Emek ve demokrasi güçleri, Adana’da yargılananların yalnız olmadığını vurgulayarak, dayanışmayı büyütme ve mücadeleyi sürdürme çağrısı yaptı.
Adana’da emek ve demokrasi güçleri, 10 Ekim Barış Mitingi öncesi yapılan çağrıya katıldıkları için verilen hapis cezalarına karşı İnönü Parkı’nda bir araya geldi. DİSK, KESK, TMMOB ve TTB öncülüğünde düzenlenen basın açıklamasında, “Barış Mücadelesi Yargılanamaz”, “Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz” ve “Yaşasın Barış Mücadelemiz” sloganları yükseldi.
28 Nisan 2026 Salı günü saat 17.30’da gerçekleştirilen açıklamaya; KESK Adana Şubeler Platformu, DİSK, TMMOB, TTB, DEM Parti Adana İl Eş Başkanları Av. Yakup Ataş ve Helin Kaya, Emek Partisi, Sol Parti, SYKP, TÖP, Adana Halkevi, İHD ve çok sayıda emek-demokrasi bileşeni katıldı.
Basın açıklamasında konuşmalar; Eser Demirçin, Mehmet Çelik, Ayfer Koçak, Ahmet Karagöz, Dr. Ali Kanatlı, Kerem Şahin ve Nesligül Sarıkaya tarafından yapıldı.
Katılım Genişti: Sendikalar ve Kurumlar Birlikteydi
Açıklamaya şu isimler katıldı:
-
Ayfer Koçak – KESK Eş Genel Başkanı
-
Ahmet Karagöz – KESK Eş Genel Başkanı
-
Sema Pınar – KESK Basın, Yayın ve Eğitim Sekreteri
-
Mesut Balcan – Haber-Sen Genel Başkanı
-
Erdal Karakuş – KESK Mali Sekreteri
-
İzzettin Ekin – Haber-Sen Mali Sekreteri
-
Deniz Topkan – SES Mali Sekreteri / SES MYK Üyesi
-
Ramazan Polat – Tarım Orkam-Sen MYK Üyesi
-
Bülent Türkmen – Tüm Bel-Sen Örgütlenme Sekreteri
-
Dr. Ali Kanatlı – TTB Merkez Konsey Üyesi
Ayrıca açıklamada konuşan isimler:
Eser Demirçin Tarım Orkam Sen Adana Şube Başkanı, Mehmet Çelik Tüm Bel-Sen Adana Şube Başkanı ve KESK Dönem Sözcüsü, KESK Eş Genel Başkanları Ayfer Koçak ve Ahmet Karagöz, TTB Merkez Konsey Üyesi Dr. Ali Kanatlı, TMMOB İKK Sekreteri ve MMO Adana Şube Başkanı Kerem Şahin, Dilan Sarıkaya'nın annesi Nesligül Sarıkaya konuşma yaptı.
Eser Demirçin: “Barışı Savunmak Suç Değildir”
Tarım Orkam-Sen Adana Şube Başkanı Eser Demirçin, konuşmasında 6 Ekim 2015’te aynı noktada yapılan çağrıyı hatırlatarak, o günkü amaçlarının savaşa karşı barışı savunmak olduğunu belirtti.
Demirçin, aradan geçen 11 yıla rağmen barış talebinin cezalandırılmasının kabul edilemez olduğunu vurgulayarak, “Bugün yine aynı yerden söylüyoruz; barışı savunmak insani bir zorunluluktur” dedi.
Mehmet Çelik: “Demokratik Haklar Engellenemez”
KESK Dönem Sözcüsü ve Tüm Bel-Sen Adana Şube Başkanı Mehmet Çelik, 6 Ekim 2015’te yapılmak istenen yürüyüşün polis barikatlarıyla engellendiğini hatırlattı.
Çelik, “Yürüyüş hakkı engellenen bizler, darp edilen bizler ve bugün yargılanan yine bizleriz. Bu tablo tesadüf değildir” diyerek, yargının siyasal bir araç haline getirildiğini ifade etti.
Ayfer Koçak: “Bu Ülkede Hukuk Araçsallaştırıldı”
KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak, açıklamanın en kapsamlı konuşmalarından birini yaptı.
Koçak, 10 Ekim Ankara Gar Katliamı öncesinde yapılan barış çağrısının bugün suç sayılmasının, Türkiye’de hukukun geldiği noktayı açıkça gösterdiğini belirtti.
Konuşmasında şu vurgular öne çıktı:
-
Türkiye’de yargının bağımsızlığını yitirdiği
-
Hukukun muhalifleri bastırma aracına dönüştüğü
-
Barış talebinin kriminalize edildiği
Koçak, “Bugün ülkede hukuk, adalet dağıtan bir mekanizma olmaktan çıkarılmıştır. Barış isteyenler yargılanıyor, cezalandırılıyor” dedi.
10 Ekim Ankara Gar Katliamı’na da değinen Koçak, 104 kişinin yaşamını yitirdiği saldırının gerçek sorumlularının ortaya çıkarılmadığını, buna karşın barış talep edenlerin cezalandırıldığını belirtti.
Koçak, “Barış bir tercih değil, bir haktır. Ve hiçbir hak yargılanamaz” diyerek mücadeleyi sürdüreceklerini ifade etti.
Ahmet Karagöz: “Barış İstemek Ne Zamandan Beri Suç?”
KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz de konuşmasında davanın hukuki değil, siyasal olduğunu vurguladı.
Karagöz, şu soruları yöneltti:
-
Barış istemek ne zamandan beri suç oldu?
-
Bir mitinge çağrı yapmak nasıl yargılanır hale geldi?
Karagöz, Anayasa’nın toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını açıkça tanıdığını hatırlatarak, bu hakların fiilen ortadan kaldırıldığını söyledi.
Konuşmasında davadaki çarpıcı bir noktaya da dikkat çeken Karagöz, “Flama sopalarının silah sayılması hukuk açısından kabul edilemez bir durumdur” dedi.
Karagöz ayrıca:
-
Sendikal faaliyetlerin kriminalize edildiğini
-
Verilen cezaların orantısız olduğunu
-
Kamu düzeni gerekçesinin özgürlüklerin önüne geçirildiğini
vurgulayarak, “Bu bir hukuk değil, baskı düzenidir” ifadelerini kullandı.
Dr. Ali Kanatlı: “Bu Karar Vicdani Değil”
TTB Merkez Konsey Üyesi Dr. Ali Kanatlı, 10 Ekim Katliamı’nın acısının hâlâ taze olduğunu belirterek, bu mitinge çağrı yapanların cezalandırılmasının vicdani olmadığını söyledi.
Kanatlı, sağlık emekçilerinin her koşulda yaşamı savunduğunu ve barış talebinin bu mücadelenin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.
Kerem Şahin: “Mühendisler de Barıştan Yana”
TMMOB İKK Sekreteri Kerem Şahin, mühendis, mimar ve şehir plancılarının da barış mücadelesinin parçası olduğunu vurguladı.
Şahin, demokratik hakların kullanılmasının engellenmesinin yalnızca sendikalara değil, tüm topluma yönelik bir tehdit olduğunu belirtti.
Nesligül Sarıkaya: “Acımızın Üstüne Ceza Veriliyor”
Dilan Sarıkaya’nın annesi Nesligül Sarıkaya, konuşmasında yaşanan acılara dikkat çekti.
Sarıkaya, hem katliamın yarattığı yıkımın hem de sonrasında verilen cezaların aileler üzerindeki etkisini anlatarak, adalet talebini yineledi.
Av. Tugay Bek: “Barış Yargılanamaz, Anayasal Haklar Suç Değildir”
Açıklamanın ortak mesajı netti:
-
Barış talebi suç değildir
-
Sendikal faaliyet yargılanamaz
-
Anayasal haklar engellenemez
Yargılanan İsimler de Hatırlatıldı
Açıklamada, yargılanan ve cezalandırılan isimler de tek tek anıldı:
KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz, hapis cezası ve kamu görevlerinde men cezası verilen KESK’in bir önceki dönem KESK Eş Genel Başkanı Şükran Kaplan Yeşil, BTS Adana Şube Başkanı İnanç Su, Yapı Yol Sen Adana Şube Başkanı Alattin Süzer, Haber-Sen Adana Şube Yürütme Kurulu üyesi Ahmet Aydoğan, SES üyesi Hüseyin Çalı, DİSK/Genel-İş üyesi ve yöneticisi Abdurrahman Çeliker, TMMOB üye ve yöneticisi N. Sercan Şahin, demokratik kurumlarımızın üyeleri olan Sinan Hüdar, Aydın Yiğit ve Habip Alpkaya
Sonuç: “Mücadele Sürecek”
İnönü Parkı’ndan yükselen ortak irade, tek bir cümlede özetlendi:
“Barış bir haktır ve hiçbir hak yargılanamaz.”
Katılımcılar, baskılara rağmen barış, emek, demokrasi ve adalet mücadelesini büyütmeye devam edeceklerini vurgulayarak açıklamayı sonlandırdı.


