Eğitim Sen MEB Yönetici Atama Yönetmeliğindeki değişiklikleri değerlendirdi.

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikasından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi.

MEB YÖNETİCİ SEÇME VE GÖREVLENDİRME YÖNETMELİĞİ DEĞİŞİKLİKLERİ

ALANDA YAŞANAN SORUNLARA ÇÖZÜM ÜRETMEKTE YETERSİZDİR!

                                              

05.02.2021 tarihli ve 31386 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumlarına Yönetici Seçme ve Görevlendirme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 1 Mart 2024 günü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Yönetmelik Değişikliğine ilişkin Bakanlığın taslağı sendikamıza gönderilmiş, sendikamız ocak ayı başında görüşlerini Bakanlığa iletmiştir.  MEB Yönetici Seçme ve Görevlendirme Yönetmeliğinde yapılan değişikliklerdeki eksiklikler ve Eğitim Sen olarak karşı olduğumuz hususlar bulunmaktadır.

Sendikamızın, yönetmelikte yöneticilerin yer değiştirmelerine ilişkin düzenleme yapılması önerisine yer vermemiş olması önemli bir eksikliktir. Yönetici atamalarında torpil/kayırmacılık anlamına gelen mülakat /sözlü sınav uygulaması devam edecektir. Değerlendirme puanı ile mülakat puanı toplamı yazılı sınav ile eşdeğer kılınmış, yazılı sınav başarı puanı önemli ölçüde etkisizleştirilmiştir.

652 sayılı KHK’nin 37. maddesinin 9. fıkrası ile kapsam dışı bırakılan proje yürüten okul ve kurumların yöneticilerinin de kapsama dâhil edilmesi gerekirken, bu yapılmamıştır. Proje yürüten okul ve kurumların yöneticilerinin puan üstünlüğüne göre atanmaları Bakan onayı ile olacak, Yönetmelik kriterleri uygulanmayacaktır. Ancak görevlendirmeleri sona eren proje okulu yöneticileri bu yönetmeliğin aradığı sınavlarda başarı olma ve değerlendirme kriterlerine bağlı olmadan yönetmelik kapsamında yönetici olarak atanabilecektir. Yönetmelik yönetici görevlendirmeleri kriterlerini eşit uygulamayacak, proje yürüten okul yöneticileri lehine bir ayrıma sebep olmuştur.

İmam hatip ortaokullarında müdür olarak görevlendirileceklerin din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni olmak; anaokullarına müdür olarak görevlendirileceklerde, okul öncesi öğretmeni olmak; ilkokullara müdür olarak görevlendirileceklerde, sınıf öğretmeni olmak koşulu aranmaktadır. Ancak İmam Hatip Ortaokulu dışındaki okullarda aday öğretmen bulunmaması durumunda diğer alan öğretmenleri görevlendirilebiliyorken, imam hatip liselerinde imam hatip lisesi meslek dersi öğretmenleri arasından müdür olarak görevlendirme yapılabileceği düzenlemesine yer verilmiştir.

Müdür olarak ilk defa görevlendirilmek isteyen konaklama ve seyahat hizmetleri, muhasebe ve finansman, yiyecek içecek hizmetleri, halkla ilişkiler ve organizasyon ve gıda teknolojisi alan öğretmenlerinden öğretmenevi ve akşam sanat okullarına müdür olarak görevlendirme isteğinde bulunanlara, görevlendirmeye esas puana beş puan daha ilave edileceği düzenlemesine yer verilmiş, ancak müdür/müdür yardımcısı olarak görevlendirme önceliği tanınmamıştır.

Daha önce yöneticilik görevinde bulunanlardan öğretmen olarak görev yapanlar, yeniden ve ilk defa görevlendirmelerden sonra yapılacak duyuru üzerine yeniden görevlendirilmek için başvuruda bulunanların yeniden yönetici olarak görevlendirilmesine imkân tanınması bu yönetmelik gereği atananalar aleyhine uygulamalara sebebiyet verecek olması nedeniyle sorunludur. Bu uygulama mülakatlarla keyfi nedenlerle elenenlerin yerine atama olanağı yaratacaktır.

Yönetmelik eki değerlendirme formları değil yazılı sınav başarı puanı esas alınmalı, haksız ve adaletsiz uygulamalara neden olan sözlü sınav mutlaka kaldırılmalıdır.  Ancak bu değişiklik ile geçici ve ivedi bir çözüm amaçlanıyor ise en azından değerlendirme formlarında yer alan objektif ve genel değerlendirmeyi engelleyen başlıkların kaldırılması gerekmektedir. Bu kapsamda değerlendirme formlarına ilişkin:

ü İki değerlendirme formu varlığını korumakta ise de önerilerimiz doğrultusunda birbirine uyumlu hale getirilmiştir.

ü Ödüller yönünden sadece son dört yılın esas alınması uygulamasına yer verilmemiştir.

ü Kendi alanında veya eğitim yönetimi alanları dışında yüksek lisans ve doktora eğitimi puanlamaya tabi tutulmuş, tezsiz yüksek lisans ve diğer alanlardaki lisans ve doktora yapmak puanlama dışı tutulmuştur. Yüksek lisans yapanların bugüne kadar hangi alanda yüksek lisans yaptıklarına sınırlama getirilmemiştir.

ü Hizmet süresi bütünsel olarak değerlendirilmiş, son dört yıl uygulamasından vazgeçilmiştir.

ü Üniversitede en az bir dönem ders okutmak ve değerlendirme yapmış olmak akademik veya mesleki deneyim olarak kabul edilmemiştir.

ü “Proje Çalışmaları” değerlendirme dışı tutulmuştur.

ü Okul geliştirme deneyimi bölümünün “başarı farklarını arttırma” bölümü altında sayılan destek eğitimi odasının açılması, hastanede eğitim, İYEP, DYK kursları açılması veya buralarda görev almak puanlama ve değerlendirme dışı tutulmuştur.  

ü Disiplin cezalarının puan eksiltici etkisi kaldırılmıştır.

ü Bütün yönetici adaylarına sunulmayan olanaklar (örneğin kitap yazma komisyon görevi) değerlendirme dışı tutulmalıdır.

ü Kanımızca bu biçimde yönetmelikte yapılması öngörülen değişiklik eğitim kurumlarımızın niteliğini arttırmayacaktır. Millî Eğitim Bakanlığı’nın, yönetici görevlendirmelerinde, objektif yazılı sınav sistemi esas alınmalıdır.

Sendikal-siyasal kadrolaşma hedefiyle bugüne kadar yapılan yönetmelik değişiklikleri sonrasında binlerce liyakatli, tecrübeli, birikimli eğitim yöneticisi görevden uzaklaştırılmış, yeni eğitim yöneticileri belirlerken liyakatten çok sendikal-siyasal referanslar belirleyici olmuştur. Şu anda Türkiye’de her 4 okul müdüründen 3’ünün hükümete yakın sendikaların üyesi olması yönetmelik değişiklikleri ile amaçlanan siyasal kadrolaşma girişimlerinin hedefe büyük oranda yaklaştığını göstermektedir.

Milli Eğitim Bakanlığı ne kadar yönetmelik değişikliği yaparsa yapsın, eğitim yöneticilerini tamamen siyasallaşmış kadrolardan oluşturma yönündeki inadını sürdürmektedir. Türkiye’nin nerede olursa olsun “mülakat” ya da “sözlü sınav” kelimelerinin tek karşılığının “torpil” olduğunu ilkokul çağındaki çocuklar bile bilmektedir. Eğitim yöneticilerinin belirlenmesinde mülakat başta olmak üzere, doğrudan “torpil” çağrıştıran yöntemler asla kullanılmamalıdır.

Eğitimin bütün kademelerinde yöneticiler belirlenirken, hiç kimse kimlik, mezhep, inanç ya da sendika farklılığı nedeniyle fiilen cezalandırılmamalı, değerlendirme ölçütleri tamamen objektif ve bilimsel kriterlere dayanarak belirlenmeli, eğitim yöneticilerinin belirlenmesi ve değerlendirilmesi sürecinde siyasi referanslar değil, liyakat ilkesi temel alınmalıdır.

YAPAY ZEKÂ UYGULAMALARI EĞİTİCİ EĞİTİMİ KURSU BAŞLIYOR YAPAY ZEKÂ UYGULAMALARI EĞİTİCİ EĞİTİMİ KURSU BAŞLIYOR

Eğitim Sen eğitim yöneticilerinin belirlenmesinde hiçbir baskı ve yönlendirmeye izin verilmemesini, her okulun kendi yöneticisini, o okuldaki eğitim bileşenlerinin katılacağı demokratik seçimlerle seçmesini savunmaya devam edecektir.

Editör: Haber Merkezi