Birleşmiş Milletler Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi (UNCCD), dünya topraklarının yüzde 40’ının bozulma ve kuraklıkla karşı karşıya olduğu, bunun da 3 milyardan fazla insanın geçim kaynaklarını tehdit ettiği bir dönemde, arazi restorasyonunda umut veren üç projeyi “Dünya Restorasyon Öncüleri” ödülüyle onurlandırdı.

Birleşmiş Milletler’in (BM) çölleşme ve arazi bozulmasıyla mücadele kapsamında yürüttüğü çalışmalar, dünyanın farklı bölgelerinde uygulanan başarılı restorasyon projelerini gündeme taşıdı.

17-28 Ağustos tarihleri arasında Moğolistan’da düzenlenen BM çölleşme konferansında, toplamda yaklaşık 5 milyon hektarlık alanın 2030 yılına kadar yeniden canlandırılmasını hedefleyen üç arazi restorasyon programı ödüle layık görüldü. Bu alan, yaklaşık 7 milyon futbol sahasına denk geliyor.

UNCCD Başkanı Yasmine Fouad, ödüllendirilen projelerin doğaya yapılan yatırımların somut sonuçlar yaratabildiğini gösterdiğini belirterek, restorasyon çalışmalarının dayanıklılığı güçlendirdiğini, geçim kaynaklarını desteklediğini ve topluluklara doğrudan fayda sağladığını vurguladı.

“Toprak bozulması artık yalnızca çevre sorunu değil”

Dünya genelinde toprak bozulması, kuraklık ve ekosistem kaybının yalnızca çevresel meseleler olmadığına dikkat çekiliyor.

Bu sorunlar aynı zamanda gıda güvenliği, su kaynaklarının korunması ve ekonomik istikrar açısından da ciddi tehdit oluşturuyor.

UNCCD, 2030 yılına kadar dünya genelinde 1 milyar hektar bozulmuş arazinin restore edilmesi hedefini sürdürüyor.

Ödüle layık görülen üç girişim ise farklı coğrafyalarda arazi restorasyonunun nasıl gerçekleştirilebileceğine ilişkin önemli örnekler sunuyor.

Brezilya’da Cerrado’yu yeniden canlandırma hedefi

Brezilya’nın toplam yüzölçümünün yaklaşık dörtte birini kaplayan Cerrado, dünyanın biyolojik çeşitlilik açısından en zengin tropikal savanlarından biri.

Ancak geniş ölçekli arazi dönüşümü ve iklim değişikliği nedeniyle Cerrado’daki doğal bitki örtüsünün yarısından fazlası kaybedildi. Bu durum, bölgedeki biyolojik çeşitliliğin yanı sıra Yerli halkların haklarını, tarımsal üretimi ve su kaynaklarını da tehdit ediyor.

“Brezilya’nın Cerrado Savanasını Yeniden Canlandırma” girişimi, ülkenin dokuz eyaletinde yürütülen çalışmaları bir araya getiriyor. Doğal yenilenme, doğrudan tohumlama, restorasyon ve yerli türlerle tarımsal ormancılık gibi yöntemler kullanılıyor.

Çalışmalar kapsamında bugüne kadar 27 bin hektardan fazla alan restore edildi ve restorasyon faaliyetlerinde 150’den fazla yerli bitki türünün tohumlarından yararlanıldı.

Projenin 2030 hedefi ise 2 milyon hektarlık alanı yeniden canlandırmak.

Suudi Arabistan’da 40 milyon hektarlık restorasyon hedefi

Kuraklıkla mücadelede dikkat çeken bir diğer proje Suudi Arabistan’da yürütülüyor.

Ülkenin uzun vadeli hedefi, 2100 yılına kadar mera alanları, ormanlar, çöller, kentler ve kıyı ekosistemleri dahil olmak üzere 40 milyon hektarlık alanı restore etmek ve aynı dönem içinde 10 milyar ağaç dikmek.

Ulusal Yeşillendirme Programı kapsamında şimdiye kadar 1 milyon hektarlık bozulmuş alan iyileştirildi ve 159 milyon ağaç dikildi.

Çalışmalarda ağaçlandırmanın yanı sıra doğal yenilenme, kontrollü otlatma, yerel yaban hayatı türlerinin yeniden kazandırılması ve yağmur suyu toplama yöntemleri uygulanıyor.

Su kıtlığının yaşandığı bölgelerde ise restorasyon çalışmalarını desteklemek amacıyla arıtılmış atık sudan yararlanılıyor.

Programın 2030 hedefleri arasında 2,5 milyon hektarlık alanı restore etmek ve 215 milyon ağaç dikmek bulunuyor. Çalışmaların aynı zamanda 187 bine kadar istihdam yaratması ve kentlerde hava kalitesinin iyileştirilmesine katkı sunması bekleniyor.

Sahel’de 4 milyondan fazla insanın geçim kaynağı destekleniyor

Afrika’nın Sahel bölgesinde ise çatışmalar, kuraklık, toprak bozulması ve iklim değişikliği ekosistemler ve topluluklar üzerindeki baskıyı artırıyor.

Buna karşı geliştirilen Sahel Entegre Direnç Girişimi, 2018’den bu yana Burkina Faso, Çad, Mali, Moritanya ve Nijer’de çalışmalar yürütüyor.

Dünya Gıda Programı (WFP) öncülüğündeki girişim kapsamında bugüne kadar 335 bin hektardan fazla arazi rehabilite edildi. Çalışmaların 4 milyondan fazla insanın gıda güvenliği ve geçim kaynaklarının güçlendirilmesine katkı sağladığı belirtiliyor.

İzleme çalışmaları, programın uygulandığı bölgelerin yüzde 75’inde toprak ve bitki örtüsü koşullarında iyileşme yaşandığını ortaya koyuyor. Aynı bölgelerde kıtlık döneminde insani yardıma ihtiyaç duyan hane sayısının yaklaşık yüzde 11 azaldığı bildiriliyor.

İklim krizine karşı dijital önlem
İklim krizine karşı dijital önlem
İçeriği Görüntüle

Girişimin 2030 hedefi ise 470 bin hektarlık alanı restore etmek, biyolojik çeşitliliği artırmak ve 20 milyon tona kadar karbondioksiti hapsetmek.

Arazi restorasyonu iklim ve gıda krizinin de parçası

BM’nin ödüllendirdiği üç proje, arazi restorasyonunun yalnızca doğayı yeniden canlandırma çalışması olmadığını ortaya koyuyor.

Toprakların korunması; tarımsal üretimin sürdürülmesi, su kaynaklarının güvence altına alınması, biyolojik çeşitliliğin korunması, istihdam yaratılması ve iklim değişikliğine karşı dayanıklılığın artırılması açısından da kritik önem taşıyor.

Dünya genelinde milyarlarca insanın geçim kaynaklarının doğrudan toprağa ve doğal ekosistemlere bağlı olduğu düşünüldüğünde, bozulmuş arazilerin yeniden kazanılması küresel ölçekte giderek daha önemli bir politika alanı haline geliyor.

Muhabir: Güven BOĞA