Eğitim Sen Adana Şubesi’nden Cudi İmrek, eğitim kurumlarında art arda yaşanan şiddet olaylarına ilişkin yaptığı açıklamada, sorunun yalnızca okul güvenliğiyle sınırlandırılamayacağını belirtti. Eğitimdeki şiddetin ekonomik kriz, yoksulluk, liyakatsizlik, cezasızlık ve toplumsal değerlerdeki aşınmayla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini savunan İmrek, AKP iktidarının eğitim ve toplum politikalarını eleştirdi. İmrek, “Çocuklarımızın geleceğini, yarattığınız bu toplumsal enkazın altında ezdirmeyeceğiz” dedi.

Eğitim kurumlarında son dönemde yaşanan ve öğretmenlerle öğrencilerin güvenliğine ilişkin kaygıları artıran şiddet olayları tartışılmaya devam ediyor. Eğitim Sen Adana Şubesi’nden Cudi İmrek, yaptığı yazılı açıklamada, okullardaki şiddetin münferit olaylar olarak ele alınmasının sorunun toplumsal ve siyasal boyutlarını görünmez kıldığını ifade etti.

Şiddetin giderek kronikleştiğini belirten İmrek, eğitim kurumlarında yaşanan olayların ekonomik, siyasal ve toplumsal koşullardan bağımsız değerlendirilemeyeceğini söyledi.

İmrek, açıklamasında şu değerlendirmede bulundu:

“Eğitim kurumlarımızda son dönemde ardı ardına yaşanan ve artık kronik bir hal alan şiddet sarmalı, münferit adli vakalar olmaktan çıkmış, AKP iktidarının yirmi beş yılı aşkın süredir bilinçli ve sistematik bir şekilde uyguladığı toplumsal, ekonomik ve siyasal çürütme politikalarının doğrudan ve kaçınılmaz bir sonucudur.”

“Eğitim sistemi bilimsel, çağdaş ve laik temellerinden koparıldı”

Eğitim politikalarının çocukların eleştirel düşünme, sorgulama ve özgür bireyler olarak yetişme olanaklarını zayıflattığını savunan İmrek, mevcut eğitim anlayışının sorgulayan bireyler yerine itaat eden kuşaklar yetiştirmeyi hedeflediğini ileri sürdü.

İmrek, bilimsel ve laik eğitimden uzaklaşılmasının yalnızca akademik başarıyı değil, toplumsal ilişkileri ve çocukların sorun çözme biçimlerini de etkilediğini belirtti.

Eğitimin bilgi, erdem ve özgür düşünce temelinde yeniden yapılandırılması gerektiğini ifade eden İmrek, şiddetin bir hak arama veya sorun çözme yöntemi olarak görülmesinin tehlikelerine dikkat çekti.

“Ekonomik buhran, toplumsal şiddetin en büyük yakıtıdır”

Okullardaki şiddetin nedenleri arasında ekonomik krizin ve derinleşen yoksulluğun önemli bir yer tuttuğunu belirten İmrek, ailelerin karşı karşıya kaldığı geçim sıkıntısının çocukların yaşamını da doğrudan etkilediğini söyledi.

İmrek, ekonomik güvencesizliğin aile içi ilişkilerden toplumsal yaşama kadar geniş bir alanda gerilim yarattığını savunarak şunları kaydetti:

“Ülkenin içine itildiği bitmek bilmeyen ekonomik kriz ve talan düzeni, geniş halk kitlelerini derin bir yoksulluğa ve hayatta kalma mücadelesine mahkûm etmiştir. Evinde çocuğuna bir kap yemek koyamayan, yarınını göremeyen ailelerin yaşadığı ağır cinnet hali, evlerden sokaklara, sokaklardan ise doğrudan okullara sirayet etmektedir. Ekonomik buhran, toplumsal şiddetin en büyük yakıtıdır.”

İmrek, okullarda güvenliğin sağlanabilmesi için çocukların içinde büyüdüğü ekonomik ve sosyal koşulların da iyileştirilmesi gerektiğine işaret etti.

“Yolsuzluk ve cezasızlık kültürü gençlerin değer dünyasını etkiliyor”

Açıklamasında yolsuzluk iddiaları, cezasızlık algısı ve toplumsal değerlerdeki değişime de değinen İmrek, emek ve dürüstlük gibi değerlerin geri plana itilmesinin gençler üzerinde olumsuz etkiler yarattığını savundu.

İmrek, özellikle sosyal medyada yaygınlaşan gösterişli yaşam, kolay yoldan zenginleşme ve şöhret arayışının çocuklar ve gençler açısından riskler barındırdığını belirtti.

Gençlerin karşı karşıya kaldığı kültürel ortamı eleştiren İmrek, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Sosyal medyanın olumsuz etkileriyle beslenen, emeksiz zenginleşmeyi ve mafyatik ilişkileri bir çıkış yolu olarak gören, dijital mecralarda reklam ve şöhret heveslisi haline getirilmiş bir gençlik yaratılmıştır.”

İmrek, şiddetin dijital ortamlarda görünürlük kazanma ve güç gösterisi aracı olarak sunulmasının da eğitim kurumları açısından ciddi bir sorun oluşturduğunu dile getirdi.

“Gençlerin geleceğe ilişkin umutları ellerinden alınıyor”

Eğitim Sen Adana Şubesi’nden Cudi İmrek, gençlerin yaşadığı gelecek kaygısının da okul ortamındaki gerilimlerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Eğitim ve istihdam süreçlerinde liyakat ilkesinin zayıfladığını savunan İmrek, gençlerin eğitim yoluyla daha iyi bir yaşam kurabileceklerine ilişkin inançlarının sarsıldığını söyledi.

İmrek, açıklamasında şu görüşlere yer verdi:

“Gençlerimizin ve çocuklarımızın geleceğe dair tüm umutları bu rejim tarafından gasbedilmiştir. Ne kadar okursa okusun liyakatsizlik yüzünden bir yere varamayacağını bilen nesiller, derin bir amaçsızlık, öfke ve boşluk içerisine düşmektedir.”

Geleceksizlik duygusunun gençlerin toplumsal aidiyetini ve yaşamla kurdukları ilişkiyi olumsuz etkilediğini savunan İmrek, eğitim politikalarının çocuklara yalnızca akademik bilgi değil, güvenli ve umutlu bir gelecek de sunması gerektiğini vurguladı.

“Yukarıdan aşağıya yayılan şiddet dili çocukların davranışlarını şekillendiriyor”

Toplumda kullanılan siyasal dil ile okullardaki şiddet arasında ilişki bulunduğunu savunan İmrek, baskıcı ve buyurgan yönetim anlayışının gündelik yaşamdaki davranış biçimlerini de etkilediğini ileri sürdü.

Demokrasi, hukuk ve adalet ilkelerinin zayıflamasının toplumsal güven duygusunu aşındırdığını belirten İmrek, gücün haklılık ölçütü haline geldiği bir ortamda çocukların da bu davranış modellerinden etkilenebileceğini ifade etti.

İmrek, “Yukarıdan aşağıya yayılan bu buyurgan ve faşizan şiddet dili, doğrudan okullardaki çocukların davranış kalıplarını şekillendirmektedir” değerlendirmesinde bulundu.

“Okulları hapishaneye çeviren polisiye tedbirler çözüm değil”

Okullarda yaşanan şiddete karşı yalnızca güvenlik önlemlerinin artırılmasının yeterli olmayacağını savunan İmrek, sorunun ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasal nedenleriyle birlikte ele alınmasını istedi.

Öğrencilerin ve öğretmenlerin güvenliğinin sağlanmasının temel bir sorumluluk olduğunu belirten İmrek, kalıcı çözümün demokratik, bilimsel ve laik eğitim anlayışının güçlendirilmesinden geçtiğini ifade etti.

İmrek, açıklamasında şu sözlere yer verdi:

“Bugün okullarda öğretmenlerimize ve öğrencilerimize yönelen şiddet; siyasi iktidar eliyle yaratılan ahlaki çöküntünün, cezasızlık kültürünün ve toplumsal travmanın dışa vurumudur. Eğitimde güvenliği sağlamanın yolu, okulları hapishaneye çeviren göstermelik polisiye tedbirler değil; bu çürümüş, kokuşmuş düzeni kökten değiştirmekten, demokrasiyi ve adaleti yeniden inşa etmekten geçer.”

Cudi İmrek: “Çocuklarımızın geleceğini toplumsal enkazın altında ezdirmeyeceğiz”

Eğitim Sen Adana Şubesi’nden Cudi İmrek, açıklamasının sonunda eğitim kurumlarının korku ve şiddetle değil, bilim, özgürlük ve güven ortamıyla anılması gerektiğini vurguladı.

Eğitim politikalarına yönelik eleştirilerini yineleyen İmrek, çocukların güvenli bir ortamda eğitim görme hakkının korunması için mücadele edeceklerini belirterek açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Okullarımızı nefretin, şiddetin, cehaletin ve yozlaşmış popüler kültürün laboratuvarı haline getiren bu politikalara karşı en sert biçimde mücadele edeceğiz! Çocuklarımızın geleceğini, yarattığınız bu toplumsal enkazın altında ezdirmeyeceğiz!”