"SENDİKAMIZA KARŞI KURULAN OYUNLARI BOZACAĞIZ GÖRÜYORUZ, BİLİYORUZ VE MÜDAHALE EDECEĞİZ"

Genel Sağlık-İş Genel Başkanı Dr. Derya Uğur; “Bugün burada Adana Şehir Hastanesi Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürünün baskılarını ve iftiralarını kabul etmediğimizi belirtmek için toplanmış bulunuyoruz ve kendisinin istifaya davet ediyoruz.”

Adana Şehir Hastanesi önünde gerçekleştirilen basın açıklamasını Genel Sağlık-İş Genel Başkanı Dr. Derya Uğur okudu.

Uğur sözlerine şu şekilde devam etti;

Adana Şehir Hastanesi'nde ağır ve zor koşullarda görevini yapan sağlık çalışanları siyasi iktidarın gücünü arkasına alan liyakatsiz idarecilerin tarafından kamu gücüyle ezilmeye çalışılmaktadır.

Sağlık Bakanlığı'na sesleniyoruz, artık sesimizi duyun ve gerekeni yapın. Sağlık kurumlarından siyasetin kirli elini çekin.

8 yıldır aynı kliniğin sorumlu hemşiresi, sendikamız işyeri temsilcisi olan arkadaşımız bu zamana kadar her denetimde tam puan almış, servis işleyişi ve çalışma barışını sağlamış, görevinin gereklerini tam olarak yerine getirmiştir. Her denetimden tam puan alan servisin sorumlusu, Sendikamız Genel Sağlık-İş üyesi ve işyeri temsilcimiz başhekim imzalı bir yazıyla 2 gün önce görevden alınmıştır.

SORUYORUZ NEDEN? Bugüne kadar hakkında hiçbir soruşturma açılmamış, hiçbir tutanak tutulmamış, görevinin tüm gereklerini yerine getirmiş bir servis sorumlusu ne amaçla görevinden alınmıştır? İşleyen bir servis işlemez hale mi getirmeye çalışılmaktadır? Sorun, her denetimden servisin tam puan alarak başarılı olması mıdır? Sağlık hizmetleri müdürü, serviste verilen kaliteli sağlık hizmetinden mi rahatsız olmaktadır, yoksa serviste uyum içinde görev yapan sağlık emekçilerinin çalışma barışına mı kastetmektedir?

Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürünün görevi, sağlık bakım hizmetlerinin planlanması, etkin ve verimli hizmet sunulması, kendisine bağlı birimler ve ilgili diğer birimler ile iş birliği ve uyum içerisinde hizmetlerin yürütülmesi, denetlenmesi ve değerlendirilmesini sağlamaktır. Ancak görevinin gereklerini yerine getirmekten çok uzak olan Yasemin Kılkış hakkında sağlık müdürlüğü neden hiçbir idari işlem yapmamaktadır? Bunun cevabını, Sayın Yasemin Kılkış’ın kurumda çalışan sağlık emekçilerini tehdit ederken kullandığı cümlelerde arayalım.

Sağlık Hizmetleri Müdürü Yasemin Kılkış, defalarca ‘’Arkamda AKP Basın Sözcüsü Ömer Çelik ve AKP Belediye Başkanı Yüreğir Adayı Dr. Halil Nacar var, bana kimse bir şey yapamaz, soruşturma açılırsa da kapattırırım’’ sözleri, binlerce vatandaşımızın sağlık hizmeti beklediği kurumun nasıl liyakatsiz eller tarafından yönetildiğinin ispatıdır.

Sayın Ömer Çelik’e ve bir hekim olan Halil Nacar’a soruyorum? Halkımızın nitelikli sağlık hizmeti almasını engelleyen, baskı ve mobing ile sağlık çalışanlarına zulüm eden bu sağlık hizmetleri müdürünün arkasında siz mi varsınız? Soruşturmaları engelleyen siz misiniz? Yasemin Kılkış’a yakınlığınız Adana halkının sağlığından daha mı değerli?

Dyt. Sena Pekşen,​​​​​​​ Ramazan bayramı için sağlıklı beslenme ipuçları Dyt. Sena Pekşen,​​​​​​​ Ramazan bayramı için sağlıklı beslenme ipuçları

Burada yaşanan Adana Şehir Hastanesi Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürünün yaptığı, tamamen kişisel egoları ile aldığı sorumluluğu ve gücü kötüye kullanıp, oturduğu koltuktan aldığı güçle çalışma barışını bozmak ve yetkilerini kötüye kullanmak değildir de nedir?

Yasemin Kılkış bu baskı ve mobingi yalnızca iş yeri temsilcimizin görev yeri değişikliği ile sınırlı kalmamıştır. Farklı bir sendikanın üyesi olan bir sağlık emekçisinin, TÜP BEBEK TEDAVİSİ görmekte iken servis değişikliği dilekçesini usulsüz olarak kabul etmeyen müdüre hanım, bununla yetmeyip bir de odasına çağırıp bağırıp hakaret ederek zorla dilekçe yazdırdığı biliniyor.

Hemşire olarak görev yapmakta olan sağlık çalışanına tekniker görevi verilmesi üzerine bu kanunsuz görevlendirmeyi kabul etmeyen sağlık çalışanı arkadaşımız açıkça Hatay iline sürgün edilmekle tehdit ediliyor. Konu dönemin İl sağlık müdürü, şimdinin belediye başkanı adayı Halil Nacar’a iletilmesine rağmen bu skandalın üstü örtülüyor.

Adana Şehir Hastanesi'nde artık tuz kokmuştur.

Durumun kısa özeti şudur:

Yasemin Kılkış'a yakınsanız nöbetten muaf tutulursunuz, değilseniz canınız çıkana kadar nöbetlerde sürünürsünüz.

Yasemin Kılkış'a yakınsanız, göreviniz olmasına rağmen topuk kanlarını düzenli almasanız da, aşı kartlarını kaybedip aşı girişlerinde usulsüzlükler yapmanız da kimse sizden bunun hesabını sormaz. Yasemin hanımla aranız iyi değilse, servisinize muhbir yollanır, açığınız aranır; her sorumluluğunuzu kurallarına uygun olarak yerine getirseniz de, Yasemin hanımın canı sıkılırsa sizi yine görevden alır.

GENEL SAĞLIK-İŞ olarak bu keyfiyeti kabul etmiyoruz.

Hukuksuzluğa, liyakatsizliğe, adam kayırmacılığına teslim olmuyoruz. Halkımızın sağlığı için sağlık emekçilerinin insan onuruna yaraşır yaşam ve çalışma koşulları için mücadele ediyoruz. Halkımızın sağlığı milli meselemizdir. Siyasete malzeme edilmesine izin vermeyeceğiz. Hangi siyasetten olursa olsun, hukuksuz işlemlerde bulunan tüm idareciler karşısında bizleri bulacaktır. Başta sağlık bakanı olmak üzere tüm yetkilileri göreve davet ediyoruz. Halk sağlığını tehdit eden, çalışma barışını bozan, adalet ve liyakatten uzak yöneticilerin derhal görevden alınmasını talep ediyoruz.

Genel Sağlık İş olarak Adana Şehir Hastanesi'nde adalet ve liyakat sağlanana kadar demokratik ve hukuki her zeminde mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Bu mücadelenin kazananı, adalet ve liyakat isteyen sağlık emekçileri olacaktır. Adana halkı olacaktır.

Yaşasın örgütlü mücadelemiz,

Yaşasın Genel Sağlık İş,

Yaşasın Birleşik Kamu İş.

Genel Sağlık-İş Genel Başkanı Dr. Derya Uğur

Editör: Haber Merkezi