<p data-end="447" data-start="188"><strong data-end="239" data-start="188">DEM Parti Şırnak Milletvekili Mehmet Zeki Irmez</strong>, 26 Haziran Uluslararası Uyuşturucu Kullanımı ve Yasadışı Ticaretle Mücadele Günü vesilesiyle, <strong data-end="447" data-start="335">Türkiye’de derinleşen uyuşturucu sorununa dikkat çekerek Meclis Araştırma Komisyonu kurulması çağrısı yaptı.</strong></p> <p data-end="670" data-start="449">Irmez, <strong data-end="512" data-start="456">uyuşturucunun kullanım yaşının 9’un altına düştüğünü</strong>, <strong data-end="592" data-start="514">ülkenin ve limanlarının uluslararası kaçakçılığın merkezi haline geldiğini</strong>, ve <strong data-end="660" data-start="597">bazı kamu görevlileri ile siyasilerin bu ağlara bulaştığını</strong> belirtti.</p> <h3 data-end="744" data-start="672"><strong data-end="744" data-start="676">"Türkiye, Uyuşturucu Geçiş Güzergâhı Değil, Pazarı Hâline Geldi"</strong></h3> <p data-end="1237" data-start="746">Irmez, <strong data-end="797" data-start="753">Avrupa Birliği Polis Teşkilatı (Europol)</strong> ve <strong data-end="867" data-start="801">Avrupa Uyuşturucu ve Bağımlılığını İzleme Merkezi’nin (EMCDDA)</strong> 2023 tarihli raporlarına atıf yaparak, Türkiye merkezli çetelerin Avrupa’daki uyuşturucu trafiğinde kilit rol oynadığını, <strong data-end="1051" data-start="990">Türkiye limanlarının taşımada aktif olarak kullanıldığını</strong> söyledi. <strong data-end="1104" data-start="1061">BM Uyuşturucu Kontrol Kurulu’nun (INCB)</strong> 2024 raporunda ise, <strong data-end="1225" data-start="1125">Afganistan kaynaklı metamfetaminin İran üzerinden Türkiye’ye sokulduğu bilgisine yer verildiğini</strong> hatırlattı.</p> <h3 data-end="1275" data-start="1239"><strong data-end="1275" data-start="1243">Çarpıcı Rakamlar: %732 Artış</strong></h3> <p data-end="1559" data-start="1277"><strong data-end="1341" data-start="1277">Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı’nın 2023 raporuna göre</strong>, son iki yılda yakalanan captagon miktarı %732, metamfetamin miktarı %193 arttı. Her gün başka bir ilden gelen büyük çaplı uyuşturucu yakalama haberleri, Irmez’e göre mücadelenin değil, <strong data-end="1559" data-start="1528">denetimsizliğin göstergesi.</strong></p> <h3 data-end="1617" data-start="1561"><strong data-end="1617" data-start="1565">Kamu Görevlileri ve Makam Araçlarında Uyuşturucu</strong></h3> <p data-end="1675" data-start="1619">Irmez, son yıllarda kamuoyunu sarsan örnekleri sıraladı:</p> <ul data-end="1984" data-start="1677"> <li data-end="1765" data-start="1677"> <p data-end="1765" data-start="1679">2021’de Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı’nın şoförünün kullandığı araçta 4 kg uyuşturucu,</p> </li> <li data-end="1829" data-start="1766"> <p data-end="1829" data-start="1768">2022’de Koç Üniversitesi Rektörlük aracında 74 kg uyuşturucu,</p> </li> <li data-end="1913" data-start="1830"> <p data-end="1913" data-start="1832">2023’te Edirne’de üst düzey polis müdürü hakkında kaçakçılarla iş birliği davası,</p> </li> <li data-end="1984" data-start="1914"> <p data-end="1984" data-start="1916">Adana’da bir Cumhuriyet Savcısı’nın polisleri kuryelikte kullanması.</p> </li> </ul> <p data-end="2104" data-start="1986">Bu örneklerin, uyuşturucunun yalnızca sokaklara değil, <strong data-end="2095" data-start="2041">devletin kademelerine kadar sızdığını gösterdiğini</strong> savundu.</p> <h3 data-end="2185" data-start="2106"><strong data-end="2185" data-start="2110">“Uyuşturucu, Kürt Coğrafyasında Bir Politika Aracı Olarak Kullanılıyor”</strong></h3> <p data-end="2482" data-start="2187">Özellikle <strong data-end="2269" data-start="2197">Kürtlerin yoğun yaşadığı bölgelerde uyuşturucu yaygınlaştırılmasının</strong> bilinçli bir devlet politikası hâline geldiğini belirten Irmez, bu bölgelerde kullanım yaşının düştüğünü, imalathanelerin askeri bölgelerin yakınında çalıştığını ve operasyonların göstermelik olduğunu iddia etti.</p> <h3 data-end="2525" data-start="2484"><strong data-end="2525" data-start="2488">Meclis Araştırma Komisyonu Talebi</strong></h3> <p data-end="2727" data-start="2527">Irmez, <strong data-end="2605" data-start="2534">Anayasa’nın 98. maddesi ile TBMM İçtüzüğü’nün 104 ve 105. maddeleri</strong> kapsamında bir <strong data-end="2663" data-start="2621">Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını</strong> teklif etti. Araştırmanın amacı, şu başlıklar altında toplandı:</p> <ul data-end="2946" data-start="2729"> <li data-end="2795" data-start="2729"> <p data-end="2795" data-start="2731">Uyuşturucuya karşı etkili mücadele politikalarının belirlenmesi,</p> </li> <li data-end="2870" data-start="2796"> <p data-end="2870" data-start="2798">Siyasi, bürokratik ve kamusal alanlardaki ihmallerin ortaya çıkarılması,</p> </li> <li data-end="2946" data-start="2871"> <p data-end="2946" data-start="2873">Uyuşturucu ticaretinin toplumsal, siyasal ve ekonomik krizlerle ilişkisi.</p> </li> </ul> <h3 data-end="3008" data-start="2948"><strong data-end="3008" data-start="2952">“Uyuşturucuya Karşı Sessizlik, Krizin Suç Ortağıdır”</strong></h3> <p data-end="3193" data-start="3010">Irmez, TBMM’yi göreve çağırarak, “Uyuşturucu baronlarına göz yuman sessizlik bu krizin suç ortağıdır. Etkili, şeffaf ve toplumsal temelli bir mücadele için derhal adım atılmalı” dedi.</p>