Eğitim Destek Emekçileri Sendikası (E-DESEN), 2026-2027 eğitim-öğretim yılında Halk Eğitimi Merkezlerinde uygulanan ders saati kısıtlamaları ve kota kararlarına tepki gösterdi. Yıllarca eğitim hizmeti veren usta öğreticilerin ve ücretli öğretmenlerin yüksek puanlarına ve mesleki deneyimlerine rağmen görev alamadığını belirten sendika, Millî Eğitim Bakanlığına (MEB) seslendi: “Biz sadaka değil, liyakate dayalı, şeffaf ve güvenceli bir çalışma düzeni istiyoruz!”

Eğitim Destek Emekçileri Sendikası (E-DESEN), Halk Eğitimi Merkezlerinde uygulamaya konulan ders saati kısıtlamaları ve kota kararlarının binlerce eğitim emekçisinin çalışma yaşamını ve ekonomik geleceğini tehdit ettiğini açıkladı.

2026-2027 eğitim-öğretim yılında çok sayıda usta öğreticinin, yıllara dayanan deneyimine ve yüksek e-Yaygın puanına rağmen ders alamadığını belirten sendika, uygulamaların eğitim emekçilerini gelir kaybı, sosyal güvencesizlik ve işsizlikle karşı karşıya bıraktığını vurguladı.

Sendika, yıllarca aynı kurumlarda görev yapan eğitim emekçilerinin bugün “Bu yıl bize neden görev yok?” sorusuna yanıt aradığını belirterek MEB'den açıklama ve çözüm istedi.

“Dün bize ihtiyaç vardı, bugün neden yokuz?”

E-DESEN, yaptığı açıklamada, Halk Eğitimi Merkezlerinin kapılarını yıllarca açan, kursiyerleriyle buluşan ve mesleki eğitimden yetişkin eğitimine kadar geniş bir alanda hizmet veren usta öğreticilerin bugün belirsizlik içinde bırakıldığını ifade etti.

Sendikaya göre yeni dönemde uygulanan ders saati sınırlamaları ve kota kararları, özellikle güvencesiz istihdam edilen eğitim çalışanlarını doğrudan etkiliyor.

Yıllarca aynı kurumda, aynı alanda eğitim hizmeti veren çalışanların yeni dönemde hangi ölçütlere göre görevlendirme dışı bırakıldığının açıklanması gerektiğini belirten E-DESEN, uygulamaların şeffaf olmadığını savundu.

“Görev verilmemesi yalnızca kurs kaybı değil, yaşam hakkı sorunudur”

E-DESEN, usta öğreticilerin ve ücretli öğretmenlerin ders alamamasının yalnızca mesleki bir sorun olarak değerlendirilemeyeceğine dikkat çekti.

Sendika, görevlendirme yapılmamasının çalışanlar açısından aile bütçesinin gelir kaynağını kaybetmesi, sosyal güvenlik primlerinin durması ve emeklilik koşullarının daha da zorlaşması anlamına geldiğini belirtti.

Özellikle yaz aylarında düzenli gelir elde edemeyen eğitim emekçilerinin kış döneminde de işsiz kalmasının ekonomik ve sosyal sonuçlarının ağır olacağı vurgulandı.

Açıklamada, yıllarca eğitim sisteminin ihtiyaç duyduğu alanlarda çalışan kişilerin herhangi bir gelir ve iş güvencesi olmadan bırakılmasının kabul edilemeyeceği ifade edildi.

Yüksek e-Yaygın puanlarına rağmen neden görev verilmiyor?

Sendikanın gündeme taşıdığı en önemli sorunlardan biri de görevlendirmelerde kullanılan e-Yaygın puan sisteminin uygulanma biçimi oldu.

E-DESEN, MEB mevzuatında görevlendirmelerin e-Yaygın puan sıralamasına göre yapılmasının öngörüldüğünü, 2026-2027 dönemi duyurularında da bu ölçütün vurgulandığını belirtti.

Buna rağmen sendikaya ulaşan başvurularda, yüksek puana ve uzun yıllara dayanan deneyime sahip usta öğreticilerin görevlendirme dışında kaldığının aktarıldığı ifade edildi.

Çeşitli protokoller ve kurumlar arası iş birlikleri kapsamında farklı kursların açılmasına karşın deneyimli eğitim emekçilerinin görev alamamasının soru işaretlerini artırdığı belirtildi.

E-DESEN, bu duruma ilişkin şu soruyu yöneltti:

“Bir insan yıllarca aynı kurumda, aynı alanda nitelikli eğitim hizmeti verdiyse ve o alanda kurs talebi de varsa; bu emekçi hangi gerekçe veya kota kararıyla dışarıda bırakılır?”

Sendika, sorunun bireysel görevlendirme kararlarının ötesinde, güvencesiz ve öngörülemez istihdam sisteminden kaynaklandığını savundu.

Ücretli öğretmenler de işsizlik tehlikesiyle karşı karşıya

E-DESEN, ders saati kısıtlamaları ve görevlendirme belirsizliğinin yalnızca Halk Eğitimi Merkezlerinde çalışan usta öğreticileri etkilemediğini, okullarda ve eğitim merkezlerinde ders ücreti karşılığı çalışan öğretmenlerin de benzer sorunlarla karşılaştığını açıkladı.

Sendika, binlerce ücretli öğretmenin her eğitim-öğretim yılı başında yeniden görevlendirilip görevlendirilmeyeceği endişesi yaşadığını belirtti.

Eğitim hizmetinin sürekliliğinde önemli sorumluluklar üstlenen ücretli öğretmenlerin, ihtiyaç duyulduğunda çalıştırılan ancak istihdam güvencesinden yoksun bırakılan bir iş gücü olarak görülmesine tepki gösterildi.

E-DESEN, ücretli öğretmenlerin her yıl aynı belirsizlikle karşı karşıya bırakılmasının çalışma yaşamında ciddi bir güvencesizlik yarattığını vurguladı.

E-DESEN: “Biz sadaka değil, hakkımız olan güvenceyi istiyoruz!”

Eğitim Destek Emekçileri Sendikası, MEB'e yönelik çağrısının yalnızca daha fazla kurs açılması talebinden ibaret olmadığının altını çizdi.

Sendika, yıllardır verilen emeği koruyan, liyakat ve deneyimi esas alan, şeffaf ve adil bir istihdam sisteminin kurulmasını istedi.

Açıklamada, usta öğreticilerin ve ücretli öğretmenlerin eğitim sisteminde geçici veya tamamlayıcı personel olarak görülmemesi gerektiği belirtilerek şu ifadelere yer verildi:

“Bizler sadaka istemiyoruz. İhtiyaç duyulduğunda çağrılan, tasarruf tedbirleri veya kota kararları gündeme geldiğinde ilk gözden çıkarılan ve unutulan kişiler olmak istemiyoruz! Yıllarca bu ülkenin insanına, gençlerine, kadınlarına verdiğimiz emeğin karşılığında; adil, şeffaf, öngörülebilir ve insan onuruna yaraşır güvenceli bir çalışma düzeni istiyoruz.”

MEB'e çağrı: “Yılların emeği yok sayılmasın”

E-DESEN, usta öğreticilerin ve ücretli öğretmenlerin çalışma koşullarının iyileştirilmesi, görevlendirmelerde liyakat ve puan sıralamasının esas alınması, uygulamaların denetlenebilir ve öngörülebilir hale getirilmesi gerektiğini vurguladı.

Eğitim emekçilerinin her yıl yeniden iş bulma kaygısıyla yaşamak zorunda bırakılmaması gerektiğini belirten sendika, MEB'i kalıcı ve güvenceli istihdam politikaları geliştirmeye çağırdı.

Halk Eğitimi Merkezlerinin kursiyerlere hizmet vermeyi sürdürdüğünü ancak yıllarını eğitime adamış çok sayıda usta öğretici ve ücretli öğretmenin bu kurumların kapısında görev beklediğini ifade eden E-DESEN, açıklamasını iki soruyla tamamladı:

“Biz ne zaman hatırlanacağız? Emeğimiz ne zaman güvenceye alınacak?”

Eğitim Destek Emekçileri Sendikası, bu sorulara yanıt verilmesini ve eğitim emekçilerinin çalışma güvencesine kavuşmasını talep etti.