten İlhan, her çocuğun nitelikli eğitime, güvenli bir çevreye ve mutlu bir geleceğe erişme hakkını savunduklarını dile getirdi.

Bu nedenle çocuk haklarını görünür kılan çalışmaların toplumda farkındalık yaratması açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan İlhan, belgeselin hazırlanmasında emeği geçen kişi ve kurumlara teşekkür ederek çalışmanın çocuk hakları, eğitim ve toplumsal sorumluluk üzerine yeni tartışmaların önünü açmasını temenni etti.

Whatsapp Image 2026 06 20 At 23.21.50

KESK Adana Kadın Meclisi: "Çukurova'da gördüğümüz tablo ağır hak ihlallerini ortaya koyuyor"

KESK Kadın Meclisi adına konuşan Gülcan Aydın, Adana Kadın Meclisi olarak yaklaşık bir aydır Çukurova'nın farklı bölgelerinde gezici tarım işçiliğinin kadınlar ve çocuklar üzerindeki etkilerini araştırdıklarını anlattı.

Yenice, Solaklı, Tuzla ve Yumurtalık'ta yürüttükleri saha çalışmaları, anketler ve gözlemlerin son derece ağır bir tablo ortaya koyduğunu belirten Aydın, tarımda iş gücü olarak görülmeleri nedeniyle çok sayıda çocuk doğurmak zorunda bırakılan genç annelerle karşılaştıklarını söyledi.

Kadınların uzun çalışma saatleri boyunca ağır koşullarda, düşük ücretlerle, sosyal güvenceden yoksun ve kayıt dışı çalıştırıldığını belirten Aydın, sağlık hizmetlerine erişemeyen ve insanca yaşam koşullarından mahrum bırakılan çok sayıda aileyle görüştüklerini ifade etti.

"Çocukların eğitim hakkı sürekli kesintiye uğruyor"

Saha araştırmalarının en çarpıcı sonuçlarından birinin çocukların eğitim hakkına ilişkin olduğunu söyleyen Gülcan Aydın, görüştükleri ailelerin büyük bölümünde çocukların eğitim yaşamlarının kesintiye uğradığını aktardı.

Sürekli göç etmek zorunda kalan çocukların okullarına düzenli devam edemediğini, birçok çocuğun eğitimini yarıda bırakmak zorunda kaldığını belirten Aydın, çocuk işçiliğinin hâlâ yaygın biçimde sürdüğünü ve çocukların tarlalarda emek sömürüsünün bir parçası haline getirildiğini dile getirdi.

Aydın, yaşananların yalnızca bireysel yoksullukla açıklanamayacağını, bunun mevcut ekonomik ve toplumsal sistemin ürettiği derin eşitsizliklerin sonucu olduğunu söyledi.

Neoliberal politikaların tarım emekçilerini güvencesizliğe mahkûm ettiğini, kamusal hizmetlerin zayıflatıldığını ve sosyal devlet anlayışının geriletilmesiyle kadınlar ve çocukların en ağır bedeli ödediğini ifade eden Aydın, bunun sistematik bir emek sömürüsünü ve sürekli hak ihlallerini gözler önüne serdiğini kaydetti.

"Kamucu politikalar olmadan çözüm mümkün değil"

KESK'in kamu emekçileri mücadelesi perspektifini hatırlatan Aydın, kamusal hizmetlerin piyasalaştırılmasına karşı eşit, ücretsiz ve nitelikli eğitim ile sağlık hizmetlerinin herkes için erişilebilir olması gerektiğini vurguladı.

Emekçilerin sendikal haklarının güvence altına alındığı, güvenceli çalışma koşullarının oluşturulduğu ve sosyal adaletin esas alındığı bir düzen kurulmadan sorunların çözülemeyeceğini belirten Aydın, kadın emeğinin görünmez kılınmadığı, çocukların iş gücüne değil eğitime yönlendirildiği demokratik ve eşitlikçi bir toplumsal yapının mümkün olduğunu söyledi.

Aydın konuşmasını şu çağrıyla tamamladı:

"Eğitim ve sağlık hizmetlerine eşit erişim sağlanmalı, gezici tarım işçilerinin insanca yaşayabileceği güvenceli çalışma koşulları oluşturulmalı, sosyal güvenlik hakları eksiksiz uygulanmalı, çocuk işçiliği etkin biçimde önlenmeli ve hiçbir çocuğun eğitim hakkından mahrum kalmasına izin verilmemelidir. Kadınların emeğinin sömürülmediği, çocukların tarlalarda değil okullarda olduğu bir yaşam mümkündür."

Her Yer Çocuk Derneği: "Karadeniz'deki tablo ile Çukurova arasında büyük fark yok"

Her Yer Çocuk Derneği adına konuşan Ece İdil Ceylan, belgeselin Karadeniz'deki fındık hasadı sürecini anlatmasına karşın, ülkedeki mevsimlik tarım işçilerinin yaşadığı sorunların yalnızca o bölgeyle sınırlı olmadığını söyledi.

Karadeniz'deki fındık işçilerinin yaşam koşullarıyla Antep ve Adana başta olmak üzere Güney'deki mevsimlik tarım işçilerinin yaşamları arasında büyük benzerlikler bulunduğunu ifade eden Ceylan, çocuk işçiliğinin farklı bölgelerde benzer biçimlerde sürdüğünü belirtti.

Çukurova Üniversitesinde Türk ve Özbek Müzik Kültürleri Buluştu
Çukurova Üniversitesinde Türk ve Özbek Müzik Kültürleri Buluştu
İçeriği Görüntüle

Belgeselde anlatılan gerçekliğin Çukurova'da da yaşandığını vurgulayan Ceylan, çocuk hakları mücadelesini ve çocuk işçiliğine karşı yürütülen çalışmaları kararlılıkla sürdüreceklerini söyledi.

Alper Şen: "Belgelemek kadar değiştirmek için mücadele etmek de önemli"

Belgesel gösteriminin ardından gerçekleştirilen söyleşide yönetmen Alper Şen, izleyicilerin sorularını yanıtladı.

Şen, belgesel üretiminin yalnızca yaşananları kayıt altına almak anlamına gelmediğini belirterek, belgelemenin kıymetinin toplumsal gerçekliği görünür kılmasının yanında, o gerçekliği değiştirecek mücadeleye katkı sunmasında yattığını ifade etti.

Belgeselin çocuk işçiliği, mevsimlik tarım emekçiliği ve çocuk hakları konusunda toplumsal duyarlılığı artırmasını hedeflediğini dile getiren Şen, sanatın ve belgesel sinemanın toplumsal dönüşümün önemli araçlarından biri olduğunu söyledi.

Çocuk hakları mücadelesine ortak çağrı

Gösterim boyunca yapılan konuşmalarda ortak vurgu; mevsimlik tarım işçiliğinin kadınlar ve çocuklar üzerindeki ağır etkilerinin görünür kılınması, çocuk işçiliğinin sona erdirilmesi, eğitim hakkının güvence altına alınması ve kamusal sosyal politikaların güçlendirilmesi oldu.

Katılımcılar, çocukların tarlalarda değil okullarda olması gerektiğini vurgulayarak, çocuk hakları mücadelesinin büyütülmesi ve toplumsal farkındalığın artırılması çağrısında bulundu.

Muhabir: Güven BOĞA