TBMM Genel Kurulu’nun 7 Ekim tarihli birleşiminde fon soruşturması, yatırımcıların alacakları ve denetim mekanizmalarının işleyişi üzerine tartışmalar yaşandı. Meclis Başkanvekili Celal Adan’ın yönettiği oturumda muhalefet temsilcileri, konunun parlamentonun denetimine açılmasını istedi. AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin ise hem sorumluların ortaya çıkarılması hem de listenin kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini belirtti.
Zengin: “Listenin tamamının açıklanmasını istiyorum”
Genel Kurul’daki karşılıklı konuşmalar sırasında söz alan Özlem Zengin, fon tartışmasıyla ilgili listenin bütünüyle açıklanması talebini dile getirdi.
Zengin, “Listenin tamamının açıklanmasını istiyorum, hepsinin açıklanmasını istiyorum” dedi. Açıklamanın hangi yöntemle yapılacağını bilmediğini ifade eden Zengin, listenin kamuoyuna duyurulmasını istedi. TBMM tutanağına göre bu sözler Yeni Parti ve MHP sıralarından alkış aldı.
“Suç nasıl işlendi, kamudan kimler dahil oldu?”
Zengin, fonlarda yaşananları tutarın büyüklüğünden bağımsız olarak önemli bir mesele şeklinde değerlendirdi. Yargısal sürecin sürdüğünü belirterek, kişilerin ne kadar para aldığı kadar, işlemlerin nasıl gerçekleştirildiğinin ve kamu içinden kimlerin hangi biçimde sürece dahil olduğunun araştırılması gerektiğini söyledi.
Örgütlü bir suç bulunduğunu düşündüğünü ifade eden Zengin, bu bağlantıların ortaya çıkarılmasının Türkiye’nin ve siyasetin geleceği açısından önem taşıdığını vurguladı. Devlet Denetleme Kurulu’nun incelemelerine de değinen Zengin, sistemin hangi noktalarda aksadığının belirlenmesi gerektiğini kaydetti.
Meclis araştırma komisyonunun kurulabileceğini belirten Zengin, bu seçeneğin ilerleyen günlerde tartışılabileceğini söyledi.

Ekmen: Araştırma komisyonu AKP için de gerekli
Yeni Yol Grubu Başkanı Mehmet Emin Ekmen, araştırma komisyonu kurulmasının kaçınılmaz olduğunu savundu. Meselenin yalnızca muhalefetin talebi olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Ekmen, iktidar partisinin üyeleri ve seçmenleri açısından da açıklığa kavuşturulması gerektiğini ifade etti.
Ekmen, sorumluluğu bulunmayan siyasetçilerin geniş bir suçlama altında bırakılmaması için olayın bütün bağlantılarının araştırılmasını istedi. İddiaların üzerinin kapatılmasının, AKP’nin tamamının tartışmalı ilişkilerle birlikte anılmasına yol açabileceği uyarısında bulundu.

Poyraz: Para transferleri ve denetim mekanizmaları incelenmeli
İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, araştırma komisyonu talebinin muhalefetin siyasi tatmini için değil, olayın aydınlatılması ve ilgisi bulunmayan kişilerin zan altında kalmaması için gündeme getirildiğini söyledi.
Kamuoyunun isimleri yalnızca gazete manşetlerinden veya parti sözcülerinin açıklamalarından öğrenmesini eleştiren Poyraz, fonlardan çıkan paranın ne kadarının yurt dışına aktarıldığının belirlenmesini istedi. Bu transferler sırasında ilgili kurumların hangi kayıtları tuttuğunu ve iç denetim mekanizmalarının nasıl çalıştığını sorguladı.
Poyraz ayrıca kamu görevlilerinin sorumluluklarını yerine getirmek için siyasi talimat bekleyemeyeceğini, Anayasa ve kanunlar çerçevesinde hareket etmek zorunda olduklarını vurguladı.

Sevda Erdan Kılıç: Konuyu Meclis gündeminden düşürmeyeceğiz
CHP adına konuşan Sevda Erdan Kılıç, muhalefetin araştırma önergelerinin görüşülmesi için ısrarını sürdüreceğini belirtti. Komisyon kurulana kadar konunun Meclis gündeminde tutulacağını söyledi.
455 bin 758 yatırımcının parasının söz konusu olduğunu ifade eden Kılıç, aileler ve yakınlar da düşünüldüğünde meselenin milyonlarca kişiyi ilgilendirdiğini vurguladı. Yaşananların yalnızca bir finansal kriz olarak adlandırılmasına karşı çıkarak siyaset, bürokrasi ve iş çevreleri arasındaki ilişkilerin araştırılması gerektiğini savundu.
Kılıç, SPK, BDDK, Borsa İstanbul ve MASAK’ın şüpheli işlemler karşısında hangi adımları attığının açıklanmasını istedi. Önceden yapılan uyarılara rağmen gerekli müdahalelerin gerçekleştirilmediğini öne sürdü.

DEM Parti’den denetim sorumluluğu vurgusu
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, iktidarın araştırma komisyonu kurulmasına karşı çıktığını belirterek bunun gerekçesini sorguladı.
Kılıç Koçyiğit, düzenleyici ve denetleyici kurumların yönetimlerini belirleyen iktidarın, bu kurumların faaliyetleri konusunda da hesap vermesi gerektiğini savundu. SPK, BDDK, Borsa İstanbul ve MASAK’ın görevlerini nasıl yerine getirdiğinin incelenmesini istedi.
Sorunun kontrol altında olduğuna ilişkin açıklamaları yeterli bulmadığını belirten Kılıç Koçyiğit, yatırımcıların yaşadığı kayıpların ve kurumların sorumluluğunun parlamentoda araştırılması çağrısında bulundu.
Başarır: Meclis araştırma görevini yerine getirmeli
Yeni Parti Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, fon işlemlerinden yüksek kazanç elde ederek parasını çeken ve yurt dışına aktaran kişilerin açıklanmasını istedi.
Tartışmada 100 milyar dolara yakın bir tutardan söz edildiğini belirten Başarır, Meclis’in konuyu araştırması gerektiğini savundu. Başarır’ın dile getirdiği bu tutar, konuşmasındaki değerlendirme olarak Genel Kurul tutanaklarına yansıdı.
Konuşma sırasında AKP Konya Milletvekili Mehmet Baykan’ın gülümsemesine tepki gösteren Başarır ile Baykan arasında sözlü tartışma yaşandı. Zengin, milletvekillerinin topluca suçlanmasına karşı çıktı; Başarır ise bütün milletvekillerini kastetmediğini, sorumluların isimlerinin açıklanmasını istediğini belirtti.
Hükümetin açıkladığı tablo: 131 fon, 455 bin 758 yatırımcı
Aynı gün Genel Kurul’u bilgilendiren Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, yedi portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiye kapsamına alındığını açıkladı. Bu fonlarda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunduğunu belirtti.
Yılmaz, soruşturma kapsamında 220 kişi hakkında işlem yapıldığını, 85 kişinin tutuklandığını ve 23 şüpheli hakkında yakalama kararı bulunduğunu bildirdi. Denetleyici kurumların sorumluluklarının Devlet Denetleme Kurulu incelemesiyle netleştirileceğini söyledi.
Bir milyon liraya kadar ara ödeme planı
Yılmaz’ın açıklamasına göre olağanüstü tasfiye kapsamındaki fonlarda, hak edilecek alacaktan mahsup edilmek üzere en fazla bir milyon liralık ara ödeme planlanıyor. Ödemelerde Merkezi Kayıt Kuruluşu’nun hesaplayacağı net yatırım tutarı esas alınacak.
Bu aşamanın ilgili kanuni düzenlemenin yasalaşmasına bağlı olduğunu belirten Yılmaz, ekim ayında ödeme yapılmasının hedeflendiğini söyledi. Tasfiye için Hazine kaynağı kullanılmayacağını; fonların mevcut varlıkları, geri alınacak haksız kazançlar ve el konulan varlıkların satış gelirlerinin değerlendirileceğini açıkladı.





