DEM Parti Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu, Rojava’ya yönelik saldırıları protesto eden yurttaşlara yapılan müdahalelere ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, barışçıl protestolara yönelik kolluk müdahalelerinin işkence ve kötü muamele boyutuna ulaştığı belirtilerek, keyfi gözaltı ve tutuklamalara son verilmesi çağrısı yapıldı.
Komisyonun açıklamasında, Rojava’da yaşanan sivil ölümleri ve Kürt halkına yönelik saldırıları protesto etmek amacıyla Amed, Van, Batman, Urfa, Mardin, Şırnak, İstanbul, Mersin ve birçok kentte yapılan eylemlere güvenlik güçlerinin orantısız güçle müdahale ettiği ifade edildi. Bu müdahalelerin münferit olmadığı vurgulanan açıklamada, yaşananların “Kürt halkının kimliğini, hafızasını ve siyasal iradesini bastırmaya yönelik sistematik bir sindirme politikasının parçası” olduğu belirtildi.
“Siyasetin Kendisi Kuşatma Altında”
Açıklamada, yalnızca eylemlere katılan yurttaşların değil, seçilmiş siyasetçilerin de gözaltına alınmasının siyasal alanın tasfiye edilmek istendiğini gösterdiği savunuldu. Bu durumun yalnızca DEM Parti’ye değil, toplumun siyaset yapma hakkına yönelik bir saldırı olduğu ifade edildi.
Komisyon, Halep’te Kürtlerin ve Arap olmayan diğer etnik ve inanç gruplarının yaşadığı mahallelere yönelik 6 Ocak’ta başlayan saldırıların Türkiye’de protesto edilmesine ilişkin verileri de paylaştı. Buna göre, 23 Ocak 2026 itibarıyla en az 400 kişinin gözaltına alındığı, 60 kişinin tutuklandığı, 80 kişinin ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı belirtildi. Gözaltına alınanlar arasında çok sayıda çocuğun bulunduğu kaydedildi.
Nusaybin ve Suruç Vurgusu
Mardin’in Nusaybin ilçesinde 21 Ocak’ta yapılan protestoların ardından yaşanan bayrak indirme provokasyonunun bahane edilerek gençlere yönelik işkence boyutuna varan müdahaleler yapıldığı ifade edilen açıklamada, bir gencin hastanedeki tedavisi sürerken tutuklandığı aktarıldı. Urfa’nın Suruç ilçesinde ise müdahale sonucu bir kişinin gözünü kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya olduğu bildirildi.
Komisyon, siyasi iktidar temsilcilerinin sert söylemlerinin kolluk kuvvetlerinin aşırı güç kullanımını teşvik ettiğini savunarak, yaşanan işkence ve kötü muameleye ilişkin savcılıklara suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı.
Basına Sansür Tepkisi
Açıklamada ayrıca, Rojava’daki saldırıları haberleştiren gazetecilere yönelik gözaltılar yapıldığı, Kürt basınına ve sosyal medyada haber paylaşan kişi ve kurumlara erişim engelleri getirildiği belirtildi. Bazı haber ajanslarının günde birkaç kez yeni hesap açmak zorunda kaldığı ifade edildi.
DEM Parti Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu, protesto hakkının demokratik toplumların temel unsuru olduğuna dikkat çekerek, sessizliğin adaletsizliğe ortak olmak anlamına geldiğini vurguladı.
Talepler Sıralandı
Açıklamada şu taleplere yer verildi:
-
Protestolara müdahalede kolluk tarafından uygulanan işkence ve kötü muamele derhal son bulmalı, sorumlular hakkında etkili soruşturma açılmalıdır.
-
Keyfi gözaltılara son verilmelidir.
-
Gözaltına alınan tüm yurttaşlar, siyasetçiler ve haksız tutuklananlar serbest bırakılmalıdır.
-
Basının haber alma hakkına saygı duyulmalı, erişim engelleriyle uygulanan sansür kaldırılmalıdır.
-
Kürt halkına yönelik baskı politikalarına son verilmelidir.




