DEM Parti milletvekilleri, Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesine bağlı Kovankaya/Mehre köyünde kaybolan Hürmüz Diril ile yaşamını yitiren Şimoni Diril dosyasını yeniden Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. DEM Parti Şırnak Milletvekilleri Nevroz Uysal Aslan, Mehmet Zeki İrmez ve Ayşegül Doğan ile DEM Parti Mardin Milletvekili George Aslan, yaptıkları ortak açıklamada dosyanın tüm yönleriyle aydınlatılması çağrısında bulundu.

Milletvekilleri açıklamalarında, olayın yalnızca bir kayıp dosyası olmadığını belirterek, Süryani/Keldani yurttaşların tarihsel topraklarında güven içinde yaşama hakkı, hakikate erişim ve devletin eşit koruma yükümlülüğü açısından kritik bir mesele olduğuna dikkat çekti.

CHP’Lİ DENİZ YÜCEL; “HAKKÂRİLİLER ÇOK ŞEY İSTEMİYOR. SADECE EŞİT YURTTAŞLIK VE İNSANCA YAŞAM İSTİYORLAR.”
CHP’Lİ DENİZ YÜCEL; “HAKKÂRİLİLER ÇOK ŞEY İSTEMİYOR. SADECE EŞİT YURTTAŞLIK VE İNSANCA YAŞAM İSTİYORLAR.”
İçeriği Görüntüle

Ocak 2020’de kaybolan Şimoni Diril’in cansız bedenine yaklaşık 70 gün sonra ulaşıldığı hatırlatılan açıklamada, Hürmüz Diril’in akıbetinin ise aradan geçen altı yılı aşkın süreye rağmen hâlâ bilinmediği vurgulandı. Açıklamada, “Bir insanın mezarı, bir ailenin cevabı, bir toplumun güven duygusu yıllardır askıda tutuluyor. Biz bu karanlığın olağanlaştırılmasına izin vermeyeceğiz” denildi.

Milletvekilleri, Kovankaya/Mehre köyünün geçmişte boşaltılmış yerleşimlerden biri olduğunu belirterek, Diril çiftinin köylerine dönüş iradesinin yalnızca bireysel bir tercih değil; hafıza, kültür ve inançla yeniden bağ kurma çabası olduğunu ifade etti.

Dosyada yer alan HTS kayıtları, telefon görüşmeleri, sanık ifadeleri ve kamu görevlileriyle temas iddialarının kapsamlı şekilde araştırılması gerektiğine işaret edilen açıklamada, özellikle sanık Apro Diril’in kamuoyuna yansıyan “Ben devletin adamıyım” sözünün dikkat çekici olduğu belirtildi. Bu nedenle olayın tek bir fail anlatısına indirgenemeyeceği kaydedildi.

Açıklamada şu sorular yöneltildi:

  • Hürmüz Diril nerede?
  • Şimoni Diril’in ölümüne ilişkin tüm bağlantılar araştırıldı mı?
  • Kamu görevlileriyle temas iddiaları incelendi mi?
  • Aile avukatlarının ek soruşturma talepleri neden karşılanmadı?
  • Köye giriş çıkış kayıtları, HTS verileri ve güvenlik kayıtları dosyaya eksiksiz şekilde dahil edildi mi?

Milletvekilleri ayrıca, bugüne kadar verilen soru önergelerinin yanıtsız bırakıldığını, bazı kurumların ise “görev alanına girmediği” gerekçesiyle sorumluluktan kaçındığını ifade etti. “Yaşam hakkını ilgilendiren bir dosyada devlet kurumlarının sessizliği, hakikat arayışının önüne çekilmiş ikinci bir karanlık perdesidir” ifadeleri kullanıldı.

DEM Parti milletvekilleri, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ile Ayrımcılığın Önlenmesi Alt Komisyonu’na başvurarak dosyanın özel gündemle ele alınmasını, Kovankaya/Mehre köyünde yerinde inceleme yapılmasını ve aile, avukatlar, insan hakları örgütleri ile Süryani/Keldani temsilcilerinin dinlenmesini talep ettiklerini duyurdu.

Öte yandan Adalet Bakanlığına verilen soru önergesiyle, Hürmüz Diril ve Şimoni Diril dosyasının Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı tarafından incelenip incelenmediğinin sorulduğu belirtildi.

Milletvekilleri açıklamalarını, “Diril ailesinin hakikat arayışı yalnız bırakılmayacaktır. Süryani/Keldani yurttaşların kendi tarihsel yurtlarında güven içinde yaşama hakkı savunulacaktır” sözleriyle tamamladı.

Muhabir: Haber Merkezi