Eğitim Sen Adana Şube Erbane Grubu, “Bu Toprakların Şarkılarını Birlikte Söyleyelim” şiarıyla Merkez Park Amfi Tiyatro’da coşkulu bir etkinlik düzenledi. Etkinlikte yalnızca müzik değil; emek mücadelesi, eğitim emekçilerinin sorunları, kadınların ve LGBTİ+’ların hakları, KHK ihraçları, barış talebi, savaş politikalarına karşı eğitim bütçesi çağrısı ve ekolojik mücadele de güçlü biçimde gündeme taşındı. Eğitim Sen Adana Şube Erbane Grubu tarafından “Bu Toprakların Şarkılarını Birlikte Söyleyelim” şiarıyla Merkez Park Amfi Tiyatro’da düzenlenen etkinlik, yoğun katılım ve coşkulu anlara sahne oldu. Farklı dillerden türkü ve şarkıların seslendirildiği gecede, bu topraklarda yan yana yaşamış halkların ortak kültürel mirası müzikle buluştu. Etkinlik, yalnızca bir konser olarak değil; barış, demokrasi, eşitlik, emek, laik ve bilimsel eğitim, halkların kardeşliği ve ortak yaşam iradesinin dile getirildiği bir buluşma olarak öne çıktı. “Yalnızca Konser İçin Değil, Ortak Yaşam İnancımız İçin Buluştuk” Etkinliğin açılış konuşmasını Eğitim Sen Adana Şube Yürütme Kurulu Üyesi Özgür Kiracı yaptı. Kiracı, Adana Eğitim Sen ve Erbane Grubu tarafından düzenlenen etkinliğin farklı kültürlerin, dillerin ve inançların eşit, özgür ve demokratik bir yaşam içinde bir arada yaşayabileceğine duyulan inancı büyütmek amacı taşıdığını belirtti. Sanatın, kültürün ve müziğin halkları birbirine yaklaştıran, ortak yaşamı güçlendiren en önemli değerlerden olduğunu vurgulayan Kiracı, böylesi dönemlerde kültürel buluşmaların dayanışmayı büyütme açısından ayrı bir anlam taşıdığını ifade etti. Emek, Demokrasi ve Barış Vurgusu Kiracı konuşmasında, Eğitim Sen’in kurulduğu günden bu yana emekten, demokrasiden, laik ve bilimsel eğitimden, halkların kardeşliğinden ve barıştan yana mücadele yürüttüğünü söyledi. Türkiye’de emekçilerin haklarının budandığı, demokratik alanın daraltıldığı ve farklı düşünenlerin baskılarla karşı karşıya bırakıldığı bir dönemden geçildiğini belirten Kiracı, dayanışma ve ortak mücadelenin her zamankinden daha önemli olduğunu dile getirdi. Kiracı, toplumsal baskıların arttığı koşullarda sendikal mücadelenin yalnızca ücret ve özlük haklarıyla sınırlı olmadığını; demokrasi, barış, eşit yurttaşlık ve özgürlük mücadelesinin de ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı. Eğitim Emekçilerinin Ortak Mücadelesi Öne Çıkarıldı Konuşmada özel sektör öğretmenleri, ücretli öğretmenler ve mülakat mağduru öğretmenlerin yaşadığı sorunlara da geniş yer verildi. Kiracı, insanca çalışma ve yaşam koşulları için mücadele eden tüm eğitim emekçilerini selamladıklarını belirterek, kamuda, özel sektörde ya da ücretli olarak çalışan öğretmenler arasında ayrım yapılamayacağını ifade etti. Tüm öğretmenlerin güvenceli çalışma koşullarına, insanca yaşayabilecekleri ücretlere ve sendikal haklara sahip olması gerektiğini söyleyen Kiracı, eğitim emekçilerinin mücadelesinin ortak olduğunu belirtti. 2025-2026 eğitim öğretim yılının okullarda artan şiddet olayları ve acı kayıpların gölgesinde sona erdiğini dile getiren Kiracı, eğitim emekçilerine yönelik şiddetin münferit olaylar olarak görülemeyeceğini, bunun eğitim politikalarının yarattığı ciddi bir toplumsal sorun olduğunu ifade etti. Bu kapsamda Eğitim Sen ve Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası tarafından 26 Haziran 2026 Cuma günü saat 13.00’te Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde yapılacak “Öğretmenler Yalnız Değildir, Öğretmenlik Mesleği İtibarsız Değildir” başlıklı basın açıklamasına katılım çağrısı yapıldı. Kadınların, LGBTİ+’ların ve Çocukların Hakları İçin Örgütlü Mücadele Çağrısı Kiracı’nın konuşmasında kadınların ve LGBTİ+’ların kazanılmış haklarına yönelik girişimler de gündeme geldi. 12. Yargı Paketi kapsamında kamuoyuna yansıyan nafaka hakkını sınırlandırmaya dönük düzenlemeler ile LGBTİ+’ları ve suça sürüklenen çocukları hedef alan ayrımcı düzenlemelerin, kadınların, LGBTİ+ örgütlerinin, çocuk hakları savunucularının ve demokrasi güçlerinin ortak mücadelesi sonucunda geri çekildiği belirtildi. Bu gelişmenin, hakların ancak örgütlü mücadeleyle korunabileceğini bir kez daha gösterdiğini ifade eden Kiracı, kadınların, LGBTİ+’ların ve çocukların eşit, özgür ve güvenli bir yaşam sürmesinin demokrasi mücadelesinin ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi. KHK’li Kamu Emekçileri Unutulmadı Etkinlikte KHK ile ihraç edilen kamu emekçilerinin yaşadığı hukuksuzluklara da dikkat çekildi. Kiracı, KESK’li kamu emekçilerinin KHK’lerle ihraç edilmelerinin üzerinden 10 yıl geçtiğini belirterek, bu sürecin büyük bir hukuksuzluk olduğunu söyledi. İhraç edilen kamu emekçilerinin tüm özlük, sosyal ve ekonomik haklarıyla birlikte görevlerine iade edilmesini talep ettiklerini belirten Kiracı, bu talepten vazgeçmeyeceklerini ifade etti. Kalıcı Barış ve Demokratik Çözüm Talebi Konuşmada Türkiye’nin en temel ihtiyaçlarından birinin demokratikleşmenin önündeki engellerin kaldırılması ve kalıcı barışın sağlanması olduğu vurgulandı. Halkların eşit yurttaşlık temelinde bir arada yaşayabildiği, farklı kimliklerin ve kültürlerin özgürce var olabildiği demokratik bir toplumun, emek ve demokrasi mücadelesinin de güvencesi olduğu ifade edildi. Kiracı, çatışmaların, kutuplaşmanın ve inkâr politikalarının değil; diyalogun, müzakerenin ve demokratik çözümün güçlenmesi gerektiğini söyledi. “Barışın kaybedeni yoktur” vurgusuyla, barışın kazananının halklar, emekçiler ve gelecek olacağı belirtildi. “Savaşa Değil Eğitime Bütçe” Etkinlikte dünyada artan savaş politikaları ve silahlanma yarışı da eleştirildi. NATO’nun genişleme ve militarizasyon politikalarının halklara barış değil, daha fazla çatışma ve yoksulluk getirdiği ifade edildi. Kiracı, eğitime, sağlığa ve sosyal hizmetlere ayrılması gereken kaynakların savaş bütçelerine aktarılmasına karşı çıktıklarını belirterek, barışı, halkların kardeşliğini ve demokratik çözümü savunmaya devam edeceklerini söyledi. İklim Krizi Emek, Yaşam ve Demokrasi Sorunu Olarak Ele Alındı Konuşmada ekoloji mücadelesi de gündeme getirildi. Yakın zamanda yapılması planlanan Halkların İklim Zirvesi’nin çeşitli engellemeler nedeniyle ertelenmek zorunda kalmasının demokratik alanın ne kadar daraltıldığını gösterdiği belirtildi. İklim krizinin yalnızca çevresel bir sorun olmadığı, aynı zamanda emek, yaşam ve demokrasi sorunu olduğu vurgulandı. Doğayı savunmanın geleceği savunmak anlamına geldiği ifade edildi. “Türküler Halkların Hafızasıdır” Eğitim Sen Adana Şube Erbane Grubu Eğitmeni ve Şefi Gülistan Özbey de yaptığı konuşmada, etkinliğe katılanlara ve emeği geçenlere teşekkür etti. Özbey, Türkçe, Kürtçe, Arapça ve farklı kültürlerin seslerinin bu topraklarda yüzyıllardır yan yana yaşamış halkların ortak mirası olduğunu söyledi. Seslendirilen ezgilerin yalnızca nota ve sözlerden ibaret olmadığını belirten Özbey, her bir türkünün bu coğrafyanın hafızasını, sevinçlerini, özlemlerini, direncini ve umutlarını taşıdığını ifade etti. Dünyanın ve Türkiye’nin zor zamanlardan geçtiği bir dönemde barışa, kardeşliğe, demokrasiye ve birlikte yaşama olan inancı şarkılarla dile getirdiklerini söyleyen Özbey, türküler sustuğunda toplumların hafızasının eksileceğini, türküler yaşadığında ise umudun yaşamaya devam edeceğini vurguladı. Gülistan Özbey’e Çiçek ve Plaket Takdim Edildi Konuşmaların ardından Erbane Grubu Eğitmeni ve Şefi Gülistan Özbey’e tüm ekip adına çiçek ve plaket takdim edildi. Daha sonra Erbane Grubu sahne alarak “Bu Toprakların Şarkılarını Birlikte Söyleyelim” çağrısını ezgilerle büyüttü. Farklı Dillerden Şarkılar, Ortak Halaylar Gecede farklı dillerden türküler ve şarkılar seslendirildi. Katılımcılar şarkılara hep birlikte eşlik ederken, halaylarla etkinliğin coşkusu büyüdü. Sanatın, dayanışmanın ve halkların kardeşliğinin öne çıktığı etkinlik, “Yaşasın örgütlü mücadelemiz, yaşasın emek, demokrasi ve barış mücadelemiz, yaşasın halkların kardeşliği” mesajlarıyla sona erdi.