Adalet Bakanı Akın Gürlek, Gülistan Doku soruşturmasında önemli ilerlemeler sağlandığını ancak dosyanın henüz tamamlanmadığını açıkladı. Gürlek, Doku’nun naaşının birkaç kez yer değiştirmiş veya kimyasal maddelerle ortadan kaldırılmış olabileceği yönündeki ihtimallerin araştırıldığını söyledi. Eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevindeki ölümüne ilişkin soruşturmada ise zehirlenme, ilaç etkisi, kalp krizi ve doğal ölüm dahil bütün olasılıkların incelendiğini belirtti.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Adalet Sarayı’nda görev yapan adliye muhabirlerini Adalet Bakanlığında kabul ederek gündemdeki soruşturmalara ilişkin açıklamalarda bulundu.
Gürlek; Gülistan Doku’nun kaybolması, eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevindeki ölümü ve faili meçhul dosyalar hakkında yürütülen çalışmalarla ilgili bilgi verdi.
“Gülistan Doku dosyasında önemli ilerlemeler sağlandı”
5 Ocak 2020’den bu yana haber alınamayan Gülistan Doku’ya ilişkin soruşturmanın sürdüğünü belirten Gürlek, dosyada önemli ilerlemeler kaydedildiğini ancak soruşturmanın tamamlandığını söylemek için erken olduğunu ifade etti.
Gürlek, soruşturma kapsamında son olarak Umut Altaş’ın ifadesinin dosyaya ulaştığını aktararak şu değerlendirmede bulundu:
“Gülistan Doku dosyasında çok önemli ilerlemeler sağlandı ancak soruşturmanın tamamlandığını söylemek için henüz erken. En son Umut Altaş’ın ifadesi de geldi.”
Naaşın yer değiştirmiş olabileceği iddiası araştırılıyor
Soruşturmanın öncelikli başlıklarından birinin Gülistan Doku’nun naaşına ulaşılması olduğunu söyleyen Gürlek, dosyada yer alan bazı beyanlarda naaşın birkaç kez yer değiştirmiş olabileceğine ilişkin bilgiler bulunduğunu açıkladı.
Kimyasal maddeler kullanılarak naaşın tamamen ortadan kaldırılmış olabileceği ihtimalinin de değerlendirildiğini belirten Gürlek, söz konusu iddiaların soruşturma makamlarınca araştırıldığını kaydetti.
Gürlek, Doku’nun ailesinin en azından evlatlarının mezarı başında dua edebilmesini sağlamanın önem taşıdığını ifade etti. Soruşturmada adı geçen kişilerin makamlarının sürecin yürütülmesi açısından bir ayrıcalık oluşturmayacağını da dile getirdi. GZT, A Haber
Kozinoğlu’nun ölümünde bütün ihtimaller masada
Gürlek, 2011 yılında tutuklu bulunduğu cezaevinde yaşamını yitiren eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturmanın da sürdüğünü açıkladı.
Yurt dışında bulunan ve hakkında FETÖ bağlantısı iddiasıyla adli süreç yürütülen eski bir cezaevi personelinin beyanlarının ardından bazı adli işlemler gerçekleştirildiğini söyleyen Gürlek, yeni deliller ortaya çıkması halinde yeni işlemlerin gündeme gelebileceğini belirtti.
Kozinoğlu’nun kesin ölüm nedenine ilişkin tartışmaların devam ettiğini ifade eden Gürlek, incelenen ihtimalleri şöyle sıraladı:
“Zehirlenme mi, kalp krizi mi, bir ilaç etkisi mi yoksa doğal ölüm mü? Bunların hepsi bilimsel ve adli verilerle inceleniyor.”
Gürlek, olayın başından itibaren “cinayet” olarak kabul edilmesinin doğru olmayacağını belirterek bütün ihtimallerin soruşturma kapsamında değerlendirildiğini vurguladı. A Haber
Dört ayda 40 dosyaya ilişkin çalışma
Faili meçhul dosyaların yeniden ele alındığını açıklayan Gürlek, başsavcılıklarla toplantılar yapıldığını ve geçmiş dosyalardaki mevcut imkânların değerlendirildiğini söyledi.
Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının dört aylık çalışması sonucunda, 46 kişinin yer aldığı 40 dosyanın aydınlatıldığını belirten Gürlek, geçmişte yeterince toplanmayan delillerin gelişen bilimsel ve teknik imkânlarla yeniden incelenebileceğini ifade etti.
Muhsin Yazıcıoğlu’nun yaşamını yitirdiği olaya ilişkin soruşturmanın da devam ettiğini kaydeden Gürlek, yeni isimler veya dosyalar hakkında açıklama yapmanın bu aşamada doğru olmayacağını söyledi.





