Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, Gezi Direnişi’nin 13. yıl dönümünde yaptığı açıklamada, Gezi’nin eşitlik, özgürlük ve dayanışma ruhunun bugün de yaşamaya devam ettiğini belirterek, demokrasi, adalet ve halk iradesine yönelik müdahalelere karşı mücadeleyi sürdüreceklerini vurguladı.

Ekran Görüntüsü 2026 06 01 182120

Mersin’de Özgür Çocuk Parkı’nda bir araya gelen Mersin Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri, Gezi Direnişi’nin 13. yıl dönümü dolayısıyla basın açıklaması gerçekleştirdi. Mersin TMMOB İKK Sekreteri İsmail Oğuz tarafından yapılan açıklamada, Gezi Direnişi’nde yaşamını yitiren yurttaşlar anılarak, Gezi’nin yalnızca bir parkı savunma mücadelesi değil, aynı zamanda baskıya, rant politikalarına, otoriterliğe ve hukuksuzluğa karşı yükselen toplumsal bir itiraz olduğu ifade edildi.

“Gezi milyonların ortak vicdanının sesi oldu”

Mersin Emek ve Demokrasi Platform adına Mersin TMMOB İKK Sekreteri İsmail Oğuz tarafından yapılan açıklamada, 13 yıl önce milyonlarca yurttaşın kentlerini, doğayı, yaşam alanlarını, özgürlüklerini ve geleceklerini savunmak için meydanlarda buluştuğu hatırlatıldı.

Gezi’nin gençlerin umutla kurduğu geleceği, kadınların yaşam mücadelesini, emekçilerin adalet arayışını ve demokrasi talebini temsil ettiği belirtilen açıklamada, “Gezi Direnişi yalnızca bir parkı savunmanın değil; baskıya, rant politikalarına, otoriterliğe ve hukuksuzluğa karşı halkın ortak vicdanının sesi oldu” denildi.

Celal Fırat’tan Gadir Hum Bayramı için resmi tatil teklifi
Celal Fırat’tan Gadir Hum Bayramı için resmi tatil teklifi
İçeriği Görüntüle

Whatsapp Image 2026 06 01 At 18.27.07

“Gezi’nin dayanışma ruhu yaşamaya devam ediyor”

Açıklamada, Türkiye’nin hukukun üstünlüğünün zedelendiği, ifade özgürlüğünün baskı altına alındığı ve demokratik hakların sınırlandırıldığı bir süreçten geçtiği savunularak, buna rağmen Gezi’nin ortaya çıkardığı dayanışma ruhunun toplumun farklı kesimlerinde yaşamayı sürdürdüğü ifade edildi.

Üniversitelerde özgürlük talep eden gençlerin, hakları için mücadele eden işçilerin, kadınların ve çevre mücadelesi veren yurttaşların Gezi’nin mirasını taşıdığı belirtilen açıklamada, “Bugün üniversitelerde özgürlük talep eden gençlerde, emeği için direnen işçilerde, yaşamları için direnen kadınlarda, doğasını ve kentlerini koruyan yurttaşlarda Gezi’nin sesi yeniden yükselmektedir” ifadelerine yer verildi.

“Gezi Davası siyasal hesaplaşmanın aracına dönüştürüldü”

Platform açıklamasında, Gezi Direnişi’nin ardından geçen yıllarda siyasi iktidarın baskı ve sindirme politikalarını artırdığı öne sürülerek, Gezi Davası’nın hukuki değil siyasi bir süreç haline getirildiği savunuldu.

Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmadığı ve hukukun evrensel ilkelerinin göz ardı edildiği belirtilen açıklamada, bunun yalnızca Gezi yargılamaları açısından değil, Türkiye’deki adalet sisteminin genel durumu açısından da kaygı verici olduğu vurgulandı.

“Halk iradesine yönelik müdahaleler kabul edilemez”

Açıklamada son dönemde yaşanan siyasi gelişmelere de değinilerek, halkın seçme ve seçilme hakkına yönelik müdahalelerin demokratik siyaseti hedef aldığı ifade edildi.

Yerel seçimlerin ardından seçilmiş belediye başkanları ve muhalif kesimlere yönelik yargı süreçlerinin eleştirildiği açıklamada, Cumhuriyet Halk Partisi’ne yönelik “mutlak butlan” davası ve parti binasına emniyet güçlerinin müdahalesi örnek gösterilerek, bunların demokratik siyaset alanını daraltmaya yönelik uygulamalar olduğu ileri sürüldü.

“Örgütlü bir halktan daha büyük güç yoktur”

Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, açıklamasının sonunda demokrasi, adalet ve halk iradesi mücadelesini sürdüreceklerini belirterek şu mesajı verdi:

“Bu halkı yoksullaştıranlar, işçiden ve emekçiden alıp sermayeyi büyütenler, halktan değil emperyalist merkezlerden aldığı destekle ayakta kalmaya çalışanlar şunu bilmelidir: Örgütlü bir halktan daha büyük bir güç yoktur. Bizler Emek ve Demokrasi Platformu olarak; bedeli ne olursa olsun demokrasi, halk iradesi ve adaletin yanında olmaya devam edeceğiz. Gezi’nin eşitlik, özgürlük ve dayanışma umudu bu ülkenin geleceğinde yaşamayı sürdürecektir. Demokrasi, adalet ve barış ancak yan yana durarak, birlikte mücadele ederek kazanılacaktır.”

Muhabir: Güven BOĞA