DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Elazığ’da son yıllarda artan kadın cinayetleri ve ağır şiddet vakalarını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Kordu, kadınların sistematik biçimde risk altında olduğunu vurgulayarak, kolluk kuvvetleri ve koruyucu-önleyici mekanizmaların yetersizliğine dikkat çekti.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, yerel basın ve insan hakları örgütlerinin verilerine işaret eden Kordu, Elazığ’ın Türkiye genelinde kadına yönelik şiddet açısından yüksek riskli iller arasında yer aldığını belirtti.
“Dilara Günana Davası Sürüncemede Bırakılıyor”
Kordu’nun açıklamasında en çarpıcı örneklerden biri, 25 yaşındaki Dilara Günana’nın Sedeftepe köyünde kaybolduktan 9 gün sonra toprağa gömülü halde bulunan cansız bedeni oldu. Dilara’nın ölümünün münferit bir vaka olmadığını vurgulayan Kordu, davanın aylarca sürüncemede bırakılmasının kadın örgütleri ve aile tarafından tepkiyle karşılandığını ifade etti.
Sanık Volkan Kaplan’ın tutuklu, anne ve babasının tutuksuz yargılandığı davada, savcının dördüncü duruşmada da mütalaa için süre istemesine dikkat çeken Kordu, anne, baba ve kardeşin cinayete iştirak ettiğine dair çok sayıda delil bulunmasına rağmen beraat talep edilmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi. Davanın 2 Mart 2026’ya ertelenmesi ise adalete erişim açısından ciddi kaygı yarattı.
Sümeyye Yıldız Cinayetinde “Gerçek Fail” Şüphesi
Kordu, 25 Kasım 2025’te Kovancılar ilçesinde 3 çocuk annesi Sümeyye Yıldız’ın evli olduğu erkek tarafından öldürülmesini de Meclis gündemine taşıdı. Cinayetin “aile içi tartışma” olarak geçiştirilemeyeceğini belirten Kordu, olayda çok sayıda şüpheli nokta bulunduğunu vurguladı.
Fail olduğu iddia edilen kişinin son evre MS hastası olması, silahı kullanabilecek fiziksel güce sahip olmaması, çocukların “o gece tartışma yaşanmadığı” yönündeki beyanları ve aile ile avukatın “gerçek fail başka olabilir” değerlendirmeleri, soruşturmanın bütüncül ve tarafsız yürütülmediği şüphesini güçlendirdi.
“Kadın Cinayetleri Münferit Değil, Yapısal Bir Sorun”
Elazığ’da yaşanan bu iki cinayetin dahi kadına yönelik şiddetin münferit olmadığını gösterdiğini ifade eden Kordu, kadınların yaşam hakkının korunamadığını, risk altındaki kadınlar için oluşturulan mekanizmaların çalışmadığını ve yargı ile kolluk birimlerinin etkin soruşturma yürütmediğini söyledi.
Bakana 8 Maddelik Soru
Ayten Kordu, İçişleri ve Adalet Bakanlıklarına yönelttiği soru önergesinde şu başlıkların yanıtlanmasını istedi:
-
Kadın cinayetleri davalarında etkin izleme ve denetim mekanizmalarının olup olmadığı
-
Elazığ’da son 5 yıldaki kadın cinayetlerinin sayısı ve fail profilleri
-
Aile içi işbirliği, delil karartma ve “faili başka kişiye yıkma” girişimlerinin tespit edilip edilmediği
-
Sığınma evlerinin sayısı, kapasitesi ve doluluk oranları
-
Kolluk kuvvetlerinin risk değerlendirmesi ve koruma tedbirlerini zamanında uygulayıp uygulamadığı
-
Şiddet başvurusu yapılan bölgelerde önleyici devriye ve risk takibi yapılıp yapılmadığı
-
Kadına yönelik şiddetin yoğun olduğu bölgelerde özel eylem planı veya kriz masası kurulup kurulmadığı
Kordu, Elazığ’daki tabloya ilişkin olarak, “Kadınların yaşam hakkı, cezasızlık politikaları ve ihmallerle yok sayılıyor. Bu mesele sadece adli değil, açık bir insan hakları ihlalidir” değerlendirmesinde bulundu.




