Gazeteci ve yazar Ufuk Tekin, Türkiye’nin yakın tarihindeki siyasal çatışmaları, cezaevi deneyimlerini, toplumsal acıları ve vicdani hesaplaşmaları ele aldığı ilk kitabı “Böceklerin de Annesi Var – Yüzleşme” ile okurlarının karşısına çıkıyor. Tekin, 17 Ekim Cumartesi günü Adana’da düzenlenecek imza gününde okurlarıyla buluşacak. Bir kuşağın yaşadıklarını kişisel tanıklıklarla anlatan eser, geçmişle hesaplaşmanın yanı sıra barışa, vicdana ve ortak insanlık değerlerine güçlü bir çağrı niteliği taşıyor.
Gazeteci ve yazar Ufuk Tekin, ilk kitabı “Böceklerin de Annesi Var – Yüzleşme” için Adana’da imza günü düzenliyor. 17 Ekim 2026 Cumartesi günü saat 14.00-16.00 arasında Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Fuayesi’nde gerçekleştirilecek etkinlikte Tekin, hem kitabını imzalayacak hem de okurlarıyla bir araya gelecek.
Türkiye’nin çalkantılı yıllarına kişisel bir yaşam öyküsünden bakış sunan kitap, yalnızca geçmişte yaşananların anlatıldığı bir hatırat olmanın ötesine geçiyor. Eser, siyasal ayrışmaların insan hayatında bıraktığı izleri, cezaevi deneyimlerini, kuşaklar boyunca taşınan acıları ve insanın kendi geçmişiyle yüzleşme cesaretini konu ediniyor.
Bir insanın hikâyesinden bir kuşağın hafızasına
“Böceklerin de Annesi Var – Yüzleşme”, özellikle 1970’li ve 1980’li yılların Türkiye’sine uzanırken dönemin siyasal atmosferini bireysel tanıklıklarla buluşturuyor.
Kitabın yayın kurulunca hazırlanan değerlendirme yazısında, eserin yalnızca siyasal mücadele içerisinde yer almış bir insanın anılarından oluşmadığına dikkat çekiliyor.
Değerlendirmede, kitabın insan olmanın anlamını, yanlışlardan ders çıkarmayı, barış özlemini ve geçmişin acılarını evrensel bir bakışla ele aldığı vurgulanıyor.
Yazarın kişisel deneyimleri, tarihsel olaylar ve kuşaklar arası ilişkilerle birleşirken ortaya yalnızca bireysel bir yaşam öyküsü değil, Türkiye’nin toplumsal hafızasına uzanan bir anlatı çıkıyor.
“Hiç kimsenin canına kastetmedim”
Kitabın en dikkat çekici yönlerinden biri, yazarın geçmişle hesaplaşırken kendi yaşamını ve siyasal tercihlerini de sorgulaması.
Yayın kurulu değerlendirmesinde, Tekin’in siyasi mücadeleler içerisinde şiddetin dışında kalmaya çalışmış bir birey olarak özeleştiri yaptığı belirtiliyor.
Yazarın şu sözleri ise eserin temel düşüncesini ortaya koyuyor:
“Hiç kimsenin canına kastetmedim. O yüzden rahattır içim, huzurludur vicdanım.”
Bu sözler, kitapta yalnızca kişisel bir vicdan muhasebesi olarak değil, siyasal mücadelelerin ve ideolojik ayrışmaların ortasında insan yaşamının değerini hatırlatan bir yaklaşım olarak öne çıkıyor.
Yayın kurulu, eserin Türkiye’de farklı siyasal kampların geçmişleriyle yüzleşmesi ve özeleştiri yapması açısından da önemli bir çağrı içerdiğini belirtiyor.
Anka kuşunun gözünden insanlık ve tarih
Ufuk Tekin, kitabında zaman zaman alegorik bir anlatım biçimine başvuruyor.
Eserde yer alan Anka kuşu, gökyüzünden dünyaya bakan bilge bir gözlemci olarak anlatının önemli simgelerinden birine dönüşüyor.
Anka kuşunun bakışı, yaşananları yalnızca bireysel deneyimlerle sınırlamıyor; toplumsal olayları, insanlık tarihini ve vicdani sorgulamaları da aynı anlatı içerisinde buluşturuyor.
Bu anlatım biçimiyle Tekin, kendi yaşamının izlerini sürerken okuru da geçmişin acıları, insan ilişkileri ve toplumsal sorumluluk üzerine düşünmeye davet ediyor.
6-7 Eylül’den 12 Eylül’e uzanan tarihsel tanıklık
Kitap, Türkiye’nin yakın tarihindeki kırılma noktalarını daha geniş bir tarihsel çerçeve içerisinde ele alıyor.
6-7 Eylül Olayları, 12 Eylül askeri darbesi, Kozan’ın geçmişindeki Ermenilerle ilgili çatışmalar ve Auschwitz’te yaşanan Nazi vahşeti, eserde değinilen tarihsel olaylar arasında yer alıyor.
Atatürk, II. Bayezid, Adnan Menderes, Hitler dönemi ve 68 kuşağı gibi farklı tarihsel kişi ve dönemlere yapılan göndermeler, anlatının kapsamını genişletiyor.
Yazarın doğrudan yaşadığı olaylarla ailesinden dinlediği tanıklıkların iç içe geçtiği eser, geçmişin yalnızca tarih kitaplarında kalmadığını, kuşakların hafızasında yaşamaya devam ettiğini gösteriyor.
Kutuplaşmaya karşı ortak insanlık çağrısı
“Böceklerin de Annesi Var – Yüzleşme” kitabının öne çıkan mesajlarından biri de barış.
Yayın kurulu değerlendirmesine göre Tekin, solculara, ülkücülere, dindarlara ve toplumun farklı kesimlerine seslenerek geçmişte yaşanan ayrışmaların ötesinde ortak bir insanlık zemini arıyor.
Eserde, farklı siyasal düşüncelere sahip insanların yaşadığı acılar arasında bir hiyerarşi kurulmasından çok, insan hayatının ve vicdanın ortak değer olarak kabul edilmesi gerektiği düşüncesi işleniyor.
Bu yönüyle kitap, Türkiye’nin siyasal kutuplaşmalarla şekillenmiş geçmişine bakarken geleceğe ilişkin bir barış arayışını da gündeme taşıyor.
“Hem hesap soruyor hem kendi içinde hesaplaşıyor”
Yayın kurulunun değerlendirmesinde, kitabın sade ve içten diliyle dikkat çektiği, gazetecilik anlatımıyla edebi üslubun bir arada kullanıldığı belirtiliyor.
Eserin tarihsel olayları kişisel deneyimlerle buluşturmasının okurla güçlü bir duygusal bağ kurulmasını sağladığı ifade ediliyor.
Değerlendirme yazısının sonuç bölümünde ise şu ifadelere yer veriliyor:
“Böceklerin de Annesi Var, kişisel bir geçmişin dökümünü yaparken bir neslin hikâyesini de anlatıyor. Vicdani bir yüzleşme, tarihsel bir tanıklık ve insani bir çağrıdır bu eser. Yazar, hem hesap soruyor hem de kendi içinde hesaplaşıyor. Bu nedenle kitabın hem edebi hem de tarihsel değeri yüksek.”
Ufuk Tekin, 17 Ekim’de Adanalı okurlarıyla buluşacak
Gazeteci ve yazar Ufuk Tekin’in ilk kitabı için düzenlenen imza günü, geçmişin tanıklıklarını ve barış arayışını edebiyat aracılığıyla paylaşmak isteyen okurları bir araya getirecek.
Ufuk Tekin – Kitap İmza Günü
Kitap: Böceklerin de Annesi Var – Yüzleşme
Tarih: 17 Ekim 2026, Cumartesi
Saat: 14.00–16.00
Yer: Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Fuayesi
Tekin’in ilk kitabı, geçmişi unutmadan geleceğe bakmanın, siyasal ayrılıkların ötesinde insanlık değerlerinde buluşmanın ve vicdanla yüzleşmenin önemini hatırlatıyor.





