DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, 1937-38 yıllarında yaşanan ve kamuoyunda “Dersim Tertelesi” olarak anılan sürece ilişkin kapsamlı bir kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sundu. Teklifte, tarihsel olaylarla yüzleşilmesi, hakikatin ortaya çıkarılması ve toplumsal hafızanın güçlendirilmesi hedefleniyor.
4 Mayıs vurgusu: “Yas Günü”
Teklifin genel gerekçesinde, 4 Mayıs 1937’nin Dersim’de yürütülen askeri harekâtın planlanıp resmiyet kazandığı tarih olduğuna dikkat çekildi. Bu günün, Dersim halkı tarafından “Roza Şae” (Yas Günü) olarak anıldığı belirtilerek, yaşananların kolektif hafızada derin izler bıraktığı ifade edildi.
“Tekçi politikaların en sert tezahürü”
Gerekçede, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte Kürt Kızılbaş-Alevi kimliğine yönelik baskılara değinilerek, 25 Aralık 1935 tarihli “Tunceli Vilayetinin İdaresi Hakkında Kanun” ve 4 Mayıs 1937 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla başlatılan “Tedip ve Tenkil Harekâtı”nın en ağır sonuçlarının Dersim’de yaşandığı kaydedildi.
Bu süreçte binlerce kişinin hayatını kaybettiği, on binlercesinin zorla yerinden edildiği, köylerin yakıldığı ve kutsal mekânların tahrip edildiği vurgulandı. Resmî rakamların 13 bin ölümden söz ettiğine işaret edilirken, yerel kaynaklara göre bu sayının 50 binin üzerinde olabileceği ifade edildi.
Seyit Rıza ve arkadaşlarının mezar yerleri
Teklifte, 15 Kasım 1937’de idam edilen Seyit Rıza, oğlu Hüseyin ve arkadaşlarının mezar yerlerinin hâlâ bilinmediğine dikkat çekilerek, bu durumun toplumsal vicdanda derin yaralar açtığı belirtildi.
Teklifte öne çıkan düzenlemeler
Kanun teklifinde şu başlıklar öne çıktı:
- “Dersim” isminin iadesi: Tunceli ilinin adının tarihsel ve kültürel hafızaya uygun şekilde yeniden “Dersim” olarak düzenlenmesi
- Hafıza anıtı: İl merkezinde “Dersim Tertelesi ile Yüzleşme ve Hafıza Anıtı” inşa edilmesi
- Hakikat Komisyonu: Bağımsız bir “Hakikat, Adalet ve Yüzleşme Komisyonu” kurulması
- Arşivlerin açılması: Tüm devlet arşivlerinin eksiksiz şekilde araştırmaya açılması
- Mezar yerlerinin tespiti: Katledilenlerin mezar yerlerinin bilimsel yöntemlerle belirlenmesi
- DNA incelemeleri: Kimliklendirme çalışmaları yapılarak naaşların ailelere teslim edilmesi
- Toplu mezarların korunması: Tespit edilen alanların hafıza mekânı olarak korunması
“Toplumsal barış için yüzleşme şart”
Gerekçede, geçmişle yüzleşmenin yalnızca Dersim halkı için değil, Türkiye’de kalıcı bir toplumsal barışın inşası açısından da kritik olduğu vurgulandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçmişte yaptığı özrün önemli bir adım olduğu belirtilmekle birlikte, somut adımların atılmadığı ifade edildi.
Kordu’nun teklifinde, devletin geçmişte yaşanan ağır insan hakları ihlalleriyle yüzleşmesinin, benzer olayların tekrar yaşanmaması için zorunlu olduğu mesajı verildi.




