1968’de TÖS tarafından düzenlenen Devrimci Eğitim Şûrası’yla temelleri atılan Demokratik Eğitim Kurultayı geleneğini sürdüren Eğitim Sen, 6. Demokratik Eğitim Kurultayı’nı 25-29 Ağustos 2026 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirecek. “Eşitlik ve Özgürlük İçin” şiarıyla düzenlenecek kurultayda kamusal, bilimsel, laik, anadilinde, cinsiyet eşitlikçi, demokratik ve ekolojik eğitim mücadelesinin geleceği tartışılacak. Eğitim ve bilim emekçilerinin mücadele birikimini bugünün ihtiyaçlarıyla buluşturmak amacıyla düzenlenen 6. Demokratik Eğitim Kurultayı için geri sayım başladı. Eğitim Sen’in “Eşitlik ve Özgürlük İçin” şiarıyla düzenleyeceği kurultay, 25-29 Ağustos 2026 tarihleri arasında Ankara’da gerçekleştirilecek. Eğitim Sen, kurultayın yalnızca eğitim sisteminin mevcut sorunlarının ele alınacağı bir toplantı olmadığını belirterek, nasıl bir eğitim, nasıl bir okul, nasıl bir üniversite ve nasıl bir gelecek istendiğinin birlikte tartışılacağı bir mücadele zemini olduğunu vurguladı. Kurultay kapsamında eğitimin piyasalaştırılması ve dinselleştirilmesinden anadilinde eğitime, laiklikten toplumsal cinsiyet eşitliğine, üniversitelerin demokratikleşmesinden yapay zekâ ve dijital dönüşüme, güvenli okullardan ekolojik eğitime kadar çok sayıda başlık ele alınacak. Sendika, 1968 yılında TÖS tarafından gerçekleştirilen Devrimci Eğitim Şûrası’yla temelleri atılan Demokratik Eğitim Kurultayı geleneğini, kamusal, bilimsel, laik, cinsiyet eşitlikçi ve anadilinde eğitim mücadelesinin tarihsel birikimiyle sürdürdüğünü belirterek tüm eğitim ve bilim emekçilerini, akademisyenleri, demokratik kitle örgütlerini, basın emekçilerini ve eğitim hakkını savunanları kurultaya davet etti. EŞİTLİK VE ÖZGÜRLÜK İÇİN 6. DEMOKRATİK EĞİTİM KURULTAYI’NDA BULUŞUYORUZ! 1968 yılında TÖS tarafından düzenlenen Devrimci Eğitim Şûrası’yla temelleri atılan Demokratik Eğitim Kurultayı geleneğini; kamusal, bilimsel, laik, cinsiyet eşitlikçi ve anadilinde eğitim mücadelemizin tarihsel birikimiyle sürdürüyoruz. Eğitim Sen olarak, eğitim ve bilim emekçilerinin geçmişten bugüne yarattığı mücadele değerlerini bugünün ihtiyaçlarıyla buluşturmak; eğitim sisteminin karşı karşıya olduğu sorunları bütünlüklü biçimde tartışmak, çözüm önerilerimizi ortaklaştırmak ve geleceğe ilişkin mücadele hattımızı birlikte oluşturmak üzere 6. Demokratik Eğitim Kurultayı’nı 25-29 Ağustos 2026 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştiriyoruz. Bu yıl “Eşitlik ve Özgürlük İçin” şiarıyla düzenleyeceğimiz Kurultay, uzun süredir devam eden hazırlıkların ve Türkiye’nin dört bir yanında yürütülen tartışmaların ortaklaşacağı bir zemin olacaktır. Eğitim Sistemi Piyasacı, Gerici ve Otoriter Politikalarla Kuşatılmıştır! Türkiye’de eğitim sistemi uzun süredir uygulanan neoliberal politikalar sonucunda kamusal bir hak olmaktan giderek uzaklaştırılmaktadır. Eğitimde ticarileştirme ve piyasalaştırma uygulamaları yaygınlaşırken, kamusal eğitime ayrılması gereken kaynaklar yetersiz kalmakta; eğitim hakkına erişim giderek ailelerin ekonomik ve sosyal koşullarına bağlı hale gelmektedir. Eğitim sistemi aynı zamanda siyasal iktidarın ideolojik hedefleri doğrultusunda yeniden biçimlendirilmektedir. 4+4+4 düzenlemesinden Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ne kadar hayata geçirilen politikalar; eğitim sisteminin yapısından müfredata, okul türlerinden öğretmen yetiştirme politikalarına kadar eğitimin bütün alanlarını etkilemektedir. Laik ve bilimsel eğitim anlayışı sistematik biçimde aşındırılmakta; okullar çeşitli proje ve protokoller üzerinden dinselleştirme politikalarının uygulama alanına dönüştürülmektedir. Eğitim ve bilim emekçilerinin çalışma koşulları ağırlaşmakta, güvencesiz ve farklılaştırılmış istihdam biçimleri yaygınlaşmakta, mesleki ve sendikal haklarımız geriletilmektedir. Tam da bu nedenle 6. Demokratik Eğitim Kurultayı’nı yalnızca mevcut sorunları tespit edeceğimiz bir toplantı olarak görmüyoruz. Kurultayımızı, sorunların nedenlerini tartışacağımız, çözüm önerilerimizi oluşturacağımız ve nasıl bir eğitim istediğimize ilişkin ortak sözümüzü güçlendireceğimiz bir mücadele zemini olarak değerlendiriyoruz. Kurultayda Neleri Tartışacağız? Bu kurultayda yalnızca eğitimin bugünkü sorunlarını sıralamayacağız; nasıl bir eğitim, nasıl bir toplum ve nasıl bir gelecek istediğimizi birlikte tartışacağız. Eğitimin piyasaya, sermayeye, dinselleştirmeye ve eşitsizliklere teslim edilmesine karşı; kamusal, bilimsel, laik, anadilinde, cinsiyet eşitlikçi, demokratik ve ekolojik bir eğitim için sözümüzü büyüteceğiz. Kapitalist toplumlarda eğitim ve Türkiye’de uygulanan eğitim politikaları başlığı altında kamusal eğitim hakkını, eğitimin piyasalaştırılmasını ve ticarileştirilmesini, neoliberal eğitim politikalarının eğitim sistemi üzerindeki yıkıcı etkilerini; öğretmen yetiştirme ve istihdam politikalarını, çalışma koşullarını ve sendikal mücadeleyi bütünlüklü biçimde ele alacağız. Eğitimin bir hak olmaktan çıkarılıp piyasanın ihtiyaçlarına göre biçimlendirilmesine karşı nasıl bir mücadele hattı kurulması gerektiğini birlikte tartışacağız. Eğitim sisteminde yaşanan sorunları; ders kitapları ve eğitim programlarından sınav odaklı sisteme, mesleki ve teknik eğitimden MESEM’lere ve çocuk emeği sömürüsüne, dezavantajlı çocukların eğitim hakkından felsefe, sanat ve spor eğitimine kadar geniş bir çerçevede değerlendireceğiz. Çocukları rekabete, itaate ve geleceksizliğe mahkûm eden değil; düşünen, sorgulayan, üreten ve özgürleşen bireyler yetiştiren bir eğitim sisteminin olanaklarını konuşacağız. Eğitimde dinselleştirme politikaları karşısında laik eğitim mücadelesini daha güçlü biçimde gündemimize alacağız. Laik ve bilimsel eğitim anlayışını; MEB’in laiklik karşıtı proje ve protokollerini, eğitimde “değerler” adı altında yürütülen uygulamaları ve okulların dinsel kuşatma altına alınmasını tartışacağız. Çocukların inançlarına, kimliklerine ve yaşam tarzlarına müdahale etmeyen; bilimi ve özgür düşünceyi esas alan laik eğitim hakkını birlikte savunacağız. Anadili temelinde çok dilli kamusal eğitimi, her çocuğun kendi anadilinde eğitim hakkının güvence altına alınması ve dilsel-kültürel farklılıkların eşitlik temelinde tanınması perspektifiyle ele alacağız. Hiçbir çocuğun dili, kimliği ve kültürü nedeniyle eğitim hakkından mahrum bırakılmadığı; farklılıkların zenginlik olarak görüldüğü bir eğitim sisteminin nasıl kurulabileceğini tartışacağız. Özerk-demokratik üniversite ve özgür bilim mücadelesini, üniversitelerin demokratikleşmesi, akademik özgürlük ve insan, doğa ve toplum yararına bilimsel üretim ekseninde değerlendireceğiz. Üniversitelerin siyasi iktidarın ve piyasanın baskısından kurtulduğu, bilim insanlarının özgürce üretebildiği ve öğrencilerin söz sahibi olduğu bir üniversite mücadelesinin yollarını birlikte arayacağız. Eğitimde toplumsal cinsiyet eşitliğini, eğitim sisteminde yeniden üretilen cinsiyetçi politika ve uygulamalara karşı cinsiyet eşitlikçi bir eğitim anlayışının nasıl güçlendirileceği üzerinden tartışacağız. Ayrımcılığa, eşitsizliğe ve toplumsal cinsiyet rollerine karşı; özgürlükçü ve eşitlikçi bir eğitim anlayışını büyütmenin olanaklarını değerlendireceğiz. Demokratik ve güvenli okul başlığında eğitimde şiddeti, okul bileşenlerinin söz ve karar hakkını, eğitim yönetimi ile denetiminin demokratikleştirilmesini ele alacağız. Öğrencilerin, öğretmenlerin, velilerin ve tüm eğitim emekçilerinin kendisini güvende hissettiği; karar süreçlerine katıldığı, baskının değil dayanışmanın hâkim olduğu okulların nasıl kurulabileceğini tartışacağız. Yapay zekâ ve eğitimde dijital dönüşümü, yalnızca teknolojik bir gelişme olarak değil; kamusal eğitim hakkı, eşitsizlikler, öğretmenin rolü, öğrencilerin hakları ve eğitim emekçilerinin çalışma koşulları açısından değerlendireceğiz. Teknolojinin sermayenin denetim ve kâr aracına dönüşmesine karşı, insanı ve kamusal yararı merkeze alan bir dijital dönüşümün imkânlarını tartışacağız. Ekolojik eğitim başlığında ise eğitim mekânlarını, güvenli ve ekolojik okul mimarisini ve doğayla uyumlu bir eğitim yaklaşımının nasıl geliştirilebileceğini ele alacağız. İklim krizinin, çevresel yıkımın ve doğanın metalaştırılmasının karşısında; çocuklara yalnızca doğayı anlatan değil, doğayla birlikte yaşamayı öğreten bir eğitim anlayışını nasıl hayata geçirebileceğimizi konuşacağız. Bütün bu tartışmaların merkezinde ortak bir soru olacaktır: Nasıl bir eğitim, nasıl bir okul, nasıl bir üniversite ve nasıl bir gelecek istiyoruz? Bizler; eşit, parasız, kamusal, bilimsel, laik, anadilinde ve cinsiyet eşitlikçi eğitim hakkını ve demokratik müfredatı; güvenceli çalışma ve örgütlenme hakkını; eğitimin piyasaya ve gericiliğe teslim edilmesine karşı mücadeleyi savunuyoruz. Demokratik Eğitim Kurultayı sürecini başlatırken ortaya koyduğumuz temel yaklaşım da budur. Çocukların ekonomik ve sosyal koşullarına, yaşadıkları yere, kimliklerine, anadillerine ya da cinsiyetlerine göre ayrıştırılmadığı; bütün çocukların eşit ve nitelikli eğitim hakkından yararlanabildiği bir eğitim sistemi istiyoruz. Eğitim ve bilim emekçilerinin güvenceli çalıştığı, insanca yaşayabilecekleri bir ücret aldığı, mesleki ve sendikal haklarının güvence altında olduğu; öğrencilerin, velilerin ve eğitim emekçilerinin eğitim süreçlerinde söz ve karar sahibi olduğu demokratik bir eğitim sistemi için mücadele ediyoruz. 1968 yılında TÖS tarafından düzenlenen Devrimci Eğitim Şûrası’ndan bugüne uzanan mücadele birikimini geleceğe taşımak; eğitim ve bilim emekçilerinin sözünü, taleplerini ve mücadelesini ortaklaştırmak için “Eşitlik ve Özgürlük İçin” şiarıyla 6. Demokratik Eğitim Kurultayı’nda buluşuyoruz. Tüm eğitim ve bilim emekçilerini, eğitim hakkını savunanları, akademisyenleri, demokratik kitle örgütlerini, basın emekçilerini ve kamuoyunu Kurultayımızın açılışına davet ediyoruz. Birlikte konuşalım, örgütleyelim, değiştirelim!