Adana’da Eğitim-İş’e bağlı şubeler, okullarda artan şiddet olaylarına karşı sert bir açıklama yaptı. Hatice Hazar ve Sema Akgün, Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde gerçekleştirdikleri açıklamada hem mevcut tabloyu eleştirdi hem de acil çözüm taleplerini kamuoyuyla paylaştı.
“Okullarda değil, alanlardayız”
Basın açıklamasını yapan Hatice Hazar, konuşmasına “Okullarda değil, alanlardayız!” sözleriyle başladı. Hazar, okullardaki şiddet ve güvensizlik ortamına dikkat çekerek Yusuf Tekin’e seslendi ve acil önlemler alınması çağrısında bulundu.

Okullardaki güvenlik zafiyetleri ve altyapı eksikliklerinin altını çizen Hazar, taleplerini şöyle sıraladı:
- Okullarda revir ve kadrolu sağlık personeli bulundurulması
- Girişlerde kadrolu güvenlik görevlisi görevlendirilmesi
- Yeterli sayıda kadrolu temizlik personeli sağlanması
- Öğrencilere ücretsiz, sağlıklı yemek ve temiz içme suyu verilmesi
- Her okula yeterli sayıda rehber öğretmen atanması
- Sosyal hizmetler sistemi ile okullar arasında güçlü bağ kurulması
- Öğretmenler üzerindeki baskının sona erdirilmesi
- Kalabalık sınıfların azaltılması, yeni okul ve dersliklerin yapılması
- Sanat ve spor derslerinin güçlendirilmesi
- Okulların TSE güvenlik ve fiziki standartlarına uygun hale getirilmesi
Bu taleplerin bir “lütuf değil, temel hak” olduğunu vurgulayan Hazar, “Güvenli eğitim, güvenli gelecek” diyerek sorumluların bu tabloyu görmezden gelemeyeceğini ifade etti. Eğitim-İş olarak mücadeleden geri adım atmayacaklarını belirten Hazar, “Çocuklarımıza güvensiz okullar değil, umut dolu bir gelecek bırakmak zorundayız” dedi.
“Bu saldırı sistemli çöküşün sonucudur”
Açıklamada söz alan Sema Akgün ise Siverek’te bir lisede yaşanan silahlı saldırıya dikkat çekerek, olayın münferit olmadığını vurguladı. “Burada hesap sormak için bulunuyoruz. Çünkü okullar kan göle dönüyor ama sorumlular hâlâ izlemekle yetiniyor” diyen Akgün, yaşananların eğitim sistemindeki derin sorunların sonucu olduğunu ifade etti.

Eğitimdeki gerilemenin gençleri umutsuzluğa sürüklediğini belirten Akgün, “Bugün eğitim çocuklarımıza umut vermiyor, gençlerimizi geleceğe hazırlamıyor. Bu sistem gençleri çaresizliğe ve çıkmazlara itiyor” dedi.
“Okullar en güvensiz alanlara dönüştü”
Okulların güvenliğini yitirdiğini söyleyen Akgün, “Bilimin ve aydınlanmanın mekânı olması gereken okullar, çocukların panikle camlardan atlayarak kurtulmaya çalıştığı yerlere dönüştü. Bu bir çöküştür” ifadelerini kullandı.
Saldırıda 10 öğrenci, 4 öğretmen, bir kantin çalışanı ve bir polis memurunun yaralandığını hatırlatan Akgün, “Bu olay artık ‘münferit’ denilerek geçiştirilemez. Okullar eğitim yuvası olmaktan çıktı, şiddetin kol gezdiği alanlara dönüştü” dedi.
“Yıllardır uyarıyoruz, hiçbir şey yapılmadı”
Eğitim-İş olarak uzun süredir uyarılarda bulunduklarını belirten Akgün, “Ne ciddi bir güvenlik politikası oluşturuldu, ne rehberlik hizmetleri güçlendirildi ne de eğitim emekçileri korundu” diyerek yetkilileri eleştirdi.
“Güvenli okul devletin asli görevidir”
Akgün, öğretmen ve öğrencilerin can güvenliğinin sağlanmasının devletin temel sorumluluğu olduğunu vurgulayarak şu çağrıyı yaptı:
- Okullarda güvenlik önlemleri artırılmalı
- Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri güçlendirilmeli
- Eğitim sistemi bilimsel, laik ve kamusal yapıya kavuşturulmalı
“Okullarda güvenlik bir temenni değil, devletin asli görevidir” diyen Akgün, yeni bir zarar durumunda sorumluların belli olduğunu ifade etti.
“Birleşe birleşe kazanacağız”
Açıklamanın sonunda her iki şube de ortak mücadele vurgusu yaptı. Akgün’ün “Tek başına değil, ya hep beraber ya hiçbirimiz” sözleriyle dile getirdiği çağrı, “Birleşe birleşe kazanacağız” sloganıyla son buldu.




