Eğitim Gücü Sen Adana Şube Başkanı Fırat Aksu, Çekmeköy’de görev yapan öğretmen Fatmanur Çelik’in uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybetmesine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Aksu, yaşanan saldırıyı “vahşi” olarak nitelendirerek en güçlü şekilde kınadıklarını ifade etti.
Açıklamada, eğitim kurumlarının şiddetin değil bilginin, korkunun değil güvenin, ölümün değil hayatın yeşerdiği alanlar olması gerektiği vurgulandı. Bir öğretmenin kendi görev yaptığı okulda can güvenliğinden yoksun bırakılmasının yalnızca bir eğitim emekçisine değil, kamusal eğitime, toplumsal vicdana ve ülkenin geleceğine yönelmiş ağır bir saldırı olduğu belirtildi.

“Bu Artık Münferit Değil”
Fırat Aksu, öğretmenlerin her gün yüzlerce çocuğun hayatına dokunmak için sınıfa girdiklerini hatırlatarak, görevlerini yerine getirirken can güvenliklerini sağlamak zorunda kalmalarının kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Okullarda artan şiddet vakalarının artık münferit olarak değerlendirilemeyeceğini kaydeden Aksu, yaşananların sistematik bir güvenlik zafiyetine işaret ettiğini belirtti. Açıklamada, görmezden gelinen risklerin ve ertelenen önlemlerin bugün ağır sonuçlar doğurduğu vurgulandı.
“Somut ve Caydırıcı Düzenlemeler Neden Hayata Geçirilmiyor?”
Eğitim Gücü Sen Adana Şubesi tarafından kamuoyuna ve yetkililere şu sorular yöneltildi:
-
Okullarda etkili güvenlik tedbirleri neden sağlanmamaktadır?
-
Eğitim çalışanlarının can güvenliği için somut ve caydırıcı düzenlemeler neden hayata geçirilmemektedir?
Açıklamada, eğitim çalışanlarının korunmasının bir tercih değil, kamusal bir zorunluluk olduğu ifade edildi.
Talepler Net: Güvenlik, Risk Analizi ve Caydırıcı Yaptırım
Eğitim Gücü Sen Adana Şubesi’nin talepleri ise şu şekilde sıralandı:
-
Okullarda kalıcı ve etkili güvenlik önlemleri derhal artırılmalıdır.
-
Risk analizi ve erken müdahale mekanizmaları zorunlu hale getirilmelidir.
-
Eğitim çalışanlarına yönelik şiddet katalog suç kapsamına alınmalı ve caydırıcı yaptırımlar uygulanmalıdır.
Aksu, Fatmanur Çelik’in hatırası önünde saygıyla eğildiklerini belirterek, onun adının öğretmenlerin yalnız olmadığını gösterecek mücadelenin simgesi olacağını ifade etti.
“Eğitim emekçileri sahipsiz değildir. Sessiz kalmayacağız. Unutmayacağız. Unutturmayacağız.” ifadeleriyle açıklama son buldu.






