Gülistan Doku’nun kaybolmasının üzerinden yaklaşık 7 yıl geçmesine rağmen dosyadaki soruşturma sürerken, firari şüpheli Umut Altaş’ın ABD’de verdiği ifade gündeme geldi. FBI ve ABD İç Güvenlik Soruşturmaları birimi görevlilerinin Altaş’ı 19 ve 20 Ağustos 2026 tarihlerinde Pennsylvania’daki Moshannon Valley İşleme Merkezi’nde sorguladığı belirtildi. İki günlük sorgunun ardından hazırlanan 34 sayfalık dosyanın, Adalet Bakanlığı üzerinden Türkiye’deki adli makamlara ulaştırıldığı bildirildi. Altaş: Doku araçta vuruldu FBI tutanağında yer alan bilgilere göre Altaş, Gülistan Doku’nun Mustafa Türkay Sonel tarafından öldürüldüğünü gördüğünü ileri sürdü. Altaş'ın anlatımına göre, 5 Ocak 2020 gecesi Sonel ile birlikte Doku'nun bulunduğu bölgeye gittiler. Doku'nun daha sonra araca bindiğini belirten Altaş, Sonel'in sürücü koltuğunda, kendisinin ön yolcu koltuğunda, Doku'nun ise arka koltukta bulunduğunu söyledi. İddiaya göre araçta yaşanan tartışmanın ardından Sonel, torpido gözünden çıkardığı tabancayla Doku'ya ateş etti. “Cesedi birlikte bagaja taşıdık” Altaş, sorguda olayın ardından Sonel'e neden böyle bir şey yaptığını sorduğunu, ancak Sonel'in kendisinden susmasını istediğini öne sürdü. Altaş ayrıca, Doku'nun cansız bedeninin aracın bagajına taşınmasına yardım ettiğini iddia etti. Sonel'in daha sonra dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in koruması Şükrü Eroğlu ile telefon görüşmesi yaptığını da ileri sürdü. Altaş'a göre Sonel, kendisini susturmak için babasının bu meseleyi “halledeceğini” söyledi. Bu anlatımların tamamı Altaş'ın FBI sorgusundaki iddialarından oluşuyor. Cesedin yeri için Pertek yolunu işaret etti Umut Altaş, cesedin nerede olduğuna ilişkin de dikkat çeken bir iddia ortaya attı. Altaş, Mustafa Türkay Sonel'den edindiğini öne sürdüğü bilgilere dayanarak Doku'nun cansız bedeninin Pertek yolu civarında, o dönemde yapımı süren yolun kenarına gömülmüş olabileceğini söyledi. Ancak Altaş, bu bölgeye ilişkin bilgisinin kendi gözlemine dayanmadığını, Sonel'den duyduğunu belirtti. PTS kayıtları da sorguda gündeme geldi FBI sorgusunda Altaş'a, soruşturma kapsamında elde edilen daraltılmış baz kayıtları ve Plaka Tanıma Sistemi (PTS) verileri de soruldu. Soruşturma dosyasındaki kayıtlara göre 5 Ocak 2020 saat 22.09'da Altaş'ın, Doku'nun son görüldüğü Sarısaltuk Viyadüğü çevresinde bulunduğu belirtildi. Aynı zaman diliminde Mustafa Türkay Sonel ve Şükrü Eroğlu'nun da bölgede bulunduğu kayıtlara yansıdı. PTS verilerinde Sonel'in kullandığı aracın saat 22.17'de Tunceli'den Elazığ yönüne hareket ettiği, yaklaşık 13 dakika sonra yeniden Tunceli yönüne döndüğü ve bu sırada Altaş'ın aracın ön yolcu koltuğunda bulunduğu kaydedildi. “Kameraları kontrol etmek için geri döndü” Altaş, olayın ardından Sonel ile birlikte yeniden köprü bölgesine döndüklerini de anlattı. FBI görevlilerinin neden aynı bölgeye geri döndüklerini sorması üzerine Altaş, Sonel'in çevrede kamera olup olmadığını kontrol etmek istediğini öne sürdü. Altaş ayrıca Sonel'in kendisine kameraların kayıt yapmayacağını söylediğini, ancak kayıtların kim tarafından veya nasıl silindiğine ilişkin bilgisinin olmadığını belirtti. Tehdit ve para iddiası Altaş'ın ifadesinde dikkat çeken bir başka bölüm ise kendisine ve ailesine yönelik tehdit iddiası oldu. Mustafa Türkay Sonel'in olayın ardından kendisini ve ailesini öldürmekle tehdit ettiğini, susması karşılığında para teklif ettiğini ileri süren Altaş, geçmişte Gülistan Doku'nun hamile kaldığı ve kürtaj yaptırmasının istendiği yönündeki sözleri de kendisinin dile getirdiğini kabul etti. Altaş, bu konudaki bazı ifadelerinin ise tahmine dayandığını savundu. Ayrıca Sonel'in kendisine WhatsApp üzerinden tek sefer görüntülenebilen bir video gönderdiğini ve videoda parçalanmış bir ceset gördüğünü iddia etti. FBI tutanağında önemli uyarı Soruşturma açısından dikkat çeken noktalardan biri de FBI raporundaki yöntemsel uyarı oldu. 34 sayfalık dosyada, Altaş'ın ifadelerinin kelimesi kelimesine hazırlanmış bir tutanak olmadığı; FBI görevlilerinin görüşme içeriğini özetleyerek raporlaştırdığı özellikle belirtildi. Dolayısıyla Altaş'ın soruşturmaya ilişkin iddialarının, mevcut diğer deliller ve adli makamların yapacağı değerlendirmelerle birlikte ele alınması gerekiyor. Gülistan Doku'nun 5 Ocak 2020'de ortadan kaybolmasının ardından yürütülen soruşturmada dosya kapsamında çok sayıda kişinin ifadesine başvurulurken, Umut Altaş hakkında da kırmızı bülten çıkarılmıştı. Altaş, Mayıs 2026'da ABD'de gözaltına alınmıştı. Gülistan Doku dosyasındaki yeni ifade, kayıp üniversite öğrencisinin akıbetinin aydınlatılması açısından soruşturmanın seyrini etkileyebilecek yeni iddialar ortaya koyarken, Altaş'ın anlatımlarının doğruluğunun ve diğer delillerle örtüşüp örtüşmediğinin adli süreçte belirlenmesi bekleniyor.