Şırnak’taki Rojava protestoları sonrası tutuklanan çocukları 13 Şubat’ta Hatay Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda ziyaret eden DEM Parti Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan, gözaltından cezaevine kadar uzanan süreçte işkence, kötü muamele ve çocuk adalet sistemine aykırı uygulamaların sistematik nitelik taşıdığı iddiasıyla Meclis’e kapsamlı başvuru yaptı.
Şırnak merkez ve ilçelerinde 6 Ocak 2026 sonrasında gerçekleşen Rojava protestolarının ardından gözaltına alınarak tutuklanan çocuklara yönelik hak ihlalleri iddiaları Meclis gündemine taşındı.
DEM Parti Şırnak Milletvekili ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu üyesi Nevroz Uysal Aslan, 13 Şubat 2026 tarihinde Hatay Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda yaptığı ziyaretin ardından hazırladığı kapsamlı raporu Komisyon bünyesindeki Hükümlü ve Tutuklu Haklarını İnceleme Alt Komisyonu ile Çocuk Hakları Alt Komisyonu’na sundu.
Aslan, çocukların gözaltı anından cezaevi koşullarına kadar uzanan süreçte ağır ve çok yönlü hak ihlallerine maruz kaldıklarını belirtti.
Gözaltında İşkence ve Savunma Hakkı İhlali İddiaları
Ziyaret kapsamında farklı koğuşlarda tutulan çocuklarla yapılan görüşmelerde;
-
Yakalama anından itibaren fiziksel şiddet, tehdit ve hakaret uygulandığı,
-
TEM birimlerinin sürece dahil olduğu,
-
Müdafi ve yasal temsilci hazır bulunmadan evrak imzalatıldığı,
-
“İmzalamazsan bırakmayız” şeklinde baskı kurulduğu,
-
Darp izlerinin etkili biçimde raporlanmadığı
yönünde beyanlar aktarıldı.
Bazı çocuklar, ev baskınlarında camların kırıldığını, yere yatırıldıklarını, tekmelendiklerini ve kafalarına basıldığını ifade etti. Bir çocuğun, duvardaki bir fotoğrafın büzülerek ağzına sokulduğunu anlatması dikkat çekti.
Aslan, bu uygulamaların Anayasa’nın işkence yasağını düzenleyen 17. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 3. maddesiyle açıkça çeliştiğini belirtti.
Uzak İllere Sevk: “Çocuğun Üstün Yararı” İlkesi İhlal Edildi
Tutuklanan çocukların Şırnak yerine yüzlerce kilometre uzaklıktaki Hatay’a sevk edilmesi de raporda ayrı bir hak ihlali başlığı olarak yer aldı.
Çocuklar;
-
Nakil sırasında havasız araçlarda tutulduklarını,
-
Uzun süre yemek verilmediğini,
-
Sigara içilen ortamda taşındıklarını,
-
Kelepçeli sevk uygulandığını
beyan etti.
Aslan, uzak sevk uygulamasının çocukların ailelerinden fiilen koparılması anlamına geldiğini belirterek, “Eğitim hayatı kesintiye uğratılan, aile bağları zayıflatılan ve sosyal çevresinden koparılan çocuklar bakımından bu uygulama ‘çocuğun üstün yararı’ ilkesiyle bağdaşmamaktadır” dedi.
Cezaevine Kabulde Çıplak Arama ve Zorla Saç Kesimi İddiası
Çocukların anlatımlarında en dikkat çeken başlıklardan biri ise kuruma kabul sürecinde yaşananlar oldu.
Buna göre:
-
Çıplak arama veya parça parça arama dayatmaları,
-
“İn-kalk” yaptırma gibi aşağılayıcı uygulamalar,
-
Fiziksel müdahale ve tokat,
-
Rıza dışı saç kesimi,
-
Hak bilgilendirme kitapçığının verilmemesi,
-
Kıyafet ve temel ihtiyaçların teslim edilmemesi
gibi uygulamalar dile getirildi.
Bazı çocuklar saçlarının istemedikleri halde kesildiğini, itirazlarına rağmen “kestirmek zorundasın” denildiğini aktardı. Aslan, bu uygulamaların “çocuğun beden dokunulmazlığına doğrudan müdahale” niteliğinde olduğunu vurguladı.
Kurum İçi Yaşam Koşulları: Kapasite Aşımı ve Hijyen Sorunları
Ziyaret sırasında aktarılan bilgilere göre:
-
8 kişilik odalarda 11 kişinin tutulduğu,
-
Bazı çocukların ortak alanda uyumak zorunda kaldığı,
-
Havalandırma bulunmayan odalarda kalındığı,
-
Çamaşır makinelerinin çalışmadığı ve kıyafetlerin elde yıkandığı,
-
Eğitim, kurs ve sosyal faaliyetlerin bulunmadığı,
-
Psikososyal destek hizmetlerinin etkili sunulmadığı
iddia edildi.
Bir çocuğun “Çay içmeyi özlüyorum” sözleri, kurum koşullarının gündelik yaşam üzerindeki etkisini ortaya koyan çarpıcı ayrıntılar arasında yer aldı.
Meclis’e Çağrı: Yerinde İnceleme Yapılsın
Nevroz Uysal Aslan, Komisyona yaptığı başvuruda şu taleplerde bulundu:
-
Gözaltı, nakil ve cezaevi süreçlerinin bütüncül biçimde incelenmesi,
-
İşkence ve kötü muamele iddialarının araştırılması,
-
Barınma ve yaşam koşullarının denetlenmesi,
-
Savunma hakkına erişimin incelenmesi,
-
Çocuklara özgü adalet güvencelerinin ihlal edilip edilmediğinin tespit edilmesi,
-
Sorumlular hakkında idari ve adli süreçlerin başlatılması,
-
Komisyon tarafından yerinde inceleme yapılması.
Aslan açıklamasında, “Çocukların özgürlükten yoksun bırakılması, temel haklarının askıya alınması anlamına gelmez. Aksine devletin koruma yükümlülüğünü ağırlaştırır. Bu sürecin her aşamasının takipçisi olacağız” ifadelerini kullandı.
Şırnak’ta başlayan gözaltı sürecinin Hatay’daki cezaevi koşullarında da devam eden ihlallerle sürdüğü iddiası, önümüzdeki günlerde Meclis’te ve kamuoyunda geniş bir tartışma yaratacağa benziyor.




